Ana içeriğe geç
Sözlük

gözetmen ile cümle

gözetmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gözetmenini görmek istiyorum.I want to see your supervisor.
Tom bir gözetmen yapılmıştır.Tom has been made a supervisor.
Sen gözetmen olmayı hak ediyorsun.You deserve to be supervisor.
Tom idari bir gözetmen.Tom is an administrative supervisor.
Woldemar Voigt ve Karl Schwarzschild onun diğer gözetmenleri oldu.Woldemar Voigt and Karl Schwarzschild became his other examiners.
Buffy'nin Gözetmeni, Merrick, ölmüştür.Buffy's Watcher, Merrick, is no more.
Gözetmeni ile birlikte bütün Japonya'yı dolaşarak vampir avlamıştır.Together with her watcher, she traveled all over Japan slaying vampires.
Gözetmeninin ismi Christopher Botwell'dır ama kendisi ona kısaca "Kit" demektedir.Her watcher was Christopher Botwell, whom she called "Kit".
Giles was bu olaydan sonra değişmiş, Londra'yı terk etmiş ve Gözetmenler Konseyi'ne geri dönmüştür.Giles was changed by the event, leaving London and returning to the Watchers' Council.
Sezon 8 sırasında, İtalya'da kalarak birçok vampir avcısına gözetmenlik yapar.During Season 8, he resides in Italy being the Watcher of many vampire slayers.
Buffy (Faith'in bedeninde) Gözetmenler Konseyi tarafından tutuklanır.Buffy, in Faith's body, is abducted by the Watchers Council's team.
Faith'in kaçışının sebebi, Kakistos'un gözetmenini öldürmüş olmasıdır.Mostly because he feels he owes Kamikazi his life.
Çok geçmeden de eski gözetmen Wesley Wyndam-Pryce ekibe katılır.Shortly thereafter, the ex-Watcher, Wesley Wyndam-Pryce, joins the group.
Aynı zamanda yeni bir gözetmeni de vardır; Rupert Giles (Anthony Stewart Head).Buffy receives guidance from her Watcher, Rupert Giles (Anthony Stewart Head).
Giles, hayatını iblislerle savaşmaya adayan bir gözetmendir.Giles receives a visit from a demon searching for the Slayer.
Ama Sophie büyük bir sayıda kızı kurtardıktan sonra onları Gözetmenlerin yanına getirmeyi başarır.But Sophie rescues a decent numbers of the girls and has them brought to the council headquarters.
Ve senin gözetmenin olarak emin olmak benim işim...And as your supervisor, it's my job to make sure that there's...
Sen benim gözetmenim misin?You're my supervisor?
Gözetmen yeni iman etmiş biri olmamalı. Yoksa gurura kapılıp İblisin uğradığı yargıya uğrayabilir.not a new convert, lest being puffed up he fall into the same condemnation as the devil.
Çünkü yolunu şaşırmış koyunlar gibiydiniz, şimdiyse canlarınızın Çobanı'na ve Gözetmeni'ne döndünüz.For ye were as sheep going astray; but are now returned unto the Shepherd and Bishop of your souls.
Siz yalnızca Allah rızasını gözetmenin dışında infak etmezsiniz.Any charity you give shall be for the sake of God.
Yöntemen Achim Koch ile teknik gözetmen ve tasarımcı ise Almanya'dan.Achim Koch, who is the director, technical supervisor and project designer, comes from Germany.
Doktor müfettişleri, gözetmenler ve başhekimler vardı.There were inspectors of doctors, overseers and chief doctors.
Belediye bu nedenle 24 saat gözetmen atadı ve gözetleme kameraları ekledi.The City added a 24-hour supervisor and surveillance cameras.
Emekli olduktan sonra gözetmen, ardından B koçu ve son olarak Valenciennes'in menajeri oldu.After retiring he became scout, then B coach and finally manager of Valenciennes.
Eylül 1940'ta komando gözetmeni oldu. [1]In September 1940, he became a commando overseer.[7]
Tam bu sırada gözetmenler konseyi patlar.Die ganze Welt schaut ihnen in diesem Moment zu.
Clamp : Takımın bilim dâhisi ve teknik gözetmen.G. Schmidt: Methode und Techniken der Organisation.
Bu durum Gözetmenler Konseyi'nin düzenlediği bir sınavdan kaynaklanmaktadır.Überwacht werden diese Maßnahmen durch ein vom Sicherheitsrat eingerichtetes Komitee.
Buffy (Faith'in bedeninde) Gözetmenler Konseyi tarafından tutuklanır.Buffy (dans le corps de Faith) est arrêtée par la police.
Buffy'ye yeni bir gözetmen atanmıştır; Wesley Wyndam-Pryce.Le Conseil envoie un nouvel observateur, Wesley Wyndam-Pryce.
