gözlük ile cümle
gözlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Gözlük takmak görüşünüzü düzeltmeli.Wearing glasses should correct your vision.
O, gözlükleri olmadan bir yarasa kadar kördür.Without his glasses, he is as blind as a bat.
Yurtdışına giderken, bir çift gözlük daha almalısınız.You should take another pair of glasses when you go abroad.
Artık gözlük takmak zorunda değilim.I don't have to wear glasses any more.
Ben gözlüklerimi arıyorum.I am looking for my glasses.
Gözlüklüğümü bulamıyorum.I can't find my glasses.
Gözlüklerimi bulamam.I can't find my glasses.
Bay Brown kendi gözlüklerini arıyor.Mr Brown is looking for his own glasses.
Ondan sonra gözlüklerini çıkardı.He took off his glasses after that.
Gözlük ne kadardı?How much were the glasses?
Güneş gözlükleri gözlerimizi güneşten korur.Sunglasses protect our eyes from the sun.
Bu gözlükler güzel.These glasses are beautiful.
Lütfen bu gözlükleri yerine koy.Please put these glasses away.
Bunlar aradığın gözlükler mi?Are these the glasses you're looking for?
Gözlükleri kırmamak için özen gösterin.Take care not to break the glasses.
Gözlükler gözünüzü tozdan korurlar.The goggles protect your eyes from dust.
Ben klas elbiseler giyerim ve klas gözlükler takarım.I wear cool clothes and cool sunglasses.
Teyzem gazete okurken gözlük takar.My aunt wears glasses when she reads the papers.
Yazı tahtasını görmek için gözlüklerimi taktım.I put on my glasses to see the blackboard.
Onun yeni gözlük taktığını fark ettim.I noticed that she was wearing new glasses.
Gazete okurken gözlük takma alışkanlığı var.He makes it a rule to wear glasses when he reads a newspaper.
Gazete okurken gözlük takmayı prensip edinmiştir.He makes it a rule to wear glasses when he reads a newspaper.
Hemen hemen tüm ofis çalışanlarının üçte biri gözlük takıyor.Almost one-third of all office workers wear spectacles.
Adam gözlük takıyor.The man is wearing a pair of glasses.
O her zaman siyah gözlük takar.He always wears dark glasses.
O, gözlük taktı.He wore glasses.
O gözlük takıyor.He is wearing glasses.
Gözlüksüz hiçbir şey göremez.He can see nothing without his glasses.
O, kalın gözlük takar.He wears thick glasses.
Kalın gözlükleri olan biraz yaşlı bir adamdı.He was a little old man with thick glasses.
O gözlük takıyordu.She wore glasses.
Gözlerini güneşten korumak için koyu renk gözlük taktı.She put on dark glasses to protect her eyes from the sun.
Annem gözlüksüz okuyamaz.My mother can't read without glasses.
Dün Bay Kinoshita gözlüklerini ofiste bıraktı.Mr Kinoshita left his glasses behind in the office yesterday.
Çocuk gözlük takıyor.The boy is wearing glasses.
Artık gözlük takmıyorum.I don't wear glasses anymore.
O kırmızı gözlük istiyor.He wants red glasses.
O okumak için gözlük takar.He wears eyeglasses to read.
Gözlüklerim nerede?Where are my glasses?
Televizyonun fiyatı güneş gözlüklerinden daha fazladır.The television costs more than the sunglasses.
Bu güneş gözlükleri çok büyük.These sunglasses are too big.
Julien, John Lennon gibi, yuvarlak gözlükler takıyor.Julien wears round glasses, like John Lennon.
Gözlük takmak senin daha entelektüel görünmeni sağlar.Wearing glasses makes you look more intellectual.
O gözlük takar.He wears glasses.
Bay Kinoshita gözlüklerini dün akşam ofiste bıraktı.Mr Kinoshita left his glasses behind in the office yesterday evening.
O, gözlüklerini kaybettiği için o onu kendisi için okumasını rica etti.She asked him to read it for her because she had lost her glasses.
Şu gözlükler size uyar.Those glasses suit you.
Sanırım yeni bir çift gözlük almamın zamanıdır.I think it's time for me to get a new pair of glasses.
Tom gözlüklerini arıyor.Tom is looking for his glasses.
Tom gözlük takmıyor fakat takardı.Tom doesn't wear glasses, but he used to.
Artık Tom'un gözlük takması gerekmiyor.Tom doesn't need to wear glasses anymore.
Tom gözlüklerini bulamadı.Tom couldn't find his glasses.
Tom gözlüksüz bir şey göremiyor.Tom can't see anything without his glasses.
Tom gözlük olmadan okuyamaz.Tom can't read without glasses.
Tom her zaman yüzerken gözlük takar.Tom always wears goggles when he swims.
Julian, John Lennon'unki gibi yuvarlak gözlük takıyor.Julian wears round glasses like John Lennon's.
Tom Mary'nin gözlüksüz okuyamadığını sandığını söyledi.Tom said that he thought Mary couldn't read without glasses.
Tom gözlüklerini nereye koyduğunu unuttu.Tom forgot where he put his glasses.
Tom gözlükleri olmadan güçlükle görebilir.Tom can barely see without his glasses.
Tom gözlüklerini taktı.Tom put on his glasses.