gözün ile cümle
gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Er zijn nog veel meer kleuren die wij niet kunnen ervaren, maar een elektronisch oog wel.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Es gibt viel mehr Farben um uns herum, die wir nicht wahrnehmen können, elektronische Augen aber schon.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Há muitas, muitas mais cores à nossa volta que não conseguimos detetar, mas que olhos eletrónicos conseguem.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Hay muchos más colores que nos rodean que no podemos percibir, pero que el ojo electrónico sí puede percibir.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.저희 주변에는 인간의 눈으로는 볼 수 없지만 전자 눈으로는 감지할 수 있는 수많은 색들이 있습니다.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Kolem nás existuje daleko víc barev, které nedokážeme vnímat, ale které elektronické oči vnímat dokážou.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Okolo nás je veľmi veľa farieb, ktoré nie sme schopní vnímať, ale elektronické oko to dokáže.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Rengeteg szín vesz körül minket, amelyeket nem látunk, de egy elektronikus szem érzékelni tud.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Sunt mult mai multe culori în jurul nostru pe care noi nu le putem percepe, pe când ochiul electronic poate.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Wokół nas jest o wiele więcej kolorów, których my nie dostrzegamy, a moje elektryczne oko tak.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Вокруг нас куда больше цветов, которые не видим мы, но видит электронный глаз.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Є набагато більше кольорів довкола нас, які ми не можемо сприйняти, але електронне око може.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.Има много цветове, които не можем да видим, но това електронно око може.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.ישנם עוד הרבה, הרבה צבעים מסביב לנו שאנו לא יכולים לקלוט, אבל שעיניים אלקטרוניות כן יכולות לקלוט.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.هناك الكثير والكثير من الألوان حولنا لا يمكنننا تمييزها، لكن هذه العين الإلكترونية تستطيع ذلك.
Çevremizde bizim algılayamadığımız ama elektronik gözün algılayabildiği birçok renk var.人間が認識できないだけです 電子アイは認識できます そこで 色彩認識の幅を広げようと思い
Charlie, bezgin görünüyorsun, Koca şişko gözünle ve koca şişko asık suratınla.Charlie, tu vois triste, avec tes grands yeux gras et ton grand francement gras.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.이제 우리는 성을 2개의 다른 이상 보다는 하나의 스펙트럼으로 봐야합니다
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Det är dags att vi alla ser på kön som ett spektrum istället för två motsatta ideal.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Es la hora de ver el género como un espectro, en vez de como dos conjuntos de ideales opuestos.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Está na hora de todos vermos os gêneros como espectros, ao invés de dois lados com interesses opostos.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Nastal čas aby jsme všichni vnímali pohlaví jako spektrum a ne jako dvě opačné myšlenky.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Nastal čas aby sme všetci vnímali pohlavie ako spektrum a nie ako dve opačné myšlienky.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.We moeten gender op een spectrum gaan zien in plaats van als tegenstellingen.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Είναι επιτέλους καιρός να αντιληφθούμε όλοι το φύλο ως ένα φάσμα αντί σαν δύο σετ αντίθετων ιδανικών.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Нам давно настав час поглянути на гендер як на складну систему, а не як на два протилежних полюси.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Нам давно пора взглянуть на гендер как на сложную систему, а не как на два идеальных полюса.
Cocukken gözune biraz zarar ettiğini duydun mu?Ii urasc cel mai mult pe lumea asta. <i>Omo!
Cocukken gözune biraz zarar ettiğini duydun mu?Słyszałeś o tym, że zraniłeś sobie oko, kiedy byłeś dzieckiem?
Cocukken gözune biraz zarar ettiğini duydun mu?У вас в детстве была глазная травма?
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Eu cred ca e mai bine sa se casatoreasca , si cred ca arata bine impreuna
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Ho pensato fosse meglio farli sposare, e sarebbe meglio anche davanti agli occhi degli altri..
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Ich dachte,sie könnten genauso gut verheiratet sein und es würde aussehen in ihren Augen.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Ik dacht dat ze net zo goed getrouwd konden zijn en het zou er ook beter uitzien voor de buitenwereld.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Jag tyckte att dom kunde vara gifta och det ser bättre ut i andras ögon också.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Je pensais qu'il serait peut-être mieux de les marier, et cela paraîtrait mieux aux yeux des autres.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Kupikir lebih baik mereka menikah saja, dan itu akan lebih baik juga di mata orang lain.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Mislila sem si, da bi ju bilo bolje poročiti, pa še pred drugimi bi bilo videti bolj primerno.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Pomyslałam, że oni równie dobrze być małżeństwem, a to będzie lepiej wyglądać w oczach innych.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Tôi nghĩ bọn trẻ cũng nên kết hôn, thế sẽ tốt hơn trong mắt mọi người.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Σκέφτηκα ότι μπορούν να είναι και παντρεμένοι, και θα έδειχνε καλύτερα και στα μάτια των άλλων.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.Подумала, они могут также быть и женатыми, к тому же это будет выглядеть лучше в глазах окружающих.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.ולכן חשבתי שמוטב כי ינשאו וזה עדיף לכולם
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.اعتقد انهم ربما كذلك تكون متزوجة ، وأنها تبدو أفضل في نظر الآخرين أيضا.
Çocukları evlendirmenin daha iyi olacağını düşündüm, başkalarının gözünde de izlenimleri kötü olmaz hem.あぁ、えぇ 実は私も その辺が気になっていましたから
Çok inanılmaz bir buluşmaydı. Gözün alabildiğine insan vardı.Si trattava di un'adunanza enorme, ovunque guardassi, vedevo gente.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.C'est très technologique, très complexe et un peu effrayant.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Det er meget teknologisk, det er meget komplekse, en smule skræmmende.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.È molto tecnologica, è molto complessa, un po' spaventosa.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.É muito tecnológica, muito complexa, um pouco assustadora.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Es muy tecnológico, muy complejo, un poco intimidante.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Je to velmi technologické, velmi komplexní, a trochu znepokojivé.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.이건 아주 기술이 요구되는 거에요. 매우 복잡하기도 하고 조금은 어렵기도 해요.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Liên quan rất nhiều đến công nghệ, rất phức tạp, và gây nản chí một chút.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Sie ist sehr technisch, komplex, etwas einschüchternd.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Ze is technologisch, heel complex en een beetje ontmoedigend.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Είναι πολύ τεχνολογική, πολύ πολύπλοκη και λίγο τρομακτική.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.То е много технологично, много сложно, малко страшно.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.היא מאוד טכנולוגית, מאוד מסובכת, קצת מאיימת.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.وهو جداً علاج تقني، وجداً معقد، و شاق قليلاً.