gözün ile cümle

gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Denizcilerin gözünde bu adalar büyülüydüفي عقول الملاحين غالاباغوس كانت لاس أينكانتاداس، مسحورة
Derinliği olan bir tabaka gözünüzde canlandırabilirsiniz, öyle değil mi?Folha com profundidade, certa?
Devletin gözünde, kendi koyduğu standartlara saygı göstermeyen herkes bir korsandır.정부의 입장에서는 통치 권자가 정한 원칙을 존중하지 않는 모두가 해적인 셈이지요.
Devletin gözünde, kendi koyduğu standartlara saygı göstermeyen herkes bir korsandır.С государственной точки зрения, любой, кто не подчиняется стандартам, установленным законом является пиратом.
Devletin gözünde, kendi koyduğu standartlara saygı göstermeyen herkes bir korsandır.法規制者の課した規則を尊重しない者は誰でも海賊である。 そのようなわけで、海賊とは認識の問題であり、
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Din contră: se uită prea fix în ochii tăi tocmai din cauza acestui mit.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Egy kicsit túl sokat is a szemünkbe néznek, csak hogy kompenzálják ezt a mítoszt.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.E invece, indovinate un po', vi fissano anche troppo, tanto per smitizzare questa convinzione.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Et devinez quoi, ils vous regardent dans les yeux un peu trop pour compenser ce mythe.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.그렇지만 진실은, 그들이 그 미신을 상쇄하기 위해 조금 더 많이 눈을 마주친다는 것입니다
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Maar in feite kijken ze je iets teveel in de ogen om die mythe te compenseren.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Men gæt engang, de kigger en lidt for meget i øjnene, bare for at kompensere for den myte.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Men vet ni vad, de ser dig i ögonen lite för mycket bara för att väga upp för den myten.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Naopak, spíše se dívají do očí až příliš, aby vykompenzovali svůj výmysl.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Pois bem, eles olham-nos nos olhos um pouco demais para poderem compensar esse mito.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Predstavte si, že sa vám do očí pozerajú až príliš,
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Pues miran a los ojos más de lo normal sólo para compensar el mito.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Tatsächlich ist da ein bisschen zu viel Blickkontakt, nur um diesem Mythos entgegenzuwirken.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Tymczasem patrzą odrobinę za dużo, żeby zaprzeczyć temu mitowi.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Và đoán xem, họ nhìn thật sâu vào mắt ta để bù lại cái lời đồn đó.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Ξέρετε κάτι όμως, σε κοιτάνε στα μάτια παραπάνω από το κανονικό για να καταρρίψουν αυτόν το μύθο.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Познайте какво, те ви гледат в очите и то прекалено много, просто за да компенсират за този мит.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.Уявіть собі, вони дивляться прямо у вічі навіть трохи довше, пам'ятаючи про цей міф.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.נחשו מה, הם מסתכלים לכם בעיניים קצת יותר מדי רק כדי לפצות על המיתוס.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.حسنا ماذا يُعتقد، إنهم ينظرون قليلا جد ا إلى عيونكم فقط للتعويض عن تلك الأسطورة.
