gözler ile cümle
gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gözleri siyahtır.Die Augen sind schwarz.
Üç yaşından beri gözleri görmemekteydi.Sie ist seit ihrem 3. Lebensjahr gehörlos.
Oğlu Yusuf’un acısı dolayısıyla gözleri kapanmış, sonra ona kavuşmasıyla yeniden açılmıştır.Neben ihr steht Joseph, der sich auf seinen Stock stützt und vom rechten Bildrand das Geschehen betrachtet.
Gözler bağımsız hareket eder, biri yukarı bakarken diğeri aşağıya bakabilir.Die Augen können dabei unabhängig voneinander bewegt werden und der Kopf etwas seitlich abgewinkelt.
Ele geçirdiği okçuların parmaklarını kestirip, izcilerin gözlerine mil çektirdi.Von ihm kamen die Befehle an die Daumen, die wiederum die Finger unterrichteten.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.Beide können so Blicke in die Welt des jeweils anderen werfen.
Renkleri veya şekilleri ayırt edemeyen farklı gözlerin varlığı.Ihre Facettenaugen vermögen sowohl Formen als auch Farben zu erkennen und zu unterscheiden.
Hafiflik ve barış konumunu hissetmeye başladığınızda sadece gözlerinizi kapatın ve düşüncelerinizi seyredin.Wenn ich die Augen schließe fühle ich deine Liebe und deine Küsse.
5 Mart 1980'de hayata gözlerini yummuştur .Am 5. März wurde sie dort allerdings nur Achte.
Kafada gözler iyice dışa doğru şişmiş olarak fark edilebilir.Der Kopf ist von außen immer noch gut tastbar.
O anlarda gözlerimde yaşlar vardı.Tränen standen in meinen Augen.
Eda’yı ise gözlerimiz göremese bile hep aramızda hissederiz.Die ins Innere zu schauen Immer uns zur Seite weisen?
Ancak kızları iki yaşında iken 1594'te hayata gözlerini yumdu.Doch das Kind starb schon nach etwa zwei Jahren im Jahr 1594.
Walter koltuğa oturur ve gözlerini kapatır.Eden lässt sich an einen Tisch ketten und die Augen verbinden.
78 yaşında hayata gözlerini yummuştur.Mit seinen 78 Jahren muss er wohl ins Heim?
Bu da büyük olasılıkla, gözlerinin biraz farklı yönlere bakmasına sebep olmuştur.Dadurch betrachtete er seinen Lebensweg mit anderen Augen.
Nokta gözler (ocelli) yoktur.Und man siehet die im Lichte Die im Dunkeln sieht man nicht.
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.Dennoch wirkt er in sich gekehrt, seine Augen werden von seiner Stirn verschattet.
Çilekte kısa günde çiçek gözleri, uzun günde kol gelişimi olur.Bei guter Pflege halten Schnittblumen einige Tage.
Çoğunlukla gözlerinin ve kulaklarının arkasında beyaz bir benek bulunur.Über den Augen und hinter den Ohren befinden sich deutliche weiße Flecken.
Yazar 8 Şubat 1988'de 86 yaşında gözlerini yaşama yumdu.Zuletzt meldete er sich am 20. Juli 1988, im Alter von fast 86 Jahren, zu Wort.
Dört gözlü balıkların gözleri ikiye bölünmüştür.Die acht Augen sind in zwei übereinander liegenden Querreihen angeordnet.
Birden Euridice bir ruh gibi gözleri önünden kaybolur.Plötzlich scheint Airi aus seinem Gedächtnis verschwunden zu sein.
Gözler yarı açık tutulur, ancak herhangi bir nesneye odaklanmaz.Er sieht also die Mitte seines Gesichtsfeldes, aber nicht die Seiten (wie ein Tunnelblick).
Tüm kazayı gözlerimle gördüm.J'ai vu tout l'accident de mes yeux.
