gözüne ile cümle

gözüne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.She considers a field, and buys it. With the fruit of her hands, she plants a vineyard.
Derken ona ruhumuzu göndermiştik de gözüne, azası düzgün bir insan şeklinde görünmüştü.Then We sent unto her Our Spirit and it assumed for her the likeness of a perfect man.
Balık gözüne benzeyen bir ekran büyüteciNameA screen magnifier that looks like a fisheye lens
Onun gözüne özellikle iki fotoğraf çarpmış.Two photos in particular caught his eye.
Bir İspanyol onların gözüne artık insan olarak görünmüyordu.A Spaniard had ceased to be human in their eyes.
Bu yüzden bu ikisi patronlarının gözüne girmek için büyük gayret sarf etmektedirler.Beide schauen nach rechts oben (zum Engel).
Öğretmenin gözüne girmeye çalışır.Zunächst haben sie den Lehrer im Auge.
Sara'yı gözüne kestirmiştir, yeni anne o olacaktır.Doch Paul hält zu ihr und die kleine Marie wird geboren.
Hemen oğluna ortadan kaybolması ve bir daha hiç gözüne görünmemesi emrini verir.Il réitère à son fils l'ordre de ne plus la voir.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Ses yeux seront grands ouverts pour surveiller ça.
Tom Mary'nin gözüne baktı.Tom miró a Mary a los ojos.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Usa un especie lentes para tapar a sus ojos.
Mektupta yazılanlara göre Meryem gözüne görünür.En la cama, parece que Marie cumplió la meta.
Hemen oğluna ortadan kaybolması ve bir daha hiç gözüne görünmemesi emrini verir.A continuación, jura desaparecer, para nunca ser visto otra vez.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Karl si rimuove un occhio per mettere al suo posto l'Occhio.
VII. Kleopatra, Sezar'ın gözüne girme konusunda daha başarılı olmuş ve onun aşkını kazanmıştır.Cleopatra riuscì a guadagnarsi il favore di Cesare e divenne sua amante.
Sonrasında elini Swagger'ın gözüne soktu.Successivamente passò alle mani di Sir Galahad.
Onun gözüne gözükme.Не попадайся ему на глаза.
Yarın savcılıktan telefon tutanaklarımı alıp gözüne sokacağım senin." demiştir.Завтра днем поеду к цензору и переговорю с ним».
Jerry ona gösterirken diğer eliyle onun gözüne bir tane yumruk indirir.Джефф в этот момент гладит её рукой по спине.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Особым инструментом ему выкололи глаза.
Tüküren kobra ve ringhals zehirini kurbanının gözüne püskürtür.الكوبرا وrinkhals يمكنهم بصق السم في 'عيون ضحاياهم.
Sonrasında elini Swagger'ın gözüne soktu.Coloque então suas mãos em shiva mudra.
Makine bozulur ve Olivia'nın gözüne lazer ateşler.Quando o médico se afasta, o laser tem um mau funcionamento, queimando os olhos e as mãos de Olivia.
Bu yüzden bu ikisi patronlarının gözüne girmek için büyük gayret sarf etmektedirler.Hij ziet slechts diepe ellende voor hen beiden.
Bunu koyun terazinin gözüne.Een oogje in het zeil houden.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Door een membraan kan hij zijn ogen onder water openhouden.
Makine bozulur ve Olivia'nın gözüne lazer ateşler.De kracht van de laser loopt op waardoor er in Olivia's oog wordt gesneden.
Gözüne ateş et!Schiet hem in zijn oog!
"Hıbılık", uğradığı insanın gözüne kedi şeklinde görünür.Exempel: Den ser ju ut som något som katten släpat in.
Öğretmenin gözüne girmeye çalışır.Перебував під наглядом свого вчителя.
Bunu koyun terazinin gözüne.Його дно вкрите морською лавою.
Bu nedenle Abdülaziz'in gözüne girmişti.Це сталося на очах Ярослава.
Gözüne çimento kaçması nedeniyle birkaç ay hastanede kaldı ve kör olma tehlikesi geçirdi.Пролежавши в лікарні більше місяця, Клара втратила голос.
Yani: "Gözüne ufak bir çöp batsa, onu oradan çıkarmak için acele edersin.Kdo z vás spatří na vlastní oči měsíc, nechť se postí!
