götürme ile cümle
götürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü seni eve götürmek istiyorum.Pentru ca vreau sa-ti ofer o plimbare. - Poftim?
Çünkü seni eve götürmek istiyorum.Perchč voglio darti un passaggio. - Cosa?
Çünkü seni eve götürmek istiyorum.Porque quiero llevarte. - ¿Qué?
Çünkü seni eve götürmek istiyorum.Protože tě chci odvést. Co?
Çünkü seni eve götürmek istiyorum.Vì tôi muốn đưa cô về? - Gì?
Çünkü seni eve götürmek istiyorum.Затем, что подброшу тебя. Что?
Çünkü seni eve götürmek istiyorum.Защото искам да те закарам. Какво?
Çünkü seni eve götürmek istiyorum.لأننى أريد إيصالك ماذا؟
Çünkü seni eve götürmek istiyorum.ماذا؟
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?Así que eres el hombre al que So-hwa me pidió llevar a la aldea.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?Deci tu eşti persoana pe care So-hwa mi-a cerut să o duc în oraş.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?Jadi kamu adalah orang yang harus kubawa ke desa atas permintaan So-Hwa.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?Jij bent dus die man die ik van So-hwa naar het dorp moest brengen.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?So-hwa m'a demandé de te conduire au village.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?Takže ty jsi ten, koho mám na žádost So-hwa dovést do vesnice.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?Ti si torej mož, za katerega je prosila, da ga spremim v vas.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?Vậy anh là người mà So-hwa đã nhờ tôi đưa về làng.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?Więc to ciebie mam zabrać do wioski na prośbę So-hwa.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?Значи ти си човека, който Со-Ха ме помоли да отведа в селото.
Demek So-hwa'nın köye götürmemi istediği adam sensin?אז אתה האדם שסו-וואה .ביקשה ממני לקחת לכפר
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.Aby sa vám vysvetlil moje TED prianie, budem vás musieť vziať tam, kde veľa ľudí nebolo, a to okolo sveta.
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.Aby wyjaśnić moje marzenie, zabiorę was tam, gdzie było niewielu - w podróż dookoła świata.
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.Para explicar o desejo, tenho de vos levar a um lugar onde muitas pessoas nunca foram, à volta do mundo.
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.제 TED Prize wish를 설명하기위해서 어딘가로 모실텐데요, 많은 사람들이 가본 적 없는 곳들이지만 전 세계에 어디든 있는 곳들입니다.
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.Tôi sẽ dẫn các bạn tới nơi mà nhiều người chưa đặt chân tới , 1 chuyến đi vòng quanh thế giới
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.Для обоснования своего желания, мне надо пригласить вас туда где многие не были, а именно, вокруг света.
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.За да изясня моето желание, ще ви заведа някъде, където много хора не са били и това е навсякъде по света.
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.כדי להסביר את משאלתי אני אקח אתכם למקום שרוב האנשים טרם היו בו, וזה מסביב לעולם.
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.لشرح الأمنية ، يجب علي أن أخذكم إلى مكان لم يذهب إليه الكثير من الناس، وهذا المكان هو: حول العالم.
Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim.あまり人の行かない場所にお連れします 僕が24歳のとき ケイト・ストアと一緒に
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.1996年12月10日「ミスター午前4時」 ファロン ヤングが
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Cô ấy có chứng cứ ngoại phạm rõ ràng nhất thế giới.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Dia memiliki alibi yang paling tidak terbantahkan di dunia.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ea are cel mai bun alibi din lume.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ella tenía la coartada más irrebatible de todas.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ha l'alibi più a prova di bomba possibile.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.그녀는 세계에서 가장 완벽한 알리바이를 가지고 있습니다.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ma najlepsze na całym świecie alibi.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ő bombabiztos alibivel rendelkezik.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ona má k dispozícii absolútne vodotesné alibi.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Où était alors Wislawa Szymborska? Elle a l'alibi le plus parfait de l'histoire du crime.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Sie hat das absolut wasserdichteste Alibi der Welt.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Ta má snad to nejvíce neprůstřelné alibi na světě.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Έχει το καλύτερο άλλοθι στον κόσμο.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.Тя има възможно най-непоклатимото алиби в света.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.У неё самое неопровержимое алиби на свете.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.לה יש את האליבי המוצק הכי טוב בעולם.
Dünyanın en su götürmez mazeretine sahipti.كانت لها الغيبة الاكثر تأكيدا في العالم عن موقع الجريمة.
Duydunuz mı? Buradaki komutanımız kızları Barselona'ya götürmek için... ...bir kamyon istiyor.Naša tovarišica tu želi avtobus da prepelje svoja dekleta... ...do Barcelone.
Duydunuz mı? Buradaki komutanımız kızları Barselona'ya götürmek için... ...bir kamyon istiyor.Nasze towarzyszki chcą autobus aby zabrać dziewczyny... ...do Barcelony.
Efendi Arathorn Onlara liderlik eden her kimse ona bilgi götürmeyecekler.逃げた者は おりません
Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››A keby nechcela žena ísť s tebou, budeš čistý od tejto mojej prísahy, len môjho syna nezaveď nazpät ta.
Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››Ako bi pa ženska ne hotela iti s teboj, bodeš prost te zarotitve moje; samo sina mojega ne vodi tja nazaj.
Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››Als het je niet lukt, ben je van je eed ontslagen. Maar je mag mijn zoon nooit daarheen brengen."
Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››만일 여자가 너를 좇아 오고자 아니하면 나의 이 맹세가 너와 상관이 없나니 오직 내 아들을 데리고 그리로 가지 말지니라
Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››Mutta jos tyttö ei tahdo seurata sinua, niin olet tästä valasta vapaa. Älä vain vie poikaani sinne takaisin."
Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››ואם לא תאבה האשה ללכת אחריך ונקית משבעתי זאת רק את בני לא תשב שמה׃
Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››وان لم تشإ المرأة ان تتبعك تبرأت من حلفي هذا. اما ابني فلا ترجع به الى هناك.
Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››倘 若 女 子 不 肯 跟 你 來 、 我 使 你 起 的 誓 就 與 你 無 干 了 、 只 是 不 可 帶 我 的 兒 子 回 那 裡 去
Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››倘若 女子 不 肯 跟 你 來 、 我 使 你 起 的 誓就 與 你 無干了 、 只是 不可帶 我 的 兒子 回 那 裡去