gözün ile cümle
gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?A terra está entregue nas mãos do ímpio. Ele cobre o rosto dos juízes; se não é ele, quem é, logo?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Ðất bị phó vào tay kẻ gian ác; Nó che mặt những quan xét của đất; Nếu chẳng phải nó, vậy thì ai?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Ðất bị phó vào tay kẻ gian_ác ; Nó che mặt những quan xét của đất ; Nếu chẳng phải nó , vậy_thì ai ?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Jorden gav han i gudløses Hånd, hylder dens Dommeres Øjne til, hvem ellers, om ikke han?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?세상이 악인의 손에 붙이웠고 재판관의 얼굴도 가리워졌나니 그렇게 되게 한 이가 그가 아니시면 누구이뇨
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?La terra è lasciata in balìa del malfattore: egli vela il volto dei suoi giudici; se non lui, chi dunque sarà
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?La terre est livrée aux mains de l`impie; Il voile la face des juges. Si ce n`est pas lui, qui est-ce donc?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Maa on jätetty jumalattoman valtaan, hän peittää sen tuomarien kasvot - ellei hän, kuka sitten?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Pămîntul este dat pe mînile celui nelegiuit; El acopere ochii judecătorilor; de nu El, apoi cine altul?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Zem býva vydaná do ruky bezbožného; zakrýva tvár jej sudcov. Ak nie on, kde kto je to tedy?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Země dána bývá v ruku bezbožného, tvář soudců jejich zakrývá: jestliže ne on, kdož jiný jest?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Zemlja je izročena oblasti krivičnikov, On zakriva obraz njenim sodnikom. Če On ne, kdo pa drugi?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Земля отдана в руки нечестивых; лица судей ее Он закрывает. Если не Он, то кто же?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?ארץ נתנה ביד רשע פני שפטיה יכסה אם לא אפוא מי הוא׃
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?الارض مسلّمة ليد الشرير. يغشي وجوه قضاتها. وان لم يكن هو فاذا من.
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?世 界 交 在 惡 人 手 中 . 蒙 蔽 世 界 審 判 官 的 臉 . 若 不 是 他 、 是 誰 呢
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?世界 交 在 惡人 手中 . 蒙蔽 世界 審 判官 的 臉.若不 是 他 、 是 誰呢
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.다른 종의 관점에서 세상을 바라보는 이 아이디어를 실제로 실천하고 있는 농장을 찾아서 저는 거기 갔습니다.
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.Saya mencari pertanian yang menerapkan ide untuk melihat segalanya dari sudut pandang spesies lain.
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.Έψαχνα για ένα αγρόκτημα που εφάρμοζε την ιδέα μου να βλέπουμε τον κόσμο με τα μάτια άλλων ειδών.
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.Търсех ферма, където идеята да се погледне през очите на другите видове е наистина осъществена.
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.ذهبت بحثا عن مزرعة حيث هذه الأفكار عن النظر للأشياء من وجهة نظر الفصائل ... مطبقا فعلا
Dünyaya başka canlıların gözünden bakma fikrini daha iyi incelemek için bir çiftliğe gitmiştim.実際に取り入れている農場を探しにいって そしてジョール・サラチンという農場主に出会い
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Az ő szemével kell nézzük a világot.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Chúng tôi phải nhìn thế giới qua con mắt của cô bé
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Dovevamo vedere il mondo attraverso i suoi occhi.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.그 아기의 눈을 통해 세상을 봐야했습니다.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Museli sme vidieť svet jej očami.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Musieliśmy zobaczyć świat jej oczami.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Nous devions voir le monde à travers ses yeux.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Teníamos que ver el mundo a través de sus ojos.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Tivemos de ver o mundo através dos seus olhos.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.We moesten in feite in haar lichaam treden. De wereld door haar ogen zien.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Wir mussten uns im Grunde in einen Körper hineinversetzen. Wir mussten die Welt durch ihre Augen sehen.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Έπρεπε να δούμε τον κόσμο μέσα από τα μάτια της.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Мы посмотрели на мир её глазами.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Трябва да видим света през нейните очи.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.האם היא חושבת עלי? האם היא חושבת על אחרים?"
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.كان علينا أن نرى العالم من خلال عينيها.
Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.視線を追いかける新技術を
Eğer aynı ışık altındalarsa, gözünüze aynı miktar ışık yansıtırlar, öyleyse bu açıdan eşitler.Ak sú osvetlené rovnako, potom odrážajú do Vašich očí približne rovnaké množstvo svetla.
Eğer aynı ışık altındalarsa, gözünüze aynı miktar ışık yansıtırlar, öyleyse bu açıdan eşitler.Dacă ele reflectă aceeași cantitate de lumină către ochii noștri, înseamnă că reflectă la fel de mult.
Eğer aynı ışık altındalarsa, gözünüze aynı miktar ışık yansıtırlar, öyleyse bu açıdan eşitler.이들 타일들이 똑같은 조명을 받으며 똑같은 양의 빛을 반사한다면, 반사율이 같다고 할 수 있겠죠.
Eğer aynı ışık altındalarsa, gözünüze aynı miktar ışık yansıtırlar, öyleyse bu açıdan eşitler.Om de är under samma ljus och reflekterar samma mängd ljus till ögat måste de vara lika reflexiva.
Eğer aynı ışık altındalarsa, gözünüze aynı miktar ışık yansıtırlar, öyleyse bu açıdan eşitler.אם הן נמצאות תחת אותו אור, ומחזירות את אותה כמות אור לעין שלכם, אז הן צריכות להיות מחזירות אור באותה מידה.
Eğer aynı ışık altındalarsa, gözünüze aynı miktar ışık yansıtırlar, öyleyse bu açıdan eşitler.فإذا كانت تحت نفس كمية الضوء فإنها ستعكس نفس كمية الضوء .. إلى عينيك لذا يجب أن يكون تعبيرهما واحد
Eğer aynı ışık altındalarsa, gözünüze aynı miktar ışık yansıtırlar, öyleyse bu açıdan eşitler.眼に届いているのならば どちらも同じ反射を持っているはずです それで同じ明るさに見えるのです
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Ak si predstavíte, čo sa deje, pochopíte logicky, čo je dovolené.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Als je visualiseert wat er gebeurt, dan wordt het uiteindelijk we logisch wat toegestaan is.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Dacă vizualizați ce se petrece, va căpăta sens ceea ce este permis.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Jeśli nauczymy się obrazowo przedstawiać rozwiązanie, zdrowy rozsądek sam podpowie, jak można postąpić.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Kalau kamu bisa mendapatkan gambaran visual, aturan-aturan matematika akan teringat begitu saja.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.원리를 이해하고 있다면, 무엇이 되고 안되고는 당연히 알 것입니다.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Om du kan se vad som händer, så är det faktiskt bara sunt förnuft vad som är tillåtet.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Pokud si představíte, co se děje, selský rozum vám řekne, co je dovoleno.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Se visualizzi ciò che sta succedendo, sarà il buon senso ad essere consentito.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Se você visualizar o que está acontecendo, isso vai realmente ser bom senso o que é permitido.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Si on comprend ce qui se passe, ça sera juste du bon sens de savoir ce qui est autorisé.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Si visualizas lo que esta sucediendo, veras que lo que es permitido es sentido comun.
Eğer bunu gözünüzde canlandırırsanız, neyi yapıp yapmamanız gerektiğini sezgilerinizle çözebileceksiniz.Wenn man sich vorstellt was passiert, wird tatsächlich der Hausverstand sagen, was erlaubt ist.