Parlak siyah gözleri vardı.Elle avait l’œil brillant et noir.
Haberleri duyduğunda gözlerinde yaşlar birikti.Elle fondit en larmes quand elle entendit les nouvelles.
Annem gözlerinde yaşlarla bana baktı.Maman me regarda avec des larmes dans les yeux.
Onun mavi gözleri var.Elle a les yeux bleus.
Gözlerimizin karanlığa alışması zaman alır.Nos yeux prennent du temps pour s'adapter au noir.
Bir zamanlar, gece olduğunda merakla gözlerini yıldızlarla dolu gökyüzüne çeviriyordu.Des fois, à la nuit tombée, il levait les yeux vers le ciel étoilé avec curiosité.
Gözler kalbin aynasıdır.Les yeux sont le miroir de l'âme.
Parlak ışık gözleri bozar.La lumière vive blesse les yeux.
Zayıf ışık altında okuma, gözlerin bozulur.Ne lis pas dans une faible lumière, tu t'abîmes les yeux.
Bunu senin gözlerinde görebiliyorum.J'arrive à le voir dans tes yeux.
Gözlerime inanamıyorum!Je n'en crois pas mes yeux !
Gözleri yaşla doldu.Ses yeux s'emplissent de larmes.
Kazayı gözlerinle gördün mü?Est-ce que tu as vu l'accident de tes propres yeux ?
Gözlerim ağrıyor.Mes yeux sont mals.
Gözlerimi açık tutmam lazım.Il faut que je garde les yeux ouverts.
Gözlerini kapat oğlum, yakında sakince uyuyacaksın.Ferme les yeux, fils, bientôt tu dormiras tranquillement.
Gözlerini kapattın.Tu as fermé les yeux.
Gözlerinizi kapattınız.Vous avez fermé les yeux.
Gözlerini unutamam.Je ne peux pas oublier tes yeux.
Mary'nin kahverengi gözleri var, kızınınkiler yeşil ve küçük oğlununkiler mavi.Marie a les yeux marrons, sa fille les a verts et son petit-fils a les yeux bleus.
Onun çekik gözleri var.Elle a les yeux bridés.
Onun çekik gözleri yok.Elle n'a pas les yeux bridés.
Bence gözlerin çok güzel.Je pense que tes yeux sont très beaux.
Gözleriniz çok güzel.Vos yeux sont très beaux.
Gözlerinizi unutamam.Je ne peux pas oublier vos yeux.
Nokta gözler (ocelli) yoktur.Puis, l'un de ses yeux (au patient), ne voit plus.
Sonra gözlerini yumarak yüksek sesle üç defa: - La ilahe İllallah, dedi.3 questions leur sont posées : "Qui est ton Seigneur ?
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.Une ou deux conversations avec Reggie m’avait convaincu que je devais au moins voir par moi-même.
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.Et construis l'embarcation (al fulk) sous Nos yeux et d'après Notre révélation.
Hareketlerin anlamları konusunda gözlerimi açtı.Il m'a ouvert les yeux sur les significations du mouvement.
Gözleri oyulduktan sonra, bir anti-tank tüfeği ile vurularak öldürüldü.Après que ses yeux ont été arrachés, elle est abattue avec un fusil anti-char.
Hatta tüm bu zaman boyunca Argo Villası'nda ve Jason'la Julia'nın gözleri önündeydi.Il a toujours vécu à la villa Argo, sous les yeux de Jason et Julia.
Gözleri iri olmakla beraber renkli göremezler.Leurs regards ne sont pas dissipés ; leurs yeux ne parcourent pas les loges.
Eğer gülen tarafını kapatırsanız gözler büyük bir üzüntüyü dışa vuruyor.Si vous cachez son sourire, les yeux révèlent une tristesse incroyable.
Gözlerde katarakt oluşumuna neden olabilir.Sur les yeux, ils peuvent produire des cataractes.