Üç yaşında babasının yatak odasında babasının saraç iğnesiyle sol gözüne hasar verdi.Ve věku tří let si Louis poranil levé oko šídlem z otcovy dílny.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Marie se na něj vrhne, aby mu vydrápala oči.
Gözüne kestirdiği balığı yakalamak için suya dalar.Za svá stáda počítá i ryby, které láká do vod kde přebývá.
Fakat Karanlıklar Efendisi bir daha insanların gözüne asla adil görünemedi.Vederea ochiului drept nu a mai putut fi însă recuperată niciodată.
Jessie'nin annesi, oğluyla hep ilgilenmek ister fakat her zaman yüzüne gözüne bulaştırır.Este îndrăgostit de bona lui, Jessie, și mereu încearcă să-i atragă atenția.
Kıyıya çıkmayı sevmez ve insanların gözüne de görünmezmiş.Îi place să meargă la plajă, dar nu îi place deloc să intre în mare.
Hiç kesmediği bıyığını tıraş etti ve sol gözüne de bant taktı.Glontele i-a sfărâmat maxilarul și l-a lăsat fără obrazul stâng.
Ev İyesi, İnsanlann gözüne yılan şeklinde göründüğü zaman, ona dokunulmaz.Azonban a cseléd embernek darutoll nem dukált.
Jessie'nin annesi, oğluyla hep ilgilenmek ister fakat her zaman yüzüne gözüne bulaştırır.Η μητέρα του Σαμ έχει μεγάλη επιρροή και προσπαθεί συνέχεια να του φτιάξει την καριέρα.
Ancak teknik direktör Alfredo Murça'nın gözüne giremedi.DR.dk Forsker: Du kan ikke undgå listeria.
Kıyıya çıkmayı sevmez ve insanların gözüne de görünmezmiş.Han bor alene i en grotte og kan ikke lide nogen mennesker.
VII. Kleopatra, Sezar'ın gözüne girme konusunda daha başarılı olmuş ve onun aşkını kazanmıştır.Kleopatra viste seg å lykkes bedre i å vinne Caesar sin gunst og ble hans elsker.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Det kan fritt oversettes til å bære øynene på stilk.
Sonrasında Maryse, Ziggler'ın gözüne biber gazı sıktı.Maria røper hemmeligheten med de grønne øynene til Jørgen.
Bu yüzden bu ikisi patronlarının gözüne girmek için büyük gayret sarf etmektedirler.Tetapi ia dipandang oleh kedua bakal menantunya itu sebagai orang yang berolok-olok saja.
Bunu koyun terazinin gözüne.Tutup lubang dengan tanah liat.
Gözüne baktığı kişinin gönlünü okuyor, içinden geçenleri hisseden biridir.Hal itu terjadi seolah-olah ia melihat, mendengar, dan merasakan dari yang dibacanya.
VII. Kleopatra, Sezar'ın gözüne girme konusunda daha başarılı olmuş ve onun aşkını kazanmıştır.Cleopatra VII đã thành công hơn trong việc nhận được sự ủng hộ của Caesar và trở thành người tình của ông.
Silahlarla gözüne vurulduğunda Dalekler kör olup aklını kaçırmaktadır.Phát bắn bằng súng hỏa mai chí mạng chỉ sượt mặt, làm mù một mắt con hổ.
VII. Kleopatra, Sezar'ın gözüne girme konusunda daha başarılı olmuş ve onun aşkını kazanmıştır.この時クレオパトラ7世はカエサルを魅了し、彼の愛人となった。
Akşamları sürü halinde uçarken insanların gözüne girerler.彼は夜更けになると人々の目の中にこの砂を投げ込む。
Bunu koyun terazinin gözüne.腰越浜上を小動に。
Gözünü kapatıp açtığı sayfada ensiferum kelimesi gözüne çarpmıştı.彼は最後に一枚のレコードをかけ目を閉じて聴き出した。
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.溘然艾莉絲睜大眼睛。
Üç yaşında babasının yatak odasında babasının saraç iğnesiyle sol gözüne hasar verdi.三岁时,布莱叶在他父親的工铺中試用缝纫锥時誤将左眼戳伤。

İlgili Sayfalar