Doğrusu, gözünüze biraz fazla bakarlar, yalnızca o söylentiyi dengelemek için.余計に長く目を見つめるのです 熱心さやほほえみは 正直さや
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Así que hay unas cuantas miles de galaxias que ustedes pueden ver con sus ojos aquí.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Daar heb je een stuk of duizend sterrenstelsels die je hier gemakkelijk met eigen ogen kan zien.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Deci sunt câteva mii de galaxii care se pot vedea uşor aici.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Es gibt hier also einige tausend Galaxien, die man mit dem bloßen Auge gut erkennen kann.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Il y a donc deux ou trois mille galaxies, que vous pouvez voir facilement à l'œil nu ici.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.여기를 보시면 수천개의 은하를 어렵지않게 볼 수 있습니다.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Nesta imagem, há uns milhares de galáxias. Podem vê-las aqui facilmente a olho nu.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Quindi, ci sono un paio di migliaia di galassie che potete facilmente vedere qui ad occhio nudo.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Szóval pár ezernyi galaxist láthatnak itt könnyedén szabad szemmel.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Υπάρχουν μερικοί χιλιάδες γαλαξίες που μπορείτε εύκολα να τους δείτε με τα μάτια σας εδώ.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Здесь пара тысяч галактик, вы их легко можете увидеть собственными глазами.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Така там има към две хиляди галактики, които може ясно да видите с очите си тук.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.Так от є кілька тисяч галактик, які ви легко можете тут побачити.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.אם כך יש מספר אלפי גלקסיות תוכלו בקלות לראות בעיניכם כאן.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.لذا هناك حوالي ألفي مجرة يمكنكم رؤيتها بكل سهولة بعيونكم هنا.
Dolayısıyla, burada gözünüzle kolayca görebileceğiniz birkaç bin galaksi var.数千の銀河を簡単に見ることができます 特に 私たちの銀河とよく似ている
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.Als er iets is wat je moet vrezen, is het dat je de bal uit het oog verliest.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.Donc si vous devez avoir peur de quelque chose, c'est de perdre la balle des yeux.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.Entonces, si debieras tenerle miedo a algo, es que no estas mirando en la dirección apropiada.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.Jeśli więc czegoś powinniście się obawiać, to jest to fakt, że nie skupiacie się na celu.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.그래서 여러분이 정말 두려워할것이 있다면, 그건 여러분이 주목하고 있지 않다는 것이에요.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.Quindi, se c'è davvero qualcosa di cui dovreste aver paura, è di non avere gli occhi ben fissi sul pallone.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.Έτσι, αν υπάρχει κάτι που θα έπρεπε να φοβάστε, είναι ότι δεν έχετε τα μάτια σας στην μπάλα.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.Поэтому, если вы чего-то и должны бояться, так это того, что вы уделяете свое внимание не тому, что нужно.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.Така че, ако има нещо, от което да се страхувате, то е че сте откъснали поглед от топката.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.לכן, אם עלינו לחשוש ממשהו, זה זה שאנחנו לא נתעדכן.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.لذا، اذا كان هناك شيء يجب عليك الخوف منه، هو أن لا تبعد عينيك عن الكرة.
Dolayısıyla, eğer korkmanız gereken bir şey varsa, o da gözünüzü topta tutmadığınızdır.大事なことから目を背けていることです 生命の読み書きが出来る人は 重要になります
Dük bir turnuva sırasında yüzünün sağ tarafından yaralanmış, burnunun bir kısmını ve sağ gözünü kaybetmiş. .Wiemy, że odniósł obrażenia na prawej części twarzy. Stracił oko oraz kawałek nosa.
Dük bir turnuva sırasında yüzünün sağ tarafından yaralanmış, burnunun bir kısmını ve sağ gözünü kaybetmiş. .(Ж)Насправді права частина його обличчя була пошрамована, у нього не було одного ока і навіть частини носа.
Dük bir turnuva sırasında yüzünün sağ tarafından yaralanmış, burnunun bir kısmını ve sağ gözünü kaybetmiş. .На самом деле, мы знаем, что у него были раны на лице справа, он потерял глаз. Да, и часть носа тоже потерял.
Dunedain'in uyanık gözünün keyfini çıkaran bir diyar. ve onu babasına getirdiler , efendi Arador,Zemí, nad kterou stále bděly pozorné zraky Dúnadanú, a přivedli je k jeho otci, pánu Aradorovi.
Dunedain'in uyanık gözünün keyfini çıkaran bir diyar. ve onu babasına getirdiler , efendi Arador,彼の父 族長アラドールの待つ- 隠れ里 タウアダルである
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?A föld a gonosz kezébe adatik, a ki az õ biráinak arczát elfedezi. Nem így van? Kicsoda hát õ?

İlgili Sayfalar