gözdağı ile cümle
gözdağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.31
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne dedin sen?! Gözdağı mı? Evet?Was haben Sie gesagt? eingeschüchtert? ja?
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.A szavazóhelyiségeken azt állították, hogy szavazóurnákat loptak el.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Banyak klaim adanya intimidasi di tempat pemungutan suara, kotak suara dicuri.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.C'erano accuse di intimidazione ai seggi elettorali, e di urne elettorali rubate.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Đã xuất hiện những xác nhận về sự hăm dọa ở những điểm bỏ phiếu, những thùng phiếu bị ăn cắp.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Došlo k údajnému vyhrožování ve volebních místnostech a urny byly odcizeny.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Er waren beschuldigingen van intimidatie in de stemlokalen, en van gestolen stembussen.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Existau plângeri de intimidare la secţiile de votare, de furt a urnelor de vot.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Había acusaciones de intimidación en las mesas de votación, de robo de urnas.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Houve alegações de intimidação nas mesas de voto, de urnas de voto serem roubadas.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.점점 투표 입소 근처에서 협박을 받았다는 둥, 투표 상자가 도난되었다는 둥의 점점 투표 입소 근처에서 협박을 받았다는 둥, 투표 상자가 도난되었다는 둥의 주장들이 봇물터지듯 나왔고
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.On rapportait des actes d'intimidation aux bureaux de votes, et des urnes volées.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Padły skargi na zastraszanie wyborców w lokalach wyborczych, o kradzieży urn wyborczych.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Slišati je bilo obtožbe o ustrahovanju na voliščih, o kraji glasovnic.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Vyskytli sa tvrdenia, že vo volebných miestnostiach boli ukradnuté volebné urny.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Υπήρξαν δηλώσεις για εκφοβισμό στα εκλογικά κέντρα, για κάλπες οι οποίες είχαν κλαπεί.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Були заяви про випадки залякування на виборчих дільницях, про викрадення урн з голосами.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Были заявления о запугивании на избирательных участках, об украденных урнах для голосования.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.Имаше сигнали за сплашвания в избирателните бюра, няколко кутии с гласове бяха откраднати.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.היו טענות לאיומים בקלפיות, של תיבות הצבעה שנגנבו.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.كانت هناك إدعاءات ترهيبية بمراكز الإقتراع، لسرقة صناديق الإقتراع.
Oy merkezlerinde gözdağı verildiği, ve oy sandıklarının çalındığı iddiaları vardı.「投票箱が盗まれた」などの 苦情が寄せられました これに乗じて暴動は拡大し
Ruhun özgürlüğü, bireysel başarılar, bunların hepsi gözdağı. İşte bu yüzden siz çocuklar...Freiheit der Seele, persönliche Bestleistung, diese Zeugs sind nur Einschüchterungen deshalb Kinder...
Ruhun özgürlüğü, bireysel başarılar, bunların hepsi gözdağı. İşte bu yüzden siz çocuklar...Libertà individuale, record personali, quella roba è solo intimidazione ecco perchè voi ragazzi...
Ruhun özgürlüğü, bireysel başarılar, bunların hepsi gözdağı. İşte bu yüzden siz çocuklar...libertatea sufletului, nivelul personal, toate aceste lucruri sunt pentru intimidare de ceea copii...
Ruhun özgürlüğü, bireysel başarılar, bunların hepsi gözdağı. İşte bu yüzden siz çocuklar...Затова деца,..
Ruhun özgürlüğü, bireysel başarılar, bunların hepsi gözdağı.La liberté de l'âme, le meilleur de soi-même, toutes ces choses-là ne sont que de l'intimidation.
Ruhun özgürlüğü, bireysel başarılar, bunların hepsi gözdağı.Sloboda duší, osobné rekordy, to všetko je len zastrašovanie.
Ruhun özgürlüğü, bireysel başarılar, bunların hepsi gözdağı..חופשיות הנפש, הכי טוב שלכם, כל אלו זה רק הפחדות
Ruhun özgürlüğü, bireysel başarılar, bunların hepsi gözdağı.حرية الروح , الشخصيه الافضل ,,هذه الاشياء كلها فقط تهدد
Ruhun özgürlüğü, bireysel başarılar, bunların hepsi gözdağı.だから君たちは・・・