gözden ile cümle

gözden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu nasıl gözden kaçırıldı?How was that overlooked?
Mahkumlar gözden kayboldu.The prisoners have vanished.
Sanırım bir şeyi gözden kaçırmış olabilirsin.I think you may have overlooked something.
Bir şey gözden kaçırılmış olabilirdi.Something could've been overlooked.
Biri bunu gözden geçirmeli.Someone should look into this.
Bunu gözden geçirmek istiyorum.I want to look into this.
Bu onu bir bilim adamı olarak tamamen gözden düşürüyor.This utterly discredits him as a scientist.
Birbirimizi gözden kaybettik.We lost sight of each other.
Şehir orman tarafından geçildi ve gözden kayboldu.The city was overtaken by the jungle and disappeared.
Onun gözden geçirmesi gerekiyor, Tom.She's supposed to be revising, Tom.
Ben asla onu tekrar gözden geçirmek istemiyorum.I never want to go through that again.
Biz onu gözden geçireceğiz.We're going to look into it.
Biz tüm seçeneklerimizi gözden geçiriyoruz.We're reviewing all our options.
Tom kuşu gözden kaybetti.Tom lost sight of the bird.
Tom gösterileri gözden geçirir.Tom reviews the shows.
Tom metni gözden geçirdi.Tom skimmed the text.
Tom raporu gözden geçirdi.Tom skimmed through the report.
Çalışmam o adam tarafından gözden geçiriliyor.My work is being reviewed by that man
Tom 2013'te gözden kayboldu.Tom disappeared in 2013.
O, kamera görüntüsünü kare kare gözden geçirdi.He reviewed the footage frame by frame.
Tom kararını tekrar gözden geçirdi.Tom reconsidered his decision.
Tom kızını gözden kaybetti.Tom lost sight of his daughter.
Tom tüm seçeneklerini gözden geçiriyor.Tom is reviewing all his options.
Tom Mary'yi gözden kaybetti.Tom lost sight of Mary.
Tom seçeneklerini gözden geçiriyor.Tom is reviewing his options.
Bu nasıl gözden kaçmış?How did this go under the radar?
Onun iyi eserleri gözden kaçtı.His good works went unnoticed.
Tom notlarını gözden geçirdi.Tom reviewed his notes.
Karl karantina protokolünü gözden geçirdi.Karl reviewed the quarantine protocol.
O empatik bir kişi oldu Steve'in değişen bu yönü gözden kaçırıldı".He became an empathetic person, that aspect of the change of Steve was missed."
Ağustos 2012’de NIST, SP800-107’yi aynı şekilse gözden geçirdi.In August 2012, NIST revised SP800-107 in the same manner.
Ana iddialar şunlardı: EULA, müşteriyi gözden düşmesi için dengesizdir.In his Of Justification By Faith, Calvin says: "without forgiveness no man is pleasing to God."
Psikofizik deneyler için yazılım, Strasburger tarafından gözden geçirilmiştir.Software for psychophysical experimentation is overviewed by Strasburger.
Gözden geçirilmiş bir formül, 1958 yılında Bill Bridgforth tarafından oluşturuldu.A revised formula was created by Bill Bridgforth in 1958.
František Palacký ve Pavel Jozef Šafárik, Çek tarihini yeniden gözden geçirme zorluğunu üstlendi.František Palacký and Pavel Jozef Šafárik took up the challenge of reexamining Czech history.
Program, bağımsız partiler tarafından geniş ölçüde gözden geçirildi.The program has been widely reviewed by independent parties.
Abernathy baktığı bir gözden dolayı şok olmuştu.Abernathy was shocked at the way he looked.
1988 de Francis E. Low sıfır zaman tünellemesini tekrar gözden geçirmiştir.In 1998, Francis E. Low reviewed briefly the phenomenon of zero-time tunnelling.
552'de gözden düştü ve kovuldu.In 552 he lost favour, and was dismissed.
II. Mihail gayrımeşru ve çok genç olduğu için, Theodoros onu gözden düşürmekte zorluk çekmedi.As Michael II was illegitimate and too young, Theodore had no trouble in sidelining the boy.
Böylelikle gözden uzak olacaktı.He looked far from that.
Daha sonraki yıllarda, Nicolae Ceauşescu ve eşi Elena ile gözden düştü.In his later years, he fell out of favour with Nicolae Ceaușescu and his wife Elena.
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Meš-ki-aĝ-gašer entered the sea and disappeared.
Windows 10, Başlat menüsünü yeniden gözden geçirilmiş bir biçimde yeniden başlatmıştır.Windows 10 re-introduced the Start menu in a revised form.
Birçok yazılım-özel web sitesi tarafından gözden geçirilmiştir.It has been reviewed by many software-specialized websites.
Dolayısıyla 'Bunu yeniden gözden geçirsek nasıl olur?' diye düşündüm.So I thought, 'What if we revisited that?'
Aynı zamanda hiçbir yıldız, uzun bir süre boyunca, bu kadar çabuk gözden düşmedi."No other star, either, has become so unpopular so quickly for so long a time."
Hemen ardından bebek Winkie, Winkie'yi üzgün ve solgun bir halde bırakarak gözden kaybolur.Baby Winkie then disappears, leaving Winkie alone and depressed.
Gözden düşürme.Don't Look Down.
Prehistory of the Indo-Malaysian Archipelago (İngilizce) (3. (gözden geçirilmiş) bas.).Prehistory of the Indo-Malaysian Archipelago (revised ed.).
ISBN 0-07-015463-5 The Beatles, (Gözden Geçirilmiş 2. Baskı, 1985), McGraw-Hill.ISBN 0-07-015463-5 The Beatles, 2nd Revised Edition (1986), McGraw-Hill.
(Knut kitabın yayınlanmasından önce romanı el yazısıyla gözden geçirmiştir.)(Kuhn reviewed the manuscript before publication.)
Klasik Teori Alanları: 4. gözden geçirilmiş İngilizce Sürüm: Kuramsal Fizik, Vol.The Classical Theory of Fields: 4-th revised English Edition: Course of Theoretical Physics Vol.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.After that they will check in with each other to see if they wish to continue the relationship.
Yavaşça incelir ve gözden kaybolur.He slowly stands up and looks ahead.
Ağlar, üzülür ve bazı şeyleri gözden geçirmeye karar verir.Will watches, horrified, and knows he must do something.
Yayınlanan kriterlere göre 5651 sayılı yasadaki katalog suçların kapsamı gözden geçirilmelidir.For this reason, experts consider Law No. 5651 particularly controversial.
Bu konu hakkına yeniden gözden geçirilmiş birçok görüş bulunmaktadır.There many dimensions to this rethink.
Magill’s Survey of American, gözden geçirilmiş baskı.Magill's Survey of American, Revised Edition.
2015 yılındaki senelik gözden geçirmede de yine 4 yıldıza layık görülmüştür.As of 2015, the organization is rated 4 stars.
İlgili Sayfalar