gözlük ile cümle
gözlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom gözlüklerini sildi.Tom hat seine Brille geputzt.
O gözlüksüz hiçbir şey göremiyor.Er sieht nichts ohne seine Brille.
Tom gözlük takmaz.Tom trägt keine Brille.
Bir gözlükçüde çalışıyorum.Ich arbeite bei einem Optiker.
O bir silindir şapka ve bir tek gözlük taktı.Er trug einen Zylinder und ein Monokel.
Gözlüklerinin numarası kaç?Wie viele Dioptrien hat deine Brille?
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Außerdem trägt er eine Brille.
3D bir gözlük takar.Eine 3D-Brille liegt dieser Version bei.
Kullanıcılar eldiven, gözlük kullanmalıdır.Zudem könne der Nutzer VR-Brillen benutzen.
Gözlüklerinin onun bir parçası olduğunu birçok kez ifade etmiştir.Daher trägt er häufig Sonnenbrillen, was zu einem seiner Erkennungszeichen geworden ist.
"Slav gözlükler ve Japon samuray filmleri" nden yorulmuştu.Unterbrochen werde die Musik von „Samples aus obskuren japanischen Frauenverdresch-Filmchen“.
Bir mecaz kullanmak gerekirse kesirli türev, at gözlüklerini çıkartmayı gerektirir.Inhalt: Der Brillenschlumpf verliert seine Brille.
Astigmatizma gözlük, kontakt lens ya da refraktif cerrahi ile tedavi edilebilir.Zur Korrektur stehen Brillen, Kontaktlinsen und die refraktive Chirurgie zur Verfügung.
Bu kutuplanmayı sağlayan filtreler güneş gözlüklerinde ve fotoğrafçılıkta kullanılır.Diese Polarisationsfilter finden noch heute in der Fotografie, aber auch in Sonnenbrillen, Verwendung.
Bu gözlük ne kadar tuttu?Combien ces lunettes ont-elles coûté ?
Bu gözlük kaç paraydı?Combien ont coûté ces lunettes-là ?
Gözlüklerimi kaybettim ama onları bulmam için onlara ihtiyacım var.J'ai perdu mes lunettes, mais j'en ai besoin pour les retrouver.
Gözlüklerimi bana ver.Donne-moi mes lunettes.
O bir silindir şapka ve bir tek gözlük taktı.Il portait un chapeau haut-de-forme et un monocle.
Gözlüklerini beğendim.Tes lunettes me plaisent.
Gözlüklerimi bana verin.Donnez-moi mes lunettes.
Gözlük takmak zorundayım.Je dois porter des lunettes.
Gözlüklerimi takayım çünkü sizi duyamıyorum.Souffrez que je mette mes lunettes, car je ne parviens pas à vous entendre.
Hoffmann Olympiya ile dans etmeye başlar; ama ayağı takılıp yere düşer gözlükleri düşüp kırılır.Alors qu'il valse avec Olympia, Hoffmann tombe et ses lunettes se brisent.
Büyük sevimli biridir gözlük takmıştır.Il est alors un petit jeune homme, portant des lunettes.
Aşırı ince olması ve gözlük takması sebebiyle diğer arkadaşları tarafından alaya alındı.Jugé par son faciès car il portait des lunettes.
Bu yüzden bu tür yerlerde kızılötesi koruyucu gözlük takılması zorunludur.Pendant le traitement, il est impératif de porter des lunettes de protection.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Il porte toujours des lunettes.
Annesi gözlük takmaz.Il n'a notamment plus besoin de porter ses lunettes.
Gözlüklü Şirin: Şirinler içinde tek gözlüklü olanı.Les seins des copines Trop belles mes lunettes Y'a des matins !
Gözünde gece görüş gözlüğü gibi bir gozlük taşır.Il revêt des lunettes de soleil de nuit comme de jour.
Kocaman göbeğinin yanında kocaman gözlükler takar.Il porte des grosses lunettes cul-de-bouteille.
Siyah bir gözlük takar ve onu hiç çıkarmaz.Il porte de grosses lunettes et apparaît rarement.
Astigmatizma gözlük, kontakt lens ya da refraktif cerrahi ile tedavi edilebilir.Ceci peut être corrigé par des lunettes, des lentilles de contact ou par chirurgie réfractive.
Gözlükler fok derisinden dar kayışlarla başa takılır.Elles sont poussées haut sous les lunettes de la voûte.
Kokoşlar gibi o da gözlük takar.Il porte également des lunettes à monture épaisse.
Gözlüklerini hiç çıkartmaz.Il ne voit rien sans ses lunettes.
Gözlüklerim nerede?¿Dónde están mis gafas?
Gözlüksüz okuyamam.No puedo leer sin gafas.
Gözlüksüz okuyamıyorum.No puedo leer sin gafas.
Annem gözlüksüz okuyamaz.Mi madre no puede leer sin gafas.
Tom gözlüklerini arıyor.Tom está buscando sus gafas.
Tom Mary'nin gözlüksüz okuyamadığını sandığını söyledi.Tom dijo que pensaba que Mary no podía leer sin gafas.
Tom gözlüklerini bulamadı.Tom no podía encontrar sus gafas.
Bu gözlükler ne kadardı?¿Cuánto costaron los lentes?
Bu gözlükler kaç paraydı?¿Cuánto costaron los lentes?
Adam gözlük takıyor.El hombre lleva gafas.
O gözlüksüz hiçbir şey göremiyor.Él no ve nada sin sus gafas.
Gözlük olmadan o âdeta kördür.Sin gafas está casi ciega.
Yeni gözlük almam gerektiğini düşünüyorum.Creo que tengo que comprarme gafas nuevas.
Üç senedir gözlük takıyorum.Llevo gafas desde los trece años.
Tom'u hiç gözlüksüz gördün mü?¿Nunca has visto a Tom sin gafas?
Bu aradığın gözlükler mi?¿Son estas las gafas que buscabas?
Gözlüklerime ne yaptın?¿Qué has hecho con mis gafas?
3D bir gözlük takar.Lleva gafas 3D.
O gözlük takar çünkü o miyoptur.Lleva lentes porque ella padece de Miopía.
Üstelik bir de gözlük takıyordu.Por qué tengo que usar anteojos.
Kokoşlar gibi o da gözlük takar.Al igual que su dueño, usa anteojos.
Bu bölgelerde kullanılan güneş gözlükleri de kar gözlüğü adıyla anılır.Lleva gafas de sol con su nombre en ellos.
Bir mecaz kullanmak gerekirse kesirli türev, at gözlüklerini çıkartmayı gerektirir.Dispara potentes rayos de calor de sus ojos, por lo que tiene que usar unas gafas especiales.