Evet, ben tek gözümü kırpamam.Oui, je ne peux pas cligner qu'un œil.
Evet, ben tek gözümü kırpamam.Δεν μπορώ να κάνω ματιά μόνο με το ένα μάτι.
Evet, ben tek gözümü kırpamam.نعم لا يمكنني ان اغمز بعين واحدة
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Acuérdate de que mi vida es un soplo; mis ojos no volverán a ver el bien
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Adu-Ţi aminte, Dumnezeule, că viaţa mea este doar o suflare! Ochii mei nu vor mai vedea fericirea.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Emlékezzél meg, hogy az én életem csak egy lehellet, és az én szemem nem lát többé jót.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Gedenke, daß mein Leben ein Wind ist und meine Augen nicht wieder Gutes sehen werden.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Ingatlah, ya Allah, hidupku hanya hembusan napas; kebahagiaanku hilang, tak meninggalkan bekas
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.내 생명이 한 호흡 같음을 생각하옵소서 나의 눈이 다시 복된 것을 보지 못하리이다
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Kom i Hu, at mit Liv er et Pust, ej mer får mit Øje Lykke at skue!
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Kom i hu at mitt liv er et pust! Aldri mere skal mitt øie se noget godt.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Lembra-te de que a minha vida é um sopro; os meus olhos não tornarão a ver o bem.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Mijn leven is in één zucht voorbij en van geluk blijft niets over.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Muista, että minun elämäni on tuulen henkäys; minun silmäni ei enää saa onnea nähdä.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Ôi ! Xin hãy nhớ mạng sống tôi chỉ bằng hơi thở ; Mắt tôi sẽ chẳng còn thấy điều phước hạnh nữa .
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Ôi! Xin hãy nhớ mạng sống tôi chỉ bằng hơi thở; Mắt tôi sẽ chẳng còn thấy điều phước hạnh nữa.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Pamätaj, že môj život je ako vietor; moje oko už viacej neuvidí dobrého;
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Pomni, da je življenje moje sapa! Ne bo zopet sreče gledalo moje oko.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Ricordati che un soffio è la mia vita: il mio occhio non rivedrà più il bene
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Rozpomeň se, ó Pane, že jako vítr jest život můj, a oko mé že více neuzří dobrých věcí,
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Souviens-toi que ma vie est un souffle! Mes yeux ne reverront pas le bonheur.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Tänk därpå att mitt liv är en fläkt, att mitt öga icke mer skall få se någon lycka.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Wspomnij, o Panie! iż wiatrem jest żywot mój, nie wróci się oko moje, aby widziało dobre rzeczy.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Ενθυμηθητι οτι η ζωη μου ειναι ανεμος ο οφθαλμος μου δεν θελει επιστρεψει δια να ιδη αγαθον.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Вспомни, что жизнь моя дуновение, что око мое не возвратится видеть доброе.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.Помни, че животът ми е дъх; И че окото ми няма да са върне да види добро.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.זכר כי רוח חיי לא תשוב עיני לראות טוב׃
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.اذكر ان حياتي انما هي ريح وعيني لا تعود ترى خيرا.
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.求 你 想 念 、 我 的 生 命 不 過 是 一 口 氣 . 我 的 眼 睛 必 不 再 見 福 樂
Ey Tanrı, yaşamımın bir soluk olduğunu anımsa, Gözüm bir daha mutluluk yüzü görmeyecek.求你 想念 、 我 的 生命 不 過 是 一 口 氣 . 我 的 眼睛 必 不 再 見 福樂
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Ale původní smysl je stále přímo zde před námi
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Dar scopul oroginal este la vedere.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Doch der eigentliche Zweck ist immer noch in erreichbarer Nähe.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.그러나 그 본래 의도는 아직도 원래의 장소에 선명히 자리해 있습니다.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Maar het originele doel is nog steeds recht in openbaar.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Ma quello scopo originale è ancora lì in piena vista.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Mas o seu propósito original continua mesmo à nossa frente.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Men det originale formål er stadig til at få øje på.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Nadal łatwo je poznać, wystarczy przyjrzeć się dokumentom.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Pero ese propósito original está aún a simple vista.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Pourtant, cet intention originale nous est toujours écrite en grand.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Vậy nhưng cái mục đích căn nguyên ấy dường như vẫn ngay đó, trong tầm với trước mắt chúng ta.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Αλλά εκείνος ο αρχικός σκοπός εξακολουθεί να είναι εκεί σε κοινή θέα.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Ала тази първоначална цел все още е пред очите ни.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.Но эта первоначальная цель до сих пор здесь, на виду.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.אבל מטרה מקורית זאת עדיין נמצאת שם גלויה לעיין.
Fakat asıl amaç halen burada, gözümüzün önünde.しかし当初の目的はまだ 明らかに存在している しかし当初の目的はまだ 明らかに存在している 1790年の著作権法の名は
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Dar ceea ce am văzut mi-a deschis ochii la ideea de iertare, ceva ce nu părea posibil.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.De amit láttam, az ráébresztett a megbocsátás eszményére amit sosem hittem, hogy létezhet.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Jednak, to co zobaczyłem otworzyło mi oczy na ideę przebaczenia, w którą nigdy nie wierzyłem.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.그러나 저는 눈을 뜨고 절대 가능하지 않다고 생각했던 용서에 대한 한 단면을 보았습니다.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Maar wat ik zag, opende mijn ogen voor een idee van vergeving dat ik nooit voor mogelijk had gehouden.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Mais ce que j'ai vu m'a ouvert les yeux sur une forme de pardon que je n'aurais jamais cru possible.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Namun apa yang saya lihat membuka mata saya tentang apa arti maaf yang saya pikir tidak akan pernah mungkin.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Nhưng những cái tôi thấy cho tôi biết đến sự tha thứ cái mà tôi nghĩ là không thể.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Pero lo que vi abrió mis ojos a una idea del perdón que jamás pensé posible.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Но онова, което видях, ми отвори очите за една представа за опрощение, която никога не бях смятал за възможна.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.Но то, что я увидел, изменило мой взгляд на саму идею прощения, которое, как мне казалось, невозможно.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.אבל מה שראיתי פקח את עיניי לרעיון של סליחה שמעולם לא תיארתי שהוא אפשרי.
Fakat gözümü açtığımda olası olabileceğini düşünmediğim bir affetme hissi ile karşılaştım.ولكن ما رأيتة فتح أعينى على فكرة التسامح التى لم أتوقع أبداً أن تكون ممكنة.