Gözönüne alınacak çok şeyimiz var.We have a lot of things to consider.
İçgüdünün öğrenilmiş zekâdan çok farklı olduğu gözönüne alınmalıdır.It should be noted that instinct is quite different from learned intelligence.
Sürüye özgü bölgeleri yoktur ama izlerini gözönü bezleriyle işaretlerler.They do not hold territories, but they do mark their trails with preorbital glands.
Bu planlar dış faktörleri ve sınırlamaları da gözönünde bulundurarak yapılır.There they develop projects for inclusion and overcoming limits.
Yalıtımın mutlaka tüm bina ihtiyacı gözönünde bulundurularak yapılması gereklidir.To be successful, the entire roof must be shoveled.
Tasarım gerçekten tüm dünyayı gözlemliyor ve çeşitliliği gözönünde bulunduruyor.Design really looks upon the whole world and it considers the world in all of its different ranges.
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?So given all of that and given how darn neurotic I am, how do I get any sleep at all?
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.What I want you to imagine is this is two tons in weight.
Yaptığın antlaşmayı gözönüne al, Çünkü ülkenin her karanlık köşesi Zorbaların inleriyle dolmuş.Honor your covenant, for haunts of violence fill the dark places of the earth.
Herkesin menfaatleri gözönünde bulundurulmalı.Everyone's interests must be considered.
Bu planlar dış faktörleri ve sınırlamaları da gözönünde bulundurarak yapılır.Estoy tratando de encontrar esos límites exteriores.
Bu hesaplamada gazların Küresel Isınma Potansiyeli (Global Warming Potential) gözönünde bulundurulur.Se recogen puntos de vista contrarios a la hipótesis de calentamiento global por el efecto invernadero.
Jüri üyeleri, şairin bütün yapıtlarını gözönüne alarak değerlendirme yapar.Il sindaco ostacola in tutti i modi le ricerche dell`erede.
Listede RSSSF tarafından derlenen veriler gözönüne alınmıştır.Informações com base em listas publicadas pela ISSF.
Üretim merkezi planda öngörülen hedefler gözönünde tutularak yapılırdı.Dokonano tego ręcznie, wykorzystując przewidywane kursy celu.
Eğitim süresince okul parası aile geliri gözönüne alınarak kararlaştırılır.До планування сімейного бюджету варто внести пункт інвестицій.
İçgüdünün öğrenilmiş zekâdan çok farklı olduğu gözönüne alınmalıdır.Je třeba poznamenat, že instinkt je zcela odlišný od naučené inteligence.
Üretim merkezi planda öngörülen hedefler gözönünde tutularak yapılırdı.Η πρόβλεψη σμήνους έχει χρησιμοποιηθεί στο πλαίσιο των προβλημάτων πρόγνωσης.
Ancak bütün Protestan mezhepler topluca gözönüne alınırsa Katolikler'den daha fazladırlar.Seluruh grup di atas kecuali Protestan masih menyebut persekutuan mereka sebagai Katolik.
Perón hükümetine olan muhalefeti gözönüne alındığında bundan gurur duyardı.統治会への反抗を宣言したテスラに興味を持ち彼に接触する。
Kişi başına Millî Hasıla hesaplamalarında nüfus artışı gözönünde bulundurulur.一次只计算了男性的人口普查中。
Bu hesaplamada gazların Küresel Isınma Potansiyeli (Global Warming Potential) gözönünde bulundurulur.이 온실기체가 온실효과에 미치는 기여도를 숫자로 표현한 것이 지구온난화지수(global warming potential: GWP)이다.
Bu sözleşme, toplumsal ve siyasal sistemleri gözönüne alınmaksızın tüm öteki devletlere açıktır.Разпространен е във всички страни, независимо от тяхната социална и политическа система.
Jüri üyeleri, şairin bütün yapıtlarını gözönüne alarak değerlendirme yapar.Поетът трябва да умре, за да оценят останалите живота.
