Bilginin tek gözeticisi olmak yerine, bilgiye ulaşmada öğretmen köprü görevini nasıl üstlenebilir?"Instead of being the sole guardian of information, be a facilitator to all this information.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.So he listened to them in this matter, and proved them ten days.
Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir.God surely keeps watch over you.
Her nefsin bütün kazandıkları üzerinde gözetici olana mı (baş kaldırılır?)Who is it who stands (watch) over every soul for what it does?
Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur.For your Lord keeps a watch over everything.
Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.That over each soul there is a guardian.
Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.God surely keeps watch over you.
De ki: "Ben üzerinizde gözetici değilim."Say: "I am not a warden over you."
Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir. [7,189; 30,21; 39,6; 42,11] {KM, Tekvin 2,21-23}Verily Allah is ever over you a Watcher.
Allah sizin üzerinizde tam bir gözeticidir.And revere God whom you ask about, and the parents.
ALLAH'ın sizi gözetici kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin.Do not give the immature your money which God has assigned to you for support.
Yabani çevrenin ve yaban hayvanlarının gözeticisidir.Лорен назвала их Зеленый глаз (самец) и Серепта (самка).
İnsanların koruyucusu, kollayıcısı ve gözeticisidir.Bron van warmte en licht en beschermheer van het volk.
Bilginin tek gözeticisi olmak yerine, bilgiye ulaşmada öğretmen köprü görevini nasıl üstlenebilir?"Au lieu d'être le seul gardien de l'information, être un facilitateur pour toute cette masse d'information.
Bilginin tek gözeticisi olmak yerine, bilgiye ulaşmada öğretmen köprü görevini nasıl üstlenebilir?"En lugar de ser el único guardián de la información, que sea facilitador de toda esta información.
Bilginin tek gözeticisi olmak yerine, bilgiye ulaşmada öğretmen köprü görevini nasıl üstlenebilir?"Invece di essere unico detentore dell'informazione, che possa essere un facilitatore dell'informazione.
Bilginin tek gözeticisi olmak yerine, bilgiye ulaşmada öğretmen köprü görevini nasıl üstlenebilir?"정보에 대해 홀로 보호자가 되지 않고 조력자가 되어야 합니다.
Bilginin tek gözeticisi olmak yerine, bilgiye ulaşmada öğretmen köprü görevini nasıl üstlenebilir?"Αντί να είναι ο μοναδικός φύλακας των πληροφοριών, να είναι αυτός που διευκολύνει πρόσβαση στις πληροφορίες.
Bilginin tek gözeticisi olmak yerine, bilgiye ulaşmada öğretmen köprü görevini nasıl üstlenebilir?"בכדי שיוכל לעשות יותר?" כיצד לגשת לעולם הדיגיטלי?
Bilginin tek gözeticisi olmak yerine, bilgiye ulaşmada öğretmen köprü görevini nasıl üstlenebilir?"بدلاً من أن يكون الوصي الوحيد للمعلومات، أن يكون ميسرا لجميع هذه المعلومات.
Bilginin tek gözeticisi olmak yerine, bilgiye ulaşmada öğretmen köprü görevini nasıl üstlenebilir?"情報への橋渡し役として 何ができるだろうか? そこで 先生を応援するために必要な ステップ を考えました
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.A poslúchol ich v tej veci a zkúsil ich desať dní.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Assim ele lhes atendeu o pedido, e os experimentou dez dias.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.De kamerheer ging ermee akkoord het tien dagen te proberen.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Egli acconsentì e fece la prova per dieci giorni
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.El i -a ascultat în privinţa aceasta, şi i -a încercat zece zile.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.És engede nékik ebben a dologban, és próbát tõn velük tíz napig.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Ham-mên-xa nhậm lời họ xin , và thử họ trong mười ngày .
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Ham-mên-xa nhậm lời họ xin, và thử họ trong mười ngày.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Han føjede dem da heri og prøvede det med dem i ti Dage.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Il leur accorda ce qu`ils demandaient, et les éprouva pendant dix jours.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.I uposlechl jich v té věci, a zkusil jich za deset dní.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.I usłuchał ich w tem, a doświadczył ich przez dziesięć dni.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Ja hän kuuli heitä tässä asiassa ja koetteli heitä kymmenen päivää.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.그가 그들의 말을 좇아 열흘을 시험하더니
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Les escuchó en este asunto y los probó durante diez días
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Och han lyssnade till denna deras begäran och gjorde ett försök med dem i tio dagar.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Og han gjorde som de ønsket, og prøvde det med dem i ti dager.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Pengawal itu setuju dan mengadakan percobaan itu selama sepuluh hari
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Poslušal jih je torej v tej reči in naredil poskušnjo ž njimi deset dni.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Und er gehorchte ihnen darin und versuchte es mit ihnen zehn Tage.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Και εισηκουσεν αυτων εις τουτο το πραγμα και εδοκιμασεν αυτους δεκα ημερας.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.И той ги послуша в това нещо, и ги опита десет дена.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.Он послушался их в этом и испытывал их десять дней.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.וישמע להם לדבר הזה וינסם ימים עשרה׃
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.فسمع لهم هذا الكلام وجربهم عشرة ايام.
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.委 辦 便 允 准 他 們 這 件 事 、 試 看 他 們 十 天
Gözetici bu isteği kabul etti ve onlara on gün deneme fırsatı verdi.委 辦便 允准 他 們這 件事 、 試看 他 們 十天