Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.On invite ses amis au partage du butin, Et l`on a des enfants dont les yeux se consument.
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.Példabeszéddé tõn engem a népek elõtt, és ijesztõvé lettem elõttök.
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.Quem entrega os seus amigos como presa, os olhos de seus filhos desfalecerão.
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.Ystäviä kutsutaan osajaolle, mutta omilta lapsilta raukeavat silmät.
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.Του λαλουντος με απατην προς τους φιλους, και οι οφθαλμοι των τεκνων αυτου θελουσι τηκεσθαι.
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.Който заради плячка предава приятели - Очите на чадата му ще изтекат.
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.Кто обрекает друзей своих в добычу, у детей того глаза истают.
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.לחלק יגיד רעים ועיני בניו תכלנה׃
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.الذي يسلم الاصحاب للسلب تتلف عيون بنيه.
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.控 告 他 的 朋 友 、 以 朋 友 為 可 搶 奪 的 、 連 他 兒 女 的 眼 睛 、 也 要 失 明
Para için dostlarını satan adamın Çocuklarının gözünün feri söner.控告 他 的 朋友 、 以 朋友 為 可 搶奪 的 、 連 他 兒 女的 眼睛 、 也 要 失明
Scar'ın intikamdan gözünün dönmesine neden olan.Du fick Scar att vilja ta hämnd.
Scar'ın intikamdan gözünün dönmesine neden olan.Du fik Scar til at kræve hævn.
Scar'ın intikamdan gözünün dönmesine neden olan.¿El que hizo que Scar se empeñara en vengarse?
Scar'ın intikamdan gözünün dönmesine neden olan.Foste tu quem deixou o Scar desejoso de vingança?
Scar'ın intikamdan gözünün dönmesine neden olan.Hai trasformato tu Scar in un demone assetato di vendetta?
Scar'ın intikamdan gözünün dönmesine neden olan.Przez ciebie Scar oszalał na punkcie zemsty?
Scar'ın intikamdan gözünün dönmesine neden olan.Sait Scarin janoamaan kostoa.
Scar'ın intikamdan gözünün dönmesine neden olan.Εσύ έδωσες στον Σκαρ τη δίψα για εκδίκηση;
Scar'ın intikamdan gözünün dönmesine neden olan.Это ты заставил Шрама думать только о мести?
Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum.det gør du, og jeg skulde tie, og du skulde tænke, jeg er som du! Revse dig vil jeg og gøre dig det klart.
Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum.네가 이 일을 행하여도 내가 잠잠하였더니 네가 나를 너와 같은 줄로 생각하였도다 그러나 내가 너를 책망하여 네 죄를 네 목전에 차례로 베풀리라 하시는도다
Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum.Terwijl u dit deed, zweeg Ik in alle talen. Nu verbeeldt u zich dat Ik met u ben en net zo denk als u.
Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum.To si delal, in ker sem molčal, si menil, da sem prav tebi enak. A karal te bom in vse ti postavil pred oči.
Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum.אלה עשית והחרשתי דמית היות אהיה כמוך אוכיחך ואערכה לעיניך׃
Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum.هذه صنعت وسكت. ظننت اني مثلك. اوبخك واصفّ خطاياك امام عينيك.
Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum.你 行 了 這 些 事 、 我 還 閉 口 不 言 . 你 想 我 恰 和 你 一 樣 . 其 實 我 要 責 備 你 、 將 這 些 事 擺 在 你 眼 前
Sen bunları yaptın, ben sustum, Beni kendin gibi sandın. Seni azarlıyorum, Suçlarını gözünün önüne seriyorum.你 行 了 這 些 事 、 我還閉 口 不言 . 你 想我 恰 和 你 一樣.其實 我 要 責備 你 、 將這 些 事擺 在 你 眼前
Seni biraz tanıyorsam sevdiğin biri gözünün önünde ölünce, insan dönüşümü yapmaktan çekinmeyeceğini düşündüm..Jag trodde du skulle utföra transmutationen utan att tveka- -när ännu en som du höll av var nära att dö.
Seni biraz tanıyorsam sevdiğin biri gözünün önünde ölünce, insan dönüşümü yapmaktan çekinmeyeceğini düşündüm..Luulin, että koska sinulle läheinen ihminen oli pulassa- -et epäröisi tehdä ihmisen transmutaatiota.
Seni biraz tanıyorsam sevdiğin biri gözünün önünde ölünce, insan dönüşümü yapmaktan çekinmeyeceğini düşündüm..Znając ciebie, myślałem, że kiedy ktoś ci drogi będzie konał, nie zawahasz się przed ludzką transmutacją.
Teğmen Ross'un sol gözünün altında bir ben var!A Tenente Ross tem um sinal sob o olho esquerdo!
Teğmen Ross'un sol gözünün altında bir ben var!Il tenente Ross ha un neo sotto all'occhio sinistro!
Teğmen Ross'un sol gözünün altında bir ben var!¡La teniente Ross tiene una peca debajo del ojo izquierdo!
Teğmen Ross'un sol gözünün altında bir ben var!Løjtnant Ross har et modermærke under venstre øje.
Teğmen Ross'un sol gözünün altında bir ben var!Löjtnant Ross har ett födelsemärke under vänstra ögat.
Teğmen Ross'un sol gözünün altında bir ben var!Luutnantti Rossilla on luomi vasemman silmän alapuolella!
Teğmen Ross'un sol gözünün altında bir ben var!Porucznik Ross ma pieprzyk pod lewym okiem!
Teğmen Ross'un sol gözünün altında bir ben var!Η Υπολοχαγός Ρος έχει ελιά κάτω από το αριστερό μάτι!
Teğmen Ross'un sol gözünün altında bir ben var!У лейтенанта Росс под левым глазом родинка!
Vergini verince bile. Gözününe kaçmış bir tel saç gibi seni grçeklerden uzaklaştırmış.Gözlerini kapayan bir perde gibidir.
Vergini verince bile. Gözününe kaçmış bir tel saç gibi seni grçeklerden uzaklaştırmış.Vergilerini öderken.Seni gerçeklerden uzaklaştırıp kör etmiş.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Adică cea pe care o puteți observa cu ochiul liber.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Así se ve con luz visible.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Das ist der Teil der Strahlung, die wir mit unseren Augen sehen können.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Dat is het licht dat je met het blote oog kunt zien.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Det är ljuset som du kan uppfatta med dina egna ögon.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Đó là loại ánh sáng mà bạn có thể quan sát được bằng mắt thường.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.É a luz que podemos ver com os nossos olhos humanos.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Ilyennek látjuk a puszta szemünkkel.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Je to svetlo, ktoré môžete vidieť svojim vlastným ľudským okom.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.가시광선은 육안으로 직접 볼 수 있는 빛을 말하지요.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.la lumière visible à l"œil nu.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Questa è la luce che possiamo vedere ad occhio nudo.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.To je svetloba, ki jo lahko vidite s svojimi človeškimi očmi.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.To je to světlo, které můžete spatřit vlastníma lidskýma očima.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Yaitu cahaya yang dapat dilihat oleh mata manusia.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Είναι το φως που μπορεί να δει ο άνθρωπος με τα μάτια του.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Това е светлината, която можем да видим с нашите човешки очи.
Yani bu bir insan gözünün görebileceği ışık.Це світло є видимим і для людського ока.