Listede RSSSF tarafından derlenen veriler gözönüne alınmıştır.Prijave su odrađene na internetskoj stranici RTL-a.
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Alors avec tout ça et le fait que je suis sérieusement névrosée, comment est-ce que j'arrive à dormir?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Angesichts all dessen und angesichts meines neurotischen Wesens, wie kann ich denn überhaupt schlafen?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Así que, dado esto y lo neurótica que soy, ¿cómo puedo conciliar el sueño?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Biorąc to wszystko i moją nerwicę pod uwagę jak w ogóle udaje mi się zasnąć?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Deci, date fiind toate astea plus faptul că sunt teribil de neurotică, cum reușesc să dorm?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Gezien dat alles en gezien hoe vreselijk neurotisch ik ben, hoe kan ik rustig slapen?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Jadi mengingat semua itu dan betapa saya cepat gelisah, bagaimana mungkin saya bisa tidur?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?그것들 모두를 고려해볼 때, 그리고 제가 얼마나 노이로제적인가 고려해볼 때, 제가 어떻게 잠을 잘 수 있겠나요?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Szóval adva mindez, plusz mennyire aggódós vagyok, egyáltalán hogyan tudok aludni?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Takže, pri tomto a mojej neurotickosti, ako vôbec môžem kľudne spať?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Với tất cả những điều ở trên, và sự thật là tôi hơi bất thường, sao tôi có thể ngủ ngon được cơ chứ?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?Учитывая все вышеперечисленное и то, какой я невротик, как я умудряюсь спокойно спать?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?אז בהינתן כל זה, וברמת הנוירוטיות שלי, איך אני בכלל מצליחה לישון?
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?وبأخذ كل هذا بعين الاعتبار .. كيف يمكنني أن أنام قريرة العين ..
Bunlari ve benim ne kadar norotik oldugumu gozonune alirsak geceleri nasil uyuyorum acaba?寝付くことができないなんて? 私は脳に回復力があることを
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.저는 여러분이 이 기구가 2톤이라는 것을 상상하셨으면 합니다.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Ce que je voudrais que vous imaginiez, c'est ce que ceci pèse deux tonnes.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Chcę, żebyście wyobrazili sobie ten ciężar o wielkości 2 ton.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Điều tôi muốn bạn tưởng tượng ở đây là 2 tấn cân nặng.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Dit weegt twee ton.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Imaginem que isto pesa duas toneladas.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Quiero que piensen que esto pesa 2 toneladas.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Saya ingin Anda membayangkan bahwa berat benda ini 2 ton.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Voglio però che sappiate che questo affare pesa due tonnellate.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Vreau să vă imaginați o greutate de două tone.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Was Sie sich vorstellen müssen sind die zwei Tonnen Gewicht.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Φανταστείτε ότι αυτό ζυγίζει 2 τόνους.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Представьте себе, эта штука весит две тонны.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.Това, което искам да си представите е, че това са два тона тегло.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.אני מבקש שתדמיינו שזה משקל של 2 טון.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.ما أريدكم أن تتخيلوه هو أطنان من الوزن.
Gözönüne getirmenizi istediğim şey, bu alet iki ton ağırlığında.気球を使って
Tasarımcıların esasında hayat üzerinde çalışıyor olması, her ne kadar teknolojiyi gözönünde bulundursalar da.디자이너들이 기술력을 고려할지라도 삶에 관해서 작업을 많이 하지 않는다는것입니다,
Tasarımcıların esasında hayat üzerinde çalışıyor olması, her ne kadar teknolojiyi gözönünde bulundursalar da.הוא שמעצבים אינם באמת עובדים על החיים למרות שהם לוקחים את הטכנולוגיה בחשבון.
Tasarımcıların esasında hayat üzerinde çalışıyor olması, her ne kadar teknolojiyi gözönünde bulundursalar da.هي أن المصممين لا يعملون فقط على الحياة حتى وأنهم يضعون التكنولوجيا الجديدة في الحسبان