gözetliyor ile cümle

gözetliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.ותשם בסד רגלי ותשמור כל ארחותי על שרשי רגלי תתחקה׃
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.فجعلت رجليّ في المقطرة ولاحظت جميع مسالكي وعلى اصول رجليّ نبشت.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.也 把 我 的 腳 上 了 木 狗 、 並 窺 察 我 一 切 的 道 路 、 為 我 的 腳 掌 劃 定 界 限
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.也 把 我 的 腳上 了 木狗 、 並窺 察 我 一切 的 道路 、 為我 的 腳掌劃 定界限
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›내 발을 착고에 채우시고 나의 모든 길을 감시하신다 하였느니라
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Ngài riết chơn tôi vào cùm , Và coi_chừng đường_lối tôi .
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Ngài riết chơn tôi vào cùm, Và coi chừng đường lối tôi.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Noge mi stiska v klado, pazi na vse steze moje.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Podaje w okowy nogi moje, a podstrzega wszystkich ścieżek moich.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Põe no tronco os meus pés, e observa todas as minhas veredas.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›pone in ceppi i miei piedi e spia tutti i miei passi!»
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Puso mis pies en el cepo y vigila todas mis sendas.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Svírá poutami nohy mé, střeže všech stezek mých.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Vložil moje nohy do klady; strežie všetky moje stezky.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›βαλλει τους ποδας μου εν τω ξυλω παραφυλαττει πασας τας οδους μου.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›поставил ноги мои в колоду, наблюдает за всеми путями моими.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Туря нозете ми в клада, Наблюдава всичките ми пътища.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›ישם בסד רגלי ישמר כל ארחתי׃
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›وضع رجليّ في المقطرة. يراقب كل طرقي
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›把 我 的 腳 上 了 木 狗 、 窺 察 我 一 切 的 道 路
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›把 我 的 腳上 了 木狗 、 窺察 我 一切 的 道路
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.A stalo sa, keď sa len dlho modlila pred Hospodinom, že Éli pozoroval na jej ústa.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Comme elle restait longtemps en prière devant l`Éternel, Éli observa sa bouche.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Continuando ela a orar perante e Senhor, Eli observou a sua boca;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Fiindcă ea stătea multă vreme în rugăciune înaintea Domnului, Eli se uita cu băgare de seamă la gura ei.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.In ko je dolgo molila pred GOSPODOM, je Eli pazil na usta njena.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.I stalo se, když se dlouho modlila před Hospodinem, že Elí pozor měl na ústa její.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.I stało się, gdy przedłużała modlitwy przed Panem, że Heli przypatrował się ustom jej.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Ja kun hän kauan rukoili Herran edessä, tarkkasi Eeli hänen suutansa,
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.그가 여호와 앞에 오래 기도하는 동안에 엘리가 그의 입을 주목 한즉
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Lama sekali Hana berdoa, dan Eli memperhatikan mulut wanita itu
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Mentre essa prolungava la preghiera davanti al Signore, Eli stava osservando la sua bocca
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Mivelhogy pedig hosszasan imádkozék az Úr elõtt: Éli figyel vala az õ szájára;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.När hon nu länge så bad inför HERREN och Eli därvid gav akt på hennes mun
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Således bad hun længe for HERRENs Åsyn, og Eli iagttog hendes Mund;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Således bad hun lenge for Herrens åsyn, og Eli gav akt på hennes munn;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Sucedió que mientras ella oraba largamente delante de Jehovah, Elí observaba la boca de ella
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Und da sie lange betete vor dem HERRN, hatte Eli acht auf ihren Mund.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Vì nàng cầu nguyện lâu dài trước mặt Ðức Giê-hô-va, Hê-li chăm xem miệng nàng;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Vì nàng cầu_nguyện lâu_dài trước mặt Ðức_Giê - hô-va , Hê-li chăm xem miệng nàng ;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Ενω δε αυτη εξηκολουθει προσευχομενη ενωπιον του Κυριου, ο Ηλει παρετηρει το στομα αυτης.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.А като продължаваше да се моли пред Господа, Илий забелязваше устата й.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.Между тем как она долго молилась пред Господом, Илий смотрел на уста ее;
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.והיה כי הרבתה להתפלל לפני יהוה ועלי שמר את פיה׃
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.وكان اذ اكثرت الصلاة امام الرب وعالي يلاحظ فاها.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.哈 拿 在 耶 和 華 面 前 不 住 的 祈 禱 、 以 利 定 睛 看 他 的 嘴
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.哈 拿 在 耶和華 面前 不 住 的 祈禱 、 以利 定睛 看他 的 嘴
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.(16:11) На всяком шагу нашем ныне окружают нас; они устремили глаза свои, чтобы низложить меня на землю;
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Andam agora rodeando os meus passos; fixam em mim os seus olhos para me derrubarem por terra.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Chúng nó vây phủ chúng tôi mỗi bước, Mắt chúng nó dòm hành đặng làm cho chúng tôi sa ngã.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Chúng_nó vây phủ chúng_tôi mỗi bước , Mắt chúng_nó dòm hành đặng làm cho chúng_tôi sa_ngã .
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.De omringer os, overalt hvor vi går, de sigter på at slå os til Jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Eccoli, avanzano, mi circondano, puntano gli occhi per abbattermi
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Gdziekolwiek idziemy, obtoczyli nas; oczy swe nasadzili, aby nas potrącili ku ziemi.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Han rodeado nuestros pasos; sobre nosotros ponen sus ojos para echarnos por tierra
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.He ovat kintereillämme, he jo kiertävät meidät, he vaanivat silmillään, lyödäksensä maahan.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Hvor vi går, kringsetter de mig nu; sine øine retter de på å felle mig til jorden.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Ils sont sur nos pas, déjà ils nous entourent, Ils nous épient pour nous terrasser.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.Jižť i kroky naše předstihají, oči své obrácené mají, aby nás porazili na zem.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.이제 우리의 걸어가는 것을 저희가 에워싸며 주목하고 땅에 넘어뜨리려 하나이다

İlgili Sayfalar