gözler ile cümle
gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar, Allah'ın la'netleyip sağır yaptığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
De ki: "Sizi yaratan, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller veren O'dur.Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts.
Gözleri düşük olarak yüzlerini bir zillet kaplar.Lowered will be their eyes, disgrace overwhelming them.
Gözleri düşük, yüzlerini alçaklık bürümüş bir durumda.Eyes lowered, shame attending.
Gözleri (korkudan) aşağı kayar.Eyes be lowered in submission.
Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinin üzerinde perdeler vardır.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes.
Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir?Or, who is the lord of ear and eye?
Başlarını dikerek koşarlar, gözleri kendilerine dönüp-çevrilmez. Kalpleri (sanki) bomboştur.(And) they would hasten forward, heads lifted upwards, gazes fixed, and emptied out their hearts.
Mutlaka: "Gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyülenmiş bir topluluğuz" diyeceklerdir.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Bundan dolayı onlardan intikam aldık; her ikisi de açıkça (gözler) ön(ün)dedir.So We punished them too. They are both situated by the highway, clearly visible.
Çünkü doğrusu, gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler körelir.It is not the eyes alone that do not see, oblivious are the hearts within their breasts.
O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.It is He who gave you hearing, sight, and hearts, but only few of you give thanks.
Mü'minlere söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Biz onları bir alay konusu edinmiştik; yoksa gözler mi onlardan kaydı?"Did we laugh at them (for nothing), or our eyes fail to pick them out?"
(Allah,) Gözlerin hainliklerini ve göğüslerin sakladıklarını bilir.Known to Him is the treachery of the eye, and what the breasts conceal.
Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.They will come out of the graves with downcast eyes like an expanding swarm of locusts.
De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur.Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts.
Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', kendilerini de zillet sarıp-kuşatmış.Lowered will be their eyes, disgrace overwhelming them.
Gözler zillet içinde düşecek.Eyes be lowered in submission.
Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
Kulak ve gözlerin sahibi kimdir?Or, who is the lord of ear and eye?
Onlara sırt çevirdi, "Vah, Yusuf'a yazık oldu!" dedi ve üzüntüden gözlerine ak düştü.Enquire from the people of that city, or ask the men of the caravan with whom we have come.
Sura üflendiği gün, işte o gün, suçluları gözleri korkudan göğermiş olarak toplarız.The day the trumpet blast is sounded We shall raise the sinners blind,
Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.It is not the eyes alone that do not see, oblivious are the hearts within their breasts.
Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve kalbler vareden O'dur. Pek az şükrediyorsunuz.It is He who gave you hearing, sight, and hearts, but only few of you give thanks.
Mümin erkeklere söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, mahrem yerlerini, korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Bu bulutların şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri alır!His lightning could snatch away their eyes.
Ayetlerimiz gözlerinin önüne serilince: "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.And when Our signs came as distinct proofs, they said: "This is only magic."
Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.And yet how little are the thanks you offer!
Yanlarında, gözlerini eşlerine dikmiş yaşıt güzeller vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
"Onları alaya alırdık; yoksa şimdi gözlere görünmezler mi?"Did we laugh at them (for nothing), or our eyes fail to pick them out?"
Allah gözlerin hainliğini ve gönüllerin gizlediğini bilir.Known to Him is the treachery of the eye, and what the breasts conceal.
İşte, Allah'ın lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği bunlardır.They are those who were condemned by God, whose ears were blocked by Him and their eyes blinded.
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar.They will hasten forward to the caller, gazes fixed.
De ki: "Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur.Say: "It is He who raised you and gave you ears and eyes and hearts.
İnsanların gözleri yere döner.Eyes be lowered in submission.
Allah kalplerini, kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de perde var, pek büyük azab onlara.God has sealed their hearts and ears, and veiled their eyes. For them is great deprivation.
Şimşek neredeyse gözlerini alacak onların.Verily the lightning could snatch away their eyes.
Bunu görürler de gene ancak derler, gözlerimiz bağlandı bizim, hatta büyülenmiş bir topluluğuz biz.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over). We were a people ensorcelled."
Surun üfürüleceği gün o mücrimleri gözleri göğermiş bir halde haşrederiz.The day the trumpet blast is sounded We shall raise the sinners blind,
Gerçekten de gözler kör olmaz ama gönüllerdeki can gözleri körleşir.It is not the eyes alone that do not see, oblivious are the hearts within their breasts.
Şimşeğinin parıltısıysa neredeyse gözleri alacak.His lightning could snatch away their eyes.
Hiç kimsecik bilmez onlar için gözleri aydınlatacak ne gizli şeyler var; yaptıklarına karşılık.No soul knows what peace and joy lie hidden from them as reward for what they have done.
Ve yanlarında, gözlerini kendi eşlerinden ayırmayan iri gözlü huriler var.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Ve yanlarında,.eşlerinden gözlerini ayırmayan huriler olacak ki her biri de eşit ve aynı yaşta.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Hayır, hatta kaybolup gittiler gözlerinden ve bu, onların yalanıydı ve onların iftirası.In fact they strayed away from them. It was all a lie what they had contrived!
Gözleri yerde, kabirlerden çıkarlar, sanki onlar, dağılmış çekirgelerdir.They will come out of the graves with downcast eyes like an expanding swarm of locusts.
Gözleri yerde, üstlerine aşağılık çökmüş; işte onlara vaadedilen gün, bugündür.Eyes lowered, shame attending. That is the day they have been promised!
Gözlerinin önünde duran oğullar verdim.And sons always present by his side,
Ve şaşırıp gözler dikilince.Yet when the eyes are dazzled,
Gözleri yere dikilir.Eyes be lowered in submission.
Sonra da andolsun ki gözlerinizle göreceksiniz.Then you will see it with the eye of certainty.
Şimşek, neredeyse gözlerini çarpıp götürüverecek.Verily the lightning could snatch away their eyes.
Allah, öz yardımıyla dilediğini destekler. İşte bunda, gözleri olanlar için gerçek bir ibret vardır.In this is a lesson for those who have eyes.
Gerçek şu ki, size Rabbinizden gönül gözleri gelmiştir.To you have come signs from your Lord, (and the light of understanding).
Ya o işitme gücünün ve gözlerin sahibi kim?Or, who is the lord of ear and eye?
Peki, körlere sen mi kılavuzluk edeceksin? Hele, kalp gözleriyle de görmüyorlarsa!Some of them look toward you: But can you show the blind the way even when they cannot see?
Vahyimize bağlı olarak gözlerimizin önünde gemiyi yap.Build an ark under Our eye and as We instruct.
Ve kederden gözlerine ak düştü. Durmadan yutkunuyordu.And his eyes turned white with grief which he bore in silence.
O, onları, gözlerin korkudan donup kalacağı bir güne erteliyor, hepsi bu...He has only allowed them respite till the Day on which all eyes would stare aghast,