Buffy'e, gözetmeni Rupert Giles (Anthony Stewart Head) rehberlik eder.Buffy est guidée, entraînée et assistée par son Observateur, Rupert Giles (Anthony Stewart Head).
Buffy'nin Gözetmeni, Merrick, ölmüştür.El vigilante de Buffy, Merrick, ya no existe.
(Gözle, gözetmen!)¡Mirad, mirad!
Burada yeni nesil avcı Buffy Summers ile tanışır ve onun gözetmeni olup çalışmalar yapmaya başlar.Allí es donde conoce a la actual Cazadora, Buffy Summers, a quien empieza a entrenar.
Tam bu sırada gözetmenler konseyi patlar.Con posteridad en que sigue dicho condado.
Ve bu yeni adam, Buffy'nin ilk gözetmenidir.La primera en despertarse es Buffy.
Buffy'ye yeni bir gözetmen atanmıştır; Wesley Wyndam-Pryce.Anders comentó: "Sí, estamos emocionados de que Rory esté teniendo su Wesley Wyndam-Pryce.
Gözetmenler Konseyi'nde ise işler karışmıştır.Al grupo de investigación se sumó el Ing.
Gözetmen olmak da, tıpkı avcı olmak gibi bir çağrıdır.Una volta fuori da essa viene considerato al pari di un cacciatore.
Bu durum Gözetmenler Konseyi'nin düzenlediği bir sınavdan kaynaklanmaktadır.L'ipotesi è inoltre avvalorata da uno studio prodotto dal dr.
Bu sırada Gözetmenler Konseyi'ni havaya uçurduğunu da itiraf eder.Gli altri assalitori decidono allora di far esplodere l'astronave.
(Gözle, gözetmen!)Внимание, внимание.
Gözetmen olmak da, tıpkı avcı olmak gibi bir çağrıdır.أصبح هجره لغون محفزاً لهذا الأخير على أن يكون صياداً.
Cezasına gözetmenlik yapacak kişi ise rakip takımlardan birinin koçu Gelwixtir.الطريقة الوحيدة التي يمكنك أن تنقذ انفسهم بها هي حركة الطبقة العاملة القوية.
Woldemar Voigt ve Karl Schwarzschild onun diğer gözetmenleri oldu.Woldemar Voigt e Karl Schwarzschild se tornaram seus outros examinadores.
Cezasına gözetmenlik yapacak kişi ise rakip takımlardan birinin koçu Gelwixtir.Saber perder é uma das virtudes de um bom especulador.
Buffy'nin Gözetmeni, Merrick, ölmüştür.Mas agora Biker Mice from Mars está morto!
Gözetmen olmak da, tıpkı avcı olmak gibi bir çağrıdır.Como já citado, a caça também pode ser um meio de controle de pragas.
Bu testin yapılması güçtür ve genellikle eğiim almış bir gözetmenin varlığını gerektirir.Deze test is moeilijk uit te voeren en vereist vaak een getrainde waarnemer.
Bu durum Gözetmenler Konseyi'nin düzenlediği bir sınavdan kaynaklanmaktadır.Dat blijkt uit een onderzoek dat in opdracht van de Ierse regering is uitgevoerd.
Gözetmen olmak da, tıpkı avcı olmak gibi bir çağrıdır.Het beest wordt door een bepaalde kracht weggetrokken als ware het een prooi van een jager.
(Gözle, gözetmen!)Sprawdź! (pol.).
Bu testin yapılması güçtür ve genellikle eğiim almış bir gözetmenin varlığını gerektirir.Badanie to jest trudne w przeprowadzeniu i zwykle wymaga odpowiednio przeszkolonego obserwatora.
Burada yeni nesil avcı Buffy Summers ile tanışır ve onun gözetmeni olup çalışmalar yapmaya başlar.Spotkamy też narzeczoną Hype - Vibe i cofniemy się w przeszłość, by zdobyć chorągwie.
İsteyen öğrenci bu odalardan birine gidip bir gözetmen nezaretinde istediği çalışmayı yapabilir.Jeśli chcemy, możemy wynająć któregoś, by towarzyszył nam w wyprawach.
Bu sırada Gözetmenler Konseyi'ni havaya uçurduğunu da itiraf eder.De allierade beslöt då att flygbomba anläggningen.
Burada yeni nesil avcı Buffy Summers ile tanışır ve onun gözetmeni olup çalışmalar yapmaya başlar.Vi får följa Dråparen Buffy Summers och hennes vänner när de börjar på universitetet.
Buffy'ye yeni bir gözetmen atanmıştır; Wesley Wyndam-Pryce.Buffys nya Väktare, Wesley Wyndam-Pryce, får veta vad som har hänt.
(Gözle, gözetmen!)(Jdu se podívat.)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod