gözler ile cümle
gözler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu şarkı o kadar acıklı ki gözlerimi yaşarttı.This song is so moving that it brings tears to my eyes.
Gözlerime inanamıyorum.I can't believe my eyes.
Güzel gözlerin var, değil mi?You have lovely eyes, don't you?
Gözlerin nerede?Where are your eyes?
Gözlerin bana yıldızları hatırlatıyor.Your eyes remind me of stars.
Gözleriniz bana yıldızları hatırlatıyor.Your eyes remind me of stars.
Soğanları doğradığım zaman gözlerimden yaş geliyordu.Tears came into my eyes when I was chopping onions.
Şaşkınlıkla gözleri büyüdü.Her eyes become round in surprise.
Gözleri zayıf olan bir kişi uzağı göremez.A person with weak eyes can't see far.
Hasta gözleri kapalı yatakta yatıyordu.The patient was lying in the bed with his eyes closed.
Sana onları açmanı söyleyinceye kadar gözlerini kapalı tut.Keep your eyes closed until I tell you to open them.
Onun yokluğu toplantının sonuna kadar gözlerden kaçtı.Her absence went unnoticed until the end of the meeting.
Bir ressamın gözleri onun en önemli aletleridir.A painter's eyes are his most important tools.
Arabalar gözlerimizin önünde birbiri ardına çalışıyorlar.Cars are running one after another before our eyes.
Gelin alçaltılmış gözlerle ve ona bakan herkesle odaya geldi.The bride came into the room with lowered eyes and with everyone staring at her.
Ellerin kirliyken asla gözlerini ovma.Never rub the eyes when the hands are dirty.
Duman gözlerimizi sulandırdı.The smoke made our eyes water.
Gözlerini açık tutmalısın.You must keep your eyes open.
Mary ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Mary stood with her hand shading her eyes.
Herkesin gözleri ona dikildi.Everyone's eyes were fixed upon her.
Herkesin gözleri ona sabitlendi.Everyone's eyes were fixed upon her.
Mayuko'nun keskin gözleri var.Mayuko has sharp eyes.
Paul ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.Paul stood with his hand shading his eyes.
Ne güzel gözlerin var!What pretty eyes you have!
Neden gözleriniz bu kadar büyük?Why are your eyes so big?
Sonunda, gerçek bizim için gözler önüne serildi.At last, the truth was revealed to us.
İnsanların neden bana gözlerini diktiğini merak ettim.I wondered why people were staring at me.
Birinin elini sıktığında, onun gözlerinin içine bakmalısın.When you shake hands with somebody, you must look him in the eye.
Yaşlı adam koltukta gözleri kapalı oturdu.The old man sat in the chair with his eyes closed.
İyi haber, onun gözlerine gözyaşı getirdi.The good news brought tears to her eyes.
Heriki kızın mavi gözleri var.Both girls have blue eyes.
Rapor birçok gencin alkolik olduğunu gözler önüne serdi.The report revealed that many teenagers are alcoholics.
Müziğin güzelliği onun gözlerine gözyaşı getirdi.The beauty of the music brought tears to her eyes.
Üzücü sahneyi kendisi için resmederken gözleri gözyaşlarıyla doluydu.Her eyes were filled with tears when she pictured the sad scene to herself.
Kumaşı kendi gözlerinle görsen iyi olur.You had better see the cloth with your own eyes.
Kızın gözleri gözyaşlarıyla doluydu.The girl's eyes were filled with tears.
Kız gözlerini kapatarak papazı dinledi.The girl, closing her eyes, listened to the pastor.
Kaza gözlerimin önünde oldu.The accident happened before my very eyes.
Çocuk parlayan gözlerle konuştu.The child talked with his eyes shining.
Jane gözyaşlarını gözlerinden sildi.Jane brushed the tears from her eyes.
Güneş gözlükleri gözlerimizi güneşten korur.Sunglasses protect our eyes from the sun.
Bu belge sadece gözleriniz içindir.This document is for your eyes only.
Bu adamın en az beş yıldır gözleri görmüyor.This man has been blind for five years at least.
Bu sözler onun gözlerinden yaş getirdi.These words brought tears to her eyes.
Bu bebeğin büyük gözleri var.This doll has big eyes.
Kate, gözleri açık yatıyordu.Kate was lying with her eyes open.
Annesi gözlerini ayırdı.His mother opened her eyes wide.
O kadar uykulu hissettim ki gözlerimi zorlukla açık tutabildim.I felt so sleepy that I could hardly keep my eyes open.
Şu bebeğin büyüleyici gözleri var.That baby has charming eyes.
Şu kızın gözleri mavi.That girl's eyes are blue.
Gözlerin kapalı yürüyebiliyor musun?Can you walk with your eyes closed?
Gözlerin kötü mü?Are your eyes bad?
Gözlerini muayene ettirsen iyi olur.You had better have your eyes examined.
Gözlerinizi doktorunuz tarafından muayene ettirmelisiniz.You should get your eyes examined by the doctor.
"Seni seviyorum," diye mırıldandı ve gözlerini kapattı."I love you," she murmured and closed her eyes.
Sadece gözlerini kapatmak zorundasın.You have only to close your eyes.
Sadece gözlerinizi kapatın yeter.You have only to close your eyes.
Evlenmeden önce gözlerinizi tam açın, daha sonra yarı kapatın.Keep your eyes wide open before marriage, half shut afterwards.
Ağzını kapalı, gözlerini ise açık tut.Keep your mouth shut and your eyes open.
Ağzını aç ve gözlerini kapat.Open your mouth and close your eyes.