gözün ile cümle

gözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Nàng tưởng đến một đồng_ruộng , bèn mua nó được ; Nhờ hoa_lợi của hai tay mình , nàng trồng một vườn nho .
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Obmyśla rolę, i ujmuje ją; z zarobku rąk swoich szczepi winnice.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Ogleda si njivo in jo pridobi, in z dobičkom rok svojih si zasadi vinograd.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Pensa ad un campo e lo compra e con il frutto delle sue mani pianta una vigna
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Pomýšľa na pole a berie ho a z plodov svojich rúk sadí vinicu.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Rozsuzuje pole, a ujímá je; z výdělku rukou svých štěpuje i vinici.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Se gîndeşte la un ogor, şi -l cumpără; din rodul muncii ei sădeşte o vie. -
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Sie denkt nach einem Acker und kauft ihn und pflanzt einen Weinberg von den Früchten ihrer Hände.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Zaine. Considera um campo, e compra-o; planta uma vinha com o fruto de suas maos.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Θεωρει αγρον και αγοραζει αυτον εκ του καρπου των χειρων αυτης φυτευει αμπελωνα.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Задумает она о поле, и приобретает его; от плодов рук своих насаждает виноградник.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.Разглежда нива, и я купува; От плода на ръцете си сади лозе.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.זממה שדה ותקחהו מפרי כפיה נטע כרם׃
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.تتأمل حقلا فتأخذه وبثمر يديها تغرس كرما.
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.他 想 得 田 地 、 就 買 來 . 用 手 所 得 之 利 、 栽 種 葡 萄 園
Bir tarlayı gözüne kestirip satın alır, El emeğiyle kazandığı parayla bağ diker.他 想 得 田地 、 就 買來 . 用手 所得 之 利 、 栽種 葡萄園
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Be lehet tenni őket egy kesztyűtartóba.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Ils peuvent être mis dans la boîte à gant, OK.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...차의 보조석 사물함에도 넣을 수 있는 것입니다.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Man kann sie sogar im Handschuhfach lagern.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Można je włożyć do schowka.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Možno ich dať do odkladacej skrinky. Dobre.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Podem ser colocadas no porta-luvas.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Possono essere messi in un vano portaoggetti.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Pot fi puse într-un seif, OK.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Se pueden colocar en una guantera, ok.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Vaksin bisa ditaruh di kotak penyimpanan sarung tangan.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Ze kunnen in het handschoenenkastje gelegd worden.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Μπορούν να τοποθετηθούν στο ντουλαπάκι του αυτοκινήτου.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Их можно перевозить в обычном ящике.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...Могат да бъдат поставени в една ръкавица, ок.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...אפשר לאחסן אותם בתא הכפפות.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...يمكن وضعها في قفاز، حسناً.
Bir torpido gözüne koyulabilecekler...生物から学習するのです これは水についてのセッションですが
Bir vücudun içine adım atmak zorundaydık. Dünyayı onun gözünden görmek zorundaydık.Trebuia să vedem lumea prin ochii ei.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.Achamos que és especial apenas sendo tu mesma - a brincar com a tua comida e a olhar para o ar.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.Credem că eşti deosebită doar fiind tu însuţi, jucându-te cu mâncarea ta şi uitându-te în gol.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.Creemos que eres especial, tal y como eres... mientras juegas con la comida y miras al vacío.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.우리는 여러분이 여러분 자체로 특별하다고 생각합니다.-- 여러분의 음식과 놀고 우주를 바라보는 것--
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.Myślę, że jesteś wyjątkowa będąc sobą - bawiąc się jedzeniem i gapiąc się w przestrzeń.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.Myslíme si, že si jedinečná pre to, že si sama sebou - keď sa hráš s jedlom a civíš do neznáma.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.Noi pensiamo che tu sia speciale così come sei - mentre giochi col cibo e guardi nel vuoto.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.Vi synes, du er speciel for at være dig -- legende med din mad og stirrende ud i rummet.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.Wij vinden je bijzonder omdat jij jij bent -- als je met je eten prutst en de ruimte instaart.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.За нас ти си специална каквато си -- играейки с храната си загледана в празното пространство.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.Мы считаем, что ты особенная сама по себе — размазывая еду по тарелке и уставившись в никуда.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.בעינינו את מיוחדת כפי שאת-- משחקת עם האוכל ובוהה בחלל.
Bizce sen, sadece yemeğiyle oynayan ve boşluğa gözünü diken sen olduğun için özelsin.食べ物をおもちゃにし 宙をぼーっと見つめて (笑)
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, com WiFi - projectam de volta imagens para o nosso olho.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, WiFi disponibile -- trasmettono immagini ai vostri occhi.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, WiFi가 지원되고, 빔이 눈으로 이미지를 반사하는 거죠.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, WiFi - qui diffusent des images à vos yeux.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.BlueTooth, WiFi so na voljo - teleportirajo žarke nazaj na oko.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Cu Bluetooth, WiFi-- transmite imaginea ochiului.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Mit Bluetooth oder W-LAN beamen sie Bilder auf ihre Augen.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Przez Bluetooth, przez WiFi -- rzutuje obrazy na siatkówkę.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.¿qué tal unos lentes de contacto asistivos? con BlueTooth y WiFi disponible transmiten imágenes a los ojos.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Van BlueTooth, WiFi -- visszasugározzák a képeket a szemükhöz.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Via BlueTooth of WiFi beelden rechtstreeks naar je oog zenden.
Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar.Με Bluetooth, WiFi -στέλνει με ακτίνες εικόνες στο μάτι σας.

İlgili Sayfalar