götürme ile cümle
götürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.軍隊抓住佢地 無將佢地送去警局, 反而將佢地送左去一個同佢地有仇嘅貧民窟
"Orduya karşı gelme" kuralı şüphe götürmez.Armeijaa ei tietenkään saa vastustaa.
"Orduya karşı gelme" kuralı şüphe götürmez."Modsæt dig ikke militæret", forstår man.
"Orduya karşı gelme" kuralı şüphe götürmez."Motsätt dig inte militären", förstår man.
"Orduya karşı gelme" kuralı şüphe götürmez."Não se opor aos militares", não é preciso dizer mais nada.
"Orduya karşı gelme" kuralı şüphe götürmez."Nie sprzeciwiać się wojsku" nie wymaga komentarza.
"Orduya karşı gelme" kuralı şüphe götürmez."Non opporsi all'esercito" è una regola che parla da sola.
"Orduya karşı gelme" kuralı şüphe götürmez."No te opongas al ejército" ni que decir tiene.
"Orduya karşı gelme" kuralı şüphe götürmez.Το "μην αντιστέκεστε στο στρατό" είναι αυτονόητο.
"Orduya karşı gelme" kuralı şüphe götürmez."Не выступать против армии" - тут и так всё ясно.
Oturma izni başvurusunu, başvuruyu yapacağınız merciye bizzat kendinizin götürmesi gerekmektedir.Deberá acudir personalmente a entregar la solicitud de permiso de residencia.
Oturma izni başvurusunu, başvuruyu yapacağınız merciye bizzat kendinizin götürmesi gerekmektedir.Du måste personligen gå och lämna in ansökan om uppehållstillstånd.
Oturma izni başvurusunu, başvuruyu yapacağınız merciye bizzat kendinizin götürmesi gerekmektedir.Sinun pitää mennä henkilökohtaisesti paikalle jättämään oleskelulupahakemus.
Oturma izni başvurusunu, başvuruyu yapacağınız merciye bizzat kendinizin götürmesi gerekmektedir.Vous devez vous rendre en personne à l'endroit où vous déposez votre demande.
Oturma izni başvurusunu, başvuruyu yapacağınız merciye bizzat kendinizin götürmesi gerekmektedir.Вам необходимо лично присутствовать при подаче заявления на предоставление вида на жительство.
Oturma izni başvurusunu, başvuruyu yapacağınız merciye bizzat kendinizin götürmesi gerekmektedir.يجب عليك أن تحضر شخصياً لتقديم الطلب.
Oturma izni başvurusunu, başvuruyu yapacağınız merciye bizzat kendinizin götürmesi gerekmektedir.您必须亲自前往申请当局递交居留许可申请。向领事馆或移民局服务处递交申请时,需提供申请表附件的原件。
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Bene, voglio portarvi con me in questo viaggio.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Bueno, quiero llevarlos en este viaje.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Chcem vás vziať na cestu.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Chci vás vzít na cestu.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Eh bien, je vais vous emmener dans ce voyage.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Ei bine, vreau să vă iau cu mine în această călătorie.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.El akarom vinni Önöket egy utazásra.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Jag vill ta med er på den här resan.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.저는 여러분을 제 여정에 초대하고 싶습니다.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Nun, ich möchte euch auf diese Reise mitnehmen.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Quero levar-vos nesta viagem.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Tôi muốn dẫn dắt bạn đi vào hành trình này.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Więc, chcę was zabrać w tę podróż.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Zo, dan wil ik jullie nu meenemen op mijn reis.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.Я хочу пригласить вас в путешествие.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.ובכן, ברצוני לקחת אתכם למסע הזה.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.حسن، أود أن أصطحبكم إلى هذه الرحلة.
Peki, sizi bu yolculuğa götürmek istiyorum.私がしてきた旅は、他のどんな旅にも例えられるものだと思います
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.E não quis levar a arca do Senhor para a cidade de Davi; mas fê-la entrar na casa de Obede-Edom, o gitita.
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.여호와의 궤를 옮겨 다윗성 자기에게로 메어 가기를 즐겨하지 아니하고 치우쳐 가드 사람 오벧에돔의 집으로 메어 간지라
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.N'a vrut să aducă chivotul Domnului la el în cetatea lui David, şi l -a dus în casa lui Obed-Edom din Gat.
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.И не захотел Давид везти ковчег Господень к себе, в город Давидов, а обратил его в дом Аведдара Гефянина.
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.ולא אבה דוד להסיר אליו את ארון יהוה על עיר דוד ויטהו דוד בית עבד אדום הגתי׃
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.ولم يشأ داود ان ينقل تابوت الرب اليه الى مدينة داود فمال به داود الى بيت عوبيد ادوم الجتّي.
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.於 是 大 衛 不 肯 將 耶 和 華 的 約 櫃 運 進 大 衛 的 城 、 卻 運 到 迦 特 人 、 俄 別 以 東 的 家 中
RABbin Sandığını Davut Kentine götürmek istemedi. Bunun yerine sandığı Gatlı Ovet-Edomun evine götürdü.於是 大衛不肯將 耶和華 的 約櫃 運進 大衛 的 城 、 卻運 到 迦特人 、 俄別以東 的 家中
Rockbell aile mezarına götürmek isterdim!-mutta minä haluan yhä hakata sinut ja raahata Rockbellin sukuhaudalle.
Rockbell aile mezarına götürmek isterdim!-och tvinga dig till Rockbells familjegrav.
Rockbell aile mezarına götürmek isterdim!- og tvinge dig til Rockbells familiegrav.
Sadece seni götürmek istiyorum.Aku hanya ingin memberimu tumpangan.
Sadece seni götürmek istiyorum.Je veux juste te ramener.
Sadece seni götürmek istiyorum.Prostě tě chci odvést.
Sadece seni götürmek istiyorum.Pur si simplu vreau sa te plimb cu masina.
Sadece seni götürmek istiyorum.Sólo quiero llevarte.
Sadece seni götürmek istiyorum.Szimplán csak szeretném hazavinni.
Sadece seni götürmek istiyorum.Tôi chỉ muốn đưa cô về.
Sadece seni götürmek istiyorum.Voglio solo darti un passaggio.
Sadece seni götürmek istiyorum.Искам да те закарам.
Sadece seni götürmek istiyorum.Просто хочу подвезти.
Sadece seni götürmek istiyorum.Същото е. Искам да те закарам.
Sadece seni götürmek istiyorum.أنا أريد إيصالك فقط
Seni böyle görünürken götürmek ister miyim sence?Emellett, az hiszi, hogy ilyen állapotban visszaküldöm a palotába?
Seni böyle görünürken götürmek ister miyim sence?Et puis, crois-tu que je vais te renvoyer au Palais dans cet état ?