gözetliyor ile cümle
gözetliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Polisler onu gözetliyor.The cops are keeping tabs on him.
Dikkat et! Bir polis ajan etrafı gözetliyor.Watch out! A police spy is snooping around.
Beni mi gözetliyorsun sen?Are you spying on me?
Ben mi gözetliyordun?Were you spying on me?
Tom bizi gözetliyor.Tom is spying on us.
Bu ülkede herkes herkesi gözetliyor.In this country, everyone is spying on everyone.
Tom bizi gizlice gözetliyor.Tom has been spying on us.
Beni mi gözetliyorsun?Have you been spying on me?
Birisi beni gözetliyor.Someone's spying on me.
Bana öyle geliyor ki biri beni gözetliyor.It seems to me that someone is spying on me.
Birini gözetliyorum.I am peeking at someone.
Bizi gözetliyor musun?Are you spying on us?
Hükümet bizi gözetliyor.The government is spying on us.
Neden bizi gözetliyorsun?Why are you spying on us?
Sami pencereleri gözetliyordu.Sami was peeping in the windows.
Düşman uzun zamandan beri onu gözetliyordu.Due to this, the UNION has had an eye on him for a long time.
Kızıltepe’ye gelip Kral kızının sarayını gözetliyor.He went for a walk and saw the king's daughter.
Hanna RABbe yakarışını sürdürürken, Eli onun dudaklarını gözetliyordu.It happened, as she continued praying before Yahweh, that Eli saw her mouth.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.You also put my feet in the stocks, and mark all my paths. You set a bound to the soles of my feet,
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›He puts my feet in the stocks. He marks all my paths.'
Oradan gözetliyor yiyeceğini, Gözleri avını uzaktan seçiyor.From there he spies out the prey. His eyes see it afar off.
İzimi buldular, üzerime geliyorlar, Yere vurmak için gözetliyorlar.They have now surrounded us in our steps. They set their eyes to cast us down to the earth.
Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar.When the blast is sounded the second time, they will stand up all expectant.
Gözetleyin, ben de sizinle beraber gözetliyorum."So watch; I am watching with you."
Düşman uzun zamandan beri onu gözetliyordu.Ich habe diesen jungen Mann schon eine geraume Zeit beobachtet.
Düşman uzun zamandan beri onu gözetliyordu.Il semble être occupé par l'homme depuis très longtemps.
Düşman uzun zamandan beri onu gözetliyordu.De geheime dienst houdt hem al die tijd in de gaten.
Düşman uzun zamandan beri onu gözetliyordu.Тут на деякий час вдалося стримати ворога.
Ancak yayınların durdurulmuş olmasına rağmen Biri Bizi Gözetliyor evindeki yarışma devam etmekteydi.Хоча на міжнародні старти доступ йому був закритий, він продовжував виступати на домашніх змаганнях.
Klip basit bir konu üzerine oturtulmuştur; Sanz yeni kız arkadaşının evinden, Shakira'yı gözetliyordur.Primele cadre îl arată pe Sanz spionând-o pe Shakira din apartamentul noii sale iubite.
Kızıltepe’ye gelip Kral kızının sarayını gözetliyor.Φτάνει στο παλάτι της Κόκκινη Βασίλισσας.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Békóba veti lábaimat, és õrzi minden ösvényemet.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›er hat meinen Fuß in den Stock gelegt und hat acht auf alle meine Wege."
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›han lægger mine Fødder i Blokken, vogter på alle mine Veje."
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›hän panee minun jalkani jalkapuuhun, vartioitsee kaikkia minun polkujani.`
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Han sätter mina fötter i stocken, vaktar på alla mina vägar.»
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›han setter mine føtter i stokken og vokter på alle mine veier.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Hij legt ketens om mijn enkels en kijkt scherp naar elke beweging die ik maak.'
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Ia mengenakan rantai pada kakiku; dan mengawasi segala gerak-gerikku.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›Il met mes pieds dans les ceps, Il surveille tous mes mouvements.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor.›îmi pune picioarele în butuci, îmi pîndeşte toate mişcările.`
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.A dáváš do klady nohy mé, a šetříš všech stezek mých, na paty noh mých našlapuješ;
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Ðặt chơn tôi trong xiềng tỏa , Xét các đường_lối tôi , Và ghi ranh hạng chung_quanh bước chơn tôi ,
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Ðặt chơn tôi trong xiềng tỏa, Xét các đường lối tôi, Và ghi ranh hạng chung quanh bước chơn tôi,
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Dávaš moje nohy do klady a strežieš všetky moje stezky; ideš mi všade v zápätí.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.du sätter mina fötter i stocken, du vaktar på alla vägar, för mina fotsulor märker du ut stegen.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Hogy békóba teszed lábaimat, vigyázol minden én utamra, és vizsgálod lábomnak nyomait?
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.I włożyłeś w pęta nogi moje, a podstrzegasz wszystkich ścieżek moich, i na ślad nóg moich następujesz.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.내 발을 착고에 채우시며 나의 모든 길을 살피사 내 발자취를 한정하시나이다
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.koska panet jalkani jalkapuuhun, vartioitset kaikkia minun polkujani ja piirrät rajan jalkapohjieni ääreen?" -
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.lægger mine Fødder i Blokken, vogter på alle mine Veje. indkredser mine Fødders Trin!
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.og setter mine føtter i stokken og vokter på alle mine veier og drar en ring om mine fotsåler,
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Pentru ce să-mi pui picioarele în butuci, să-mi pîndeşti toate mişcările, să pui hotar paşilor mei,
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Pones mis pies en el cepo y vigilas todas mis sendas; imprimes marcas en las plantas de mis pies
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.Pourquoi mettre mes pieds dans les ceps, Surveiller tous mes mouvements, Tracer une limite à mes pas,
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.também pões no tronco os meus pés, e observas todos os meus caminhos, e marcas um termo ao redor dos meus pés,
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.tu metti i miei piedi in ceppi, spii tutti i miei passi e ti segni le orme dei miei piedi
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.και βαλλεις τους ποδας μου εις δεσμα, και παραφυλαττεις πασας τας οδους μου σημειονεις τα ιχνη των ποδων εμου
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.и ставишь в колоду ноги мои и подстерегаешь все стези мои, – гонишься по следам ног моих.
Ayaklarımı tomruğa vuruyor, Yollarımı gözetliyor, İzimi sürüyorsun.И туряш нозете ми в клада, И наблюдаваш всичките ми пътища, Забелязваш дирите на нозете ми? -