gözün ile cümle
gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1660'ta gözün kör noktasını keşfetmiştir.In 1660 he had discovered the eye's blind spot.
Gözün konumu gördüğü küçük resimleri hangi bölüm de olduğunu belirler.The position of the eye determines which parts of the small images it sees.
Rothenburg'a Nazi ideologlarının gözünde özel bir önem verildi.Rothenburg held a special significance for Nazi ideologists.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.After an accident at the age of 15, he lost his left eye.
Görmediğin nedir, gözünden kaçıramazsın...What you don't see, you don't miss ...
Gözüne baktığınızda, üzerine ok fırlattığınızda veya vurduğunuzda saldırır.When you kill them, you blindfold them, you tie their hands, and you shoot them at their behind.
Bazı durumlarda, doktor rahatsızlığı azaltmak için gözün arkasındaki alanı da uyuşturabilir.In some cases, the doctor also may numb the area behind the eye to reduce discomfort.
Annesinden adalet istemiş ve bedel olarak bir gözünü feda etmiştir.Therefore she had to be raised by her grandmother and later by a guardian.
Priscus, ertesi birkaç yıl boyunca kaybolur, çünkü Mauricius'un gözünden düşmüştür.Priscus disappears for the next few years, as he fell into disfavour with Maurice.
Gözünü hedefe odaklı tutuyor.He keeps his eye on the target.
Patlama Kamo'nun gözünü ağır bir biçimde yaraladı ve kalıcı bir iz bıraktı.The blast from the bomb severely injured Kamo's eye, leaving a permanent scar.
Türde, gözün yukarısında sarı bir çizgi ve onun aşağısında bir beyaz yarım-ay bulunur.The species has a yellow line above the eye and a white half-moon below it.
Gözün gördüğü bir şey nasıl kaybolurdu?So why does she feel as if something is missing?
Gözün arkasında küçük bir üçgene genişliyor olan beyaz bir göz halkası vardır.It has a white eye ring broadening into a small triangle behind the eye.
Mano: Koca Yeşil'in, Hava Kuvvetleri'nin bir üyesidir.Gözünde göz bandı vardır.Mano - The member of Big Green's Air Force with an eyepatch.
Doktor sklera veya gözün beyazının içinde küçük bir kesi yapar.The doctor makes a tiny incision in the sclera, or white of the eye.
O yar gözün Kim görüp o yar gözün?Who could have neglected the sight of such a hallowed ground?
Şu anda IFF’in gözünde Erkek ve Kadın Kulüp takımları için en öncelikli organizasyondur.It is now the premier IFF event for Men's and Women's Club teams.
Tom De Witte, 1979'da iki gözünde de bir hastalıkla (bilateral congenital glaucoma) doğdu.Tom De Witte was born in 1979 in Belgium with bilateral congenital glaucoma.
Hayatının son yirmi yılında Aleskios halk gözünde popülerliğini kaybetmişti.During the last twenty years of his life Alexios lost much of his popularity.
Onun gözünden Helsinki, hem eleştirel anlamda hem özellikle romantik değildir.His vision of Helsinki is critical and singularly unromantic.
Gözüne baktığı kişinin gönlünü okuyor, içinden geçenleri hisseden biridir.In Who's Who, he gave his recreation as sight-seeing.
Şimdi bildiriyoruz ki gözünüzü açıp mukayyet olun!We say to you: stand and deliver!".
Gözünde herkes eşittir.All are equal in His eyes.
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.No doubt, to these people it was a miracle.
Pompey, şehri askerlerle doldurdu ve muhaliflerin gözünü korkutmayı başardı.Pompey filled the city with soldiers, and the triumvirate's opponents were intimidated.
O, Rab’bin gözünde büyük olacak.They have lots of respect to that God.
Hayâsızca bana hakaret etti, sanki iğrenç bir şeymişim gibi gözünü dikip baktı.He impudently reviled me, just as if he regarded me as obnoxious to him.
Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır.The story is told from the third person perspective.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu is born from the left eye of Izanagi.
Akşamları sürü halinde uçarken insanların gözüne girerler.They can be heard howling in the night in groups.
A. ↑ 1802 yılında, William Paley gözün bir tasarım mucizesi olduğu ileri sürmüştü.In 1802, philosopher William Paley called it a miracle of "design".
VII. Kleopatra, Sezar'ın gözüne girme konusunda daha başarılı olmuş ve onun aşkını kazanmıştır.Cleopatra VII proved more successful in winning Caesar's favor and became his lover.
Zinovyev 1926'da Stalin'in gözünden düştükten sonra kovuldu.Zinoviev himself was dismissed in 1926 after falling out of favor with Stalin.
Okurun gözünde, onun acımasız eleştirileri tarafsızlığıyla dengelenir.They pass silently over his imprudent romances.
Bunu gören Stewie, gözünü bile kırpmadan bir beyzbol sopası ile Peter'a vurur.Seeing this, Stewie promptly strikes Peter with a baseball bat.
Sol gözünün altında bir dikiş izi vardır.His mark is under his left eye.
Gözünü aç.Augen auf!
Bu deneylerin analizi için tamamen tersinir reaksiyonun gözününe alınması gerekir.The analysis of these experiments requires consideration of the fully reversible reaction.
Kitap, büyük bir oranda küçük çocuğun gözünden etrafındaki yeni hayatı işlemektedir.The book, in particular, follows the events through the eyes of a small child.
1950'li yıllarda, rock and roll halkın gözünden düşen büyük yıldızları olarak sendeliyordu.In the late 1950s, rock and roll was faltering as its major stars dropped from public view.
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrail diğeri de Azrail’dir.It laughs when it sees a human being, and when it laughs its upper lip may cover its eyes.
Mikhail karşılık verir ve mücadele ederlerken Jin onu gözünden vurur.Mikhail fights back, and in the ensuing struggle, Jin shoots him fatally in the eye.
Bu durum, Hershel ve Dale Horvath'ın (Jeffrey DeMunn) gözünden kaçmaz.However, both Hershel and Dale Horvath (Jeffrey DeMunn) witness this.
Onun gözünde en iyi yönetim biçimi 'aydın' bir monarşi veya 'aydın mutlakiyet'ti.He added, "In its best moments, it vaguely reminded one of Sibelius or Barber.
Işık aldı dünya yüzünü, uyuduğumuz tamam. Gözünü aç, dört yana bak!See also "soppiekoppie". kyk teen jou ooglede vas - lit. "looking through closed eyes".
Fakat Hart onu dinlemedi ve gözüne yumruk attı.He would have killed you and not batted an eye.
'Gözün Hikâyesi' okuduğum bütün aykırı kitapların en aykırısıdır." demektedir.They are as memorable as any postwar literary essay I have read."
1960'ların başlarında, tarihi destanlar seyircinin gözünden düşmüştü.In fact, in the 1960s, we saw the advent of the mass media.
Gözünaydın(Armenaki), Ajda Pekkan tarafından seslendirilen şarkı.Call me early in the morning) inspired by the Dylan song.
M37, 1749 yılında M36 ve M38'i yeiden keşfeden Le Gentil'in gözünden kaçmıştı.M37 was missed by French astronomer Guillaume Le Gentil when he rediscovered M36 and M38 in 1749.
Ninurta güce ve hatta daha büyük başarılara açtı ve "gözünü tüm dünyaya diker".Ninurta, however, hungry for power and even greater accolades, "set his sights on the whole world.
Bu nedenle İmparator Leo'nun gözünde Basiliscus'un değeri artmıştır.Basiliscus's value rose in Leo's consideration.
Hikâyenin odak karakter gözünden anlatılması gerekmez.I do not refer to the senselessness of the picture.
Musa, melekul mevt’e tokat atıp bir gözünü çıkarır.Meyliservet waited upon Murad, and caught his eye.
Yerlilerle girdiği çatışmalarda sol gözünü kaybetti.He lost his left eye in the attack on his parents.
Ancak teknik direktör Alfredo Murça'nın gözüne giremedi.Ma le giubbe rosse non uccisero Aldo Moro.
Duyun artık, gözünüzü açın." ifadeleri yer alıyordu.Yes, rest assured: your voices have been heard.
Huor gözünden vurularak öldü.Sailors were shot dead at their oars.
Kişiye gözünü kırpıştırması söylenir.A person is asked to roll their eyes upward.