Şu anda, şehri göz önünde bulunduruyoruz.지금 우리는 이 도시에 대해 의논을 하고 있습니다.
Şu anda, şehri göz önünde bulunduruyoruz.Maintenant, nous consultons la ville.
Şu anda, şehri göz önünde bulunduruyoruz.Proprio ora, stiamo consultando la città.
Şu anda, şehri göz önünde bulunduruyoruz.W tej chwili trwają konsultacje społeczne.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Cần phải chú ý là, đương nhiên, Mỹ và Anh ở ngay kế tiếp.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Debe tenerse en cuenta, por supuesto, que EE.UU. y el Reino Unido son los siguientes.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Det bør, selvfølgelig, nævnes at USA og England er de næste i køen.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Es sei natürlich darauf hingewiesen, dass die USA und Großbritannien die nächsten in der Reihe sind.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır."물론 미국과 영국이 그 다음으로 저축률이 적지요.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Mas reparem que os EUA e o Reino Unido estão logo a seguir.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Měli bychom samozřejmě poukázat, že USA a Spojené království jsou další v pořadí.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Merk op dat de V.S. en het V.K. kort volgen.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Namun harus dikatakan bahwa Amerika Serikat dan Inggris ada di urutan berikutnya.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.On doit remarquer, bien sûr, que les États-Unis et le Royaume-Uni viennent juste après.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Természetesen észre kell vegyük, hogy az USA és Nagy-Britannia rögtön mellette találhatóak.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Trebuie menţionat că SUA şi Marea Britanie o urmează.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Trzeba oczywiście zauważyć, że tuż obok są USA i Wielka Brytania.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Va notato, naturalmente, che gli Stati Uniti e il Regno Unito vengono subito dopo.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Θα έπρεπε να σημειώσουμε, φυσικά, ότι οι ΗΠΑ και το Ην. Βασίλειο είναι οι επόμενες στη σειρά.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Заметьте, что непосредственно за ней следуют США и Великобритания.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.Також зауважмо, що Сполучені Штати та Великобританія йдуть слідом за Грецією.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.יש לציין, כמובן, כי ארצות הברית ובבריטניה הן הבאות בתור.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.نلاحظ أنّ الولايات المتّحدة الأمريكية و المملكة المتّحدة هما التّاليتان بعد اليونان.
Tabiki ABD ve İngiltere'nin de Yunanistan'dan sonra sırada olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.さて こうした貯蓄率における違いに
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?Bene, così prendiamo l'equazione, ma perché non abbiamo sentito niente da nessuno là fuori?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?Bien, entonces si tomamos la ecuación, ¿por qué no hemos oído de alguien de allá afuera?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?Bon, si on accepte cette nouvelle équation, pourquoi n'avons pas encore entendu d'extra-terrestres ?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?Dacă luam această ecuaţie, de ce nu am auzit nimic de la nimeni până acum?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?Dobrá, takže pokud vezmeme tu rovnici, proč jsme ještě od nikoho zvenku nedostali zprávy?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?좋아요, 우리가 이 공식을 받아들인다면 저곳으로부터 왜 아무 것도 듣지 못했을까요?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?OK, als we van die vergelijking uitgaan, waarom hebbe we dan nog van niemand daarginder gehoord?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?OK, szóval ha ezt az egyenletet vesszük, miért nem hallottunk még bárkiről onnan messziről?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?OK, w takim razie, skoro przyjmujemy to równanie, dlaczego nie dostaliśmy wiadomości od nikogo stamtąd?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?Wenn wir also diese Gleichung nehmen, warum haben wir dann noch von Niemanden was gehört?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?Έτσι, εάν πάρουμε αυτήν την εξίσωση, γιατί δεν έχουμε ακούσει κάτι από κάποιον άλλον εκεί έξω;
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?Если мы возьмём это уравнение, то почему же тогда мы никого не обнаружили?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?Значи, ако вземем това уравнение, защо не сме получили вест от никого там, навън?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?אז אם ניקח משוואה זו, מדוע לא שמענו משהו ממישהו אי-שם בחוץ?
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?حسناً. إذا أخذنا تلك المعادلة لماذا لم نسمع أي أحد من تلك الجهة ؟
Tamam, eğer bu formülü göz önüne alırsak, neden hala orada bir yerlerden mesaj almadık?なぜ 宇宙人から何のコンタクトもないのでしょう? それは すべてのステップが危険だからです
Tüm bu faktörler ve fazlası göz önüne alındığında biz halen bazılarını tam manası ile anlamadık.Alla dessa orsaker, och många fler,
Tüm bu faktörler ve fazlası göz önüne alındığında biz halen bazılarını tam manası ile anlamadık.우리가 전부 제대로 이해하지도 못하는 이런 사실들과 그 외의 다른 요소들이 모여
Tüm bu faktörler ve fazlası göz önüne alındığında biz halen bazılarını tam manası ile anlamadık.Toți acești factori și mulți alții pe care încă nu-i înțelegem pe deplin, au contribuit
Tüm bu faktörler ve fazlası göz önüne alındığında biz halen bazılarını tam manası ile anlamadık.И все эти факторы, и многие другие, многие из которых мы даже пока до конца не понимаем, они сошлись воедино.
Tüm bu faktörler ve fazlası göz önüne alındığında biz halen bazılarını tam manası ile anlamadık.אז כל הגורמים האלה, ורבים אחרים, שאת חלקם אפילו איננו מבינים לנמרי,
Tüm bu faktörler ve fazlası göz önüne alındığında biz halen bazılarını tam manası ile anlamadık.إذاً، كل تلك العوامل و الكثير أيضا غيرها لا يمكننا حتى أن نفهم بعضها بعد
Tüm bu faktörler ve fazlası göz önüne alındığında biz halen bazılarını tam manası ile anlamadık.まだ私たちが十分に 理解していない要素も含め 全てが融合し
Uçakta cam olmadığını var sayalım ve sabit hızla gittiği bir durumu göz önüne almayalım비행기에 창문이 없다고 생각하고, 같은 속력으로 가고있고
Uçakta cam olmadığını var sayalım ve sabit hızla gittiği bir durumu göz önüne almayalımLad os antage der ingen vinduer er i flyvemaskinen. Den har en konstant hastighed og der er ingen turbulens.
Uçakta cam olmadığını var sayalım ve sabit hızla gittiği bir durumu göz önüne almayalımVamos dizer que não haja janelas neste avião e ele está em velocidade constante
Uçakta cam olmadığını var sayalım ve sabit hızla gittiği bir durumu göz önüne almayalımשוב, נניח כי אין כלל חלונות במטוס, והוא נע במהירות קבועה
Uçakta cam olmadığını var sayalım ve sabit hızla gittiği bir durumu göz önüne almayalımولنفرض انه لا يوجد نوافذ في تلك الطائرة , هي تتحرك بسرعة ثابته ( constant velocity)
Uçakta cam olmadığını var sayalım ve sabit hızla gittiği bir durumu göz önüne almayalımそして、ゆれも全くない。 音も何も聞こえない。
Uzak Doğu'ya ve Çin'e özgü bir bitki, fakat sıtmanın Afrika'daki yaygınlığını göz önünde bulundurarakC'est originaire de Chine et d'Extrême-Orient, mais la plus forte prévalence du paludisme étant en Afrique,
Uzak Doğu'ya ve Çin'e özgü bir bitki, fakat sıtmanın Afrika'daki yaygınlığını göz önünde bulundurarakÉ originária da China e do Extremo Oriente mas dado que a prevalência da malária é aqui em África,
Uzak Doğu'ya ve Çin'e özgü bir bitki, fakat sıtmanın Afrika'daki yaygınlığını göz önünde bulundurarakEs indígena de la China y el Extremo Oriente, pero dado a que la prevalencia de paludismo es aquí en África,
Uzak Doğu'ya ve Çin'e özgü bir bitki, fakat sıtmanın Afrika'daki yaygınlığını göz önünde bulundurarakEste indigenă în China şi în Estul Îndepărtat dar pentru că malaria este mai răspândită aici în Africa,
Uzak Doğu'ya ve Çin'e özgü bir bitki, fakat sıtmanın Afrika'daki yaygınlığını göz önünde bulundurarakKínában és a Távol-Keleten őshonos, de tekintettel arra, hogy a malária Afrikában uralkodó,
Uzak Doğu'ya ve Çin'e özgü bir bitki, fakat sıtmanın Afrika'daki yaygınlığını göz önünde bulundurarak이것의 원산지는 중국과 극동지역이지만 아프리카에서 말라리아가 유행한다는 것을 보고
Uzak Doğu'ya ve Çin'e özgü bir bitki, fakat sıtmanın Afrika'daki yaygınlığını göz önünde bulundurarakPochodzi z Chin i Dalekiego Wschodu, ale malaria najpowszechniej wystepuje w Afryce.