götürme ile cümle
götürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Det finns inga ledtrådar till vem som leder dem.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Die zullen het niet meer navertellen.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Eivät vie uutisia johtajalleen, ken hän lieneekään.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Eles não trazem notícia de quem os lidera.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Ellos no darán información a quien sea que los lidera.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Ils n'apporteront pas de nouvelles à celui qui les envoie, qui que ce soit.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Ktokolwiek nimi dowodzi, nie usłyszy już od nich wieści.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Már nem fognak hírt vinni róluk a vezetőjüknek.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.No potranno portare alcuna notizia a chiunque li stia guidando.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Sie werden keinem ihrer Anführer mehr Bericht erstatten können!
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Ti už nepřinesou žádné zprávy tomu, kdo je poslal.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Tí už neprinesú žiadne správy tomu, kto ich poslal.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Δε θα φέρουν κανένα νέο σε όποιον κι αν είναι ο αρχηγός τους.
Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.Кто бы их ни возглавлял, новостей они ему уже не принесут.
Onu buradan götürmeliyiz! Tamam.Moramo ga spraviti od tu, sprejem.
Onu buradan götürmeliyiz! Tamam.Musíme ho odtiaľto dostať.
Onu buradan götürmeliyiz! Tamam.Musíme ho odtuď dostat.
Onu buradan götürmeliyiz! Tamam.¡Necesitamos evacuarlo!
Onu buradan götürmeliyiz! Tamam.Temos de o tirar daqui!
Onu buradan götürmeliyiz! Tamam.Πρέπει να τον πάρουμε από δω!
Onu buradan götürmeliyiz! Tamam.אנחנו חייבים .לחלץ אותו מכאן. עבור
Onu buradan götürmeliyiz!Trebuie ridicat de aici, terminat.
Onu buradan götürmeliyiz!آر بي جي!
Onu bir an önce hastaneye götürmelisin!Trebuie să-l [br] ia la spital imediat!
Onu buradan götürmeliyiz! Tamam.Jeg kan ikke få fat i ham!
Onu çok daha önce götürmeliydik!Ar fi trebuit s-o ducem la sanatoriu cu mult înainte!
Onu çok daha önce götürmeliydik!On aurait dû l'envoyer...
Onu çok daha önce götürmeliydik!Powinniśmy już wcześniej zabrać ja do szpitala!
Onu çok daha önce götürmeliydik!Wir hätten sie schon lange in die Anstalt stecken sollen.
Onu çok daha önce götürmeliydik!Επρεπε να την είχαμε πάει στο άσυλο πολυ καιρό πριν!
Onu düzgün bir doktora götürmeli.Debemos llevarla a un médico.
Onu düzgün bir doktora götürmeli.Devi trovarle un vero dottore.
Onu düzgün bir doktora götürmeli.Du må få hende til en læge.
Onu düzgün bir doktora götürmeli.Du måste ta henne till en läkare.
Onu düzgün bir doktora götürmeli.Hän tarvitsee oikeaa lääkäriä.
Onu düzgün bir doktora götürmeli.Musi teraz trafić do lekarza.
Onu düzgün bir doktora götürmeli.Tem de a levar a um médico como deve ser.
Onu düzgün bir doktora götürmeli.Πρέπει να την πας σε κανονικό γιατρό.
Onu düzgün bir doktora götürmeli.Надо доставить её к настоящему врачу.
Onu götürmene kim izin verdi?No tienes derecho a quitarme mi hombre.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.이해를 돕기 위해 1835년으로 거슬러올라가 볼까합니다.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.1835年、ジェイムズ・ゴードン・ベネットは初めて大衆向けの新聞をニューヨークで
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Así que para empezar a resolver esto, quiero que regresemos al año 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.By zacząć, chciałbym nas zabrać do roku 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.En om hieraan te verhelpen, wil ik teruggaan naar 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Et donc pour résoudre cela, je veux nous ramener dans le passé, en 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Menjünk vissza egészen 1835-ig, hogy sikerüljön megérteni a kettő közötti különbséget.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Para ajudar nesse sentido, quero recuar até 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Pentru a face lumină în această direcție să ne întoarcem în 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Per rendere la cosa più semplice, voglio ritornare al 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Um da zu helfen möchte ich uns nach 1835 zurück bringen.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.Untuk mempermudah hal tersebut, kita akan kembali ke tahun 1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.И за да помагам в разбирането на разликите, ще ни върна обратно през 1835 година.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.И чтобы преодолеть эту сложность, давайте мысленно вернемся к 1835 году.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.וכדי להבין, ברצוני להחזיר אותנו ל-1835.
Onun için bu duruma yardımcı olmak açısından bizleri 1835 yılına geri götürmek istiyorum.ولبداية مساعدة ذلك، أريد أن أنتقل بكم إلى عام 1835.
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.군은 그들을 잡아서, 경찰에 인계하는 대신 그들을 적대하고 있는 상대 빈민가에 넘겼고
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.והצבא לקח אותם, ובמקום למסור אותם לתחנת המשטרה, הם הביאו אותם לפאבלה המסוכסכת איתם
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.فاخذهم الجيش, وبدلا من تسليمهم الى مركز الشرطة, تم تسليمهم الى الاعداء
Ordu onları alıyor ve karakola götürmek yerine düşman bir mahalleye götürüyor ve çocuklar orada doğranıyor.警察署ではなく 敵のファヴェーラへ連行されて 切り刻まれてしまいました