gözü ile cümle
gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu oymak, 16. yüzyıldan beri Tomarza yöresinde gözüküyor.Il semble avoir été occupé par une ferme depuis le XVIIe siècle.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Il ne reste plus qu'à lui acheter un beau cadeau ...
Durumun kendisiyle alakalı olmaması durumunda da konuya önemli gözüyle bakmayacaktır.Si Out Run l'est aussi sur ce point, il n'est pas considéré comme injuste.
Bu vicdanın 24 saat kapanmadan açık kalan gözüdür.Le Parlement est automatiquement dissous 25 jours ouvrés avant cette date.
Aç Gözünü (şarkı), Füsun Önal şarkısı.Son vrai titre est : Chœur d'ouverture de la Lice chansonnière.
Başının ortasında tek bir gözü vardır.Il n'a qu'un seul cheveu sur le crâne.
Gündüz gözüyle buradan ilerlemek çok fazla kayba neden olacaktır.Sinon, plusieurs sorties par jour le rendront heureux.
Çünkü şair, doğayı kendisinin gördüğü gibi değil, önceki usta şairlerin gözüyle yansıtır.Son seul maître sera désormais la nature, qu'il observe avec l'œil du poète.
Genel olarak ikinci oyun, ilk oyuna göre daha kolay gözükmektedir.La deuxième fête semble avoir été aussi faste que la première,.
Bunların orak-bıçak olarak kullanılmış olmaları muhtemel gözükmektedir.Elle peut être utilisée comme arbuste ornemental.
Hemen oğluna ortadan kaybolması ve bir daha hiç gözüne görünmemesi emrini verir.Il réitère à son fils l'ordre de ne plus la voir.
Oyun boyunca suratı ve konuştuğu hiç gözükmemiştir.Le journaliste n'apparaît pas à l'écran au cours du jeu, et ne s'exprime jamais.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Ses yeux seront grands ouverts pour surveiller ça.
İlk bakışta tabloda üç figür gözükmektedir: erkek, kadın ve köpek.En effet le tableau se compose majoritairement de trois figures : le cavalier, le cheval ainsi que le chien.
Clarence çatışmadan sağ çıkmıştır ama bir gözünü kaybetmiştir.Douglas fut lui-même capturé après avoir perdu un œil au combat.
Battlefield bölümünde Bridagier Lethbridge-Stewart Doctor Who'da son kez gözükür.C'est la seule et unique fois que l'on voit le Brigadier Lethbridge-Stewart et le 6e Docteur à l'écran.
İlk olarak WWE 2K14'te göründü ve daha sonra ise WWE 2K15 ile WWE 2K16'ta gözüktü.En conclusion, WWE 2K16 est le jeu qu'aurait dû être WWE 2K15.
Tek gözü vardır.Il lui manque un œil.
Kimi yer ve zamanlarda, bu ikisine aynı gözüyle bakılmıştır.Demain ou dans quelques jours, l'un et l'autre se verront tels qu'ils sont.
Tarihte barbar olarak gözükmemiz umurumda değil.Mais il ne semble pas que cela soit une tradition historique.
Hiromi Hiromi sadece mangada gözüktü.Le jeune Frédéric semblait seulement secoué.
Bu King Crimson’ın sonu gibi gözükse de sadece bir dönemin sonuydu.Depuis la sortie de Touched by the Crimson King, l'activité du groupe est en suspens.
Bazen ender olarak, mavi gözlü insanların -genelde bir- gözünde kahverengi bir bölge görülür.Parfois, mais pas toujours, les chevaux à belle face peuvent avoir les yeux bleus.
Wendy daha sonra gözü morarmış bir şekilde gözükür.Elmer surgit d'un coup, avec un regard noir.
O sırada Anya gözükür.Il frappe ensuite Anya.
İlk olarak Amazing Spider-Man #252 ve Secret Wars#8'de gözükmüştür.The Amazing Spider-Man #532.
Gözükenler yüksek enlemlerde bulunur.Ils semblent se trouver à haute altitude.
Yatırımcı gözüyle bunlara güven tamdır.Elle est plus sûre pour l'investisseur.
Gözümde bir şey var.Tengo algo en el ojo.
Tom Mary'nin gözüne baktı.Tom miró a Mary a los ojos.
Tom sol gözüyle bir şey göremiyor.Tom no puede ver nada con el ojo izquierdo.
O yalnızca çalışmamakla kalmıyor aynı zamanda iş aramıyor gibi gözüküyor.No es solo que él no trabaje, parece que tampoco busca trabajo.
Gözüme bir şey girdi.Se me ha metido algo en el ojo.
Gözün niçin kırmızı?¿Por qué tienes el ojo rojo?
Çok yorgun gözüküyorsun.Te ves muy cansada.
Gözümü ondan alamıyordum.No podía quitarle los ojos de encima.
Onu senin gözünde bu kadar özel yapan ne?¿Qué lo hace tan especial a tus ojos?
Sağ gözüm diğerinden çok daha iyi görüyor.Mi ojo derecho ve mucho mejor que mi otro ojo.
Benim gözümde Tom bir kahraman.Tom es un héroe a mis ojos.
Kaldır şu ıvır zıvırı gözümün önünden.Aparta esos cachivaches de mi camino.
Fakat en azından işlerini yaptıkları gibi gözükmeleri gerekiyordu."Pero tenían por lo menos aparentar hacer su trabajo".
1990'ların başlamasıyla şirket Televisa'da gözükmeye başladı.Al comienzo de los años 1990 la compañía empezó a aparecer en Televisa.
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.Inicialmente, el sensor utilizado en los telescopios era el ojo humano.
Gözünü hedefe odaklı tutuyor.Mantiene su ojo en el objetivo.
O sırada Anya gözükür.En ese momento aparece Linda.
Gözümle ilgili problem vardı.Tenía problemas de la vista.
1990 yılında küçük bir rolle King of New York filminde gözüktü.En 1990 tuvo un pequeño rol en El rey de Nueva York.
""İki gözü kör olsun gara gavurun!!!"".Sin fruncir el ceño sobre nosotros, por favor Oh!!
Charlie de aynı şekilde gözüküyordu, ama yerde yatıyordu, başında kendisinin ve Jonathan'ın kıyafetleri vardı.Charlie estaba en el suelo, con la cabeza sobre su ropa y la de Jonathan.
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri.Las cruzadas vistas por los árabes.
Amaterasu, babası İzanagi'nin sol gözünden doğmuştur.Amaterasu nace del ojo izquierdo de Izanagi.
Bir tür fleur-de-lis olarak gözükür; sonsuz bir düğüm, bir çiçek veya elmas şekilli bir sembol.Se parece a una flor de lis, un nudo sin fin, una flor o un símbolo en forma de diamante.
Bazen Belarusian TV'de gözükür, çeşitli olaylarda ev sahipliği yapar ve şarkı söyler.Ella aparece en la televisión bielorrusa de vez en cuando, presentando y cantando en varios eventos.
Sanatçının sağ gözü kördür.Es ciego del ojo derecho.
Ayrıca başka bölümlerde de gözüktü.También en otros lugares.
Akıl der ki, gözünü iyi aç da bak!V Mira con los ojos bien abiertos, ¡mira!
"Gözümüzün önünde yaşlanıyorlar".«El envejecimiento se ve por los ojos».
2011 yılında The Best Man ve Halloween Knight adında iki kısa filmde gözüktü.En 2011, él apareció en dos cortometrajes australianos, The Best Man y Halloween Knight.
"Gözüm her zaman Beşiktaş'ın üzerindeydi".Casi siempre me juro por el barro ".
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.Su sistema social es complejo.