göstermiş ile cümle
göstermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve sebebini göstermiştim.І я показав, чому.
Ve sebebini göstermiştim.وقد وضحت السبب
Ve size herhangi bir gerçek vektörün uzunluğunun pozitif olacağını çoktan göstermiştim. -A již jsme si ukázali, že velikost libovolného reálného vektoru bude vždy kladná.
Ve size herhangi bir gerçek vektörün uzunluğunun pozitif olacağını çoktan göstermiştim. -E eu realmente lhe mostre que o comprimento de qualquer vetor real terá que ser positivo.
Ve size herhangi bir gerçek vektörün uzunluğunun pozitif olacağını çoktan göstermiştim. -I już pokazałem, że długość rzeczywistego wektora jest dodatnia.
Ve size herhangi bir gerçek vektörün uzunluğunun pozitif olacağını çoktan göstermiştim. -그리고 저는 이미 어떤 벡터의 길이든 양수가 될 것임을 보였습니다
Ve size herhangi bir gerçek vektörün uzunluğunun pozitif olacağını çoktan göstermiştim. -Y ya he demostrado que la longitud de cualquier vector real va a ser positivo.
Ve size herhangi bir gerçek vektörün uzunluğunun pozitif olacağını çoktan göstermiştim. -Вече ви казах, че дължината на всеки реален вектор е положително число
Ve, soruyu bu şekilde göstermiştik.I to było reprezentowane prze ten problem.
Ve, soruyu bu şekilde göstermiştik.Y fue representado por este problema.
Ve, soruyu bu şekilde göstermiştik.وكانت تمثل في هذه المسألة
Veya bazı borçlanmalarda şirket teminat göstermiş olabiliyor.実際に何らかの担保が資産側にあります。 それは、土地の一部の様に。 良いですね?
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.A aj keď chudoba v posledných rokoch dramaticky poklesla, jej úplné vykorenenie je ďaleko.
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.Aunque se haya reducido la pobreza en los últimos años, aun no está erradicada.
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.Även om fattigdomen har minskat kraftigt under de senaste åren är det lång ifrån utrotad.
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.E anche se la povertà è diminuita molto negli anni recenti, è lontana dall'essere eliminata.
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.E apesar da redução dramática da pobreza dos últimos anos... ...está longe de ser erradicada.
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.És bár a nyomor drámaian csökken az utóbbi években az még messze van a megszűnéstől.
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.I mimo że bardzo się poprawiło w ostatnich latach, bieda nadal istnieje
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.Walau angka kemiskinan turun drastis, tapi itu masih jauh dari nol
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.Αν και η φτώχεια έχει μειωθεί δραματικά τα τελευταία χρόνια... είναι μακριά από την εξάλειψη.
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.И хотя бедность серьезно снизилась за последние годы, до ее искоренения еще далеко.
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.Макар че бедността е значително намаляла в последните години, все още не е елиминирана.
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.אך למרות שאחוז העוני קטן באופן משמעותי .בשנים האחרונות, הוא רחוק מסיום
Ve yoksulluk ciddi bir düşüş göstermiş olsa da şu ana kadar, yok olmaktan uzak görünüyor.カラカスの空港から 車でくるとき
Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, telefon ücretlerinin %35 oranındadüştüğünü göstermiştir.En aktuell undersökning visar att priset på vissa telekommunikationer har sjunkit med 35 %.
Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, telefon ücretlerinin %35 oranındadüştüğünü göstermiştir.Ennyere undersøgelse har vist, at visse telefontakster er faldet med 35%.
Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, telefon ücretlerinin %35 oranındadüştüğünü göstermiştir.Jak wykazały ostatniebadania rynku, niektóre z opłat za korzystanie z usług telefonicznych spadły o około 35%.
Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, telefon ücretlerinin %35 oranındadüştüğünü göstermiştir.Nedavna raziskava je pokazala, da so se nekateri telefonski stroški znižali za 35 %.
Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, telefon ücretlerinin %35 oranındadüştüğünü göstermiştir.Nedávno provedená studie ukázala, že některé telefonní poplatky klesly až o 35%.
Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, telefon ücretlerinin %35 oranındadüştüğünü göstermiştir.Podľa nedávnej štúdie niektoré telefónnepoplatky klesli až o 35 %.
Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, telefon ücretlerinin %35 oranındadüştüğünü göstermiştir.Preise für bestimmte Telefongespräche um 35 % gefallen sind.
Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, telefon ücretlerinin %35 oranındadüştüğünü göstermiştir.Um estudo recente revelou que o preço de certascomunicações telefónicas tinha descido 35%.
Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma, telefon ücretlerinin %35 oranındadüştüğünü göstermiştir.Une étude récente a révélé que leprix de certaines communications téléphoniques avait chuté de 35 %.
Yani, açı-kenar-açıya göre bu üçgenlerin eş olduğunu göstermiş olduk. -2 つの三角形は合同 だから、これを書いて私を聞かせてください。
Yani, açı-kenar-açıya göre bu üçgenlerin eş olduğunu göstermiş olduk. -결국 우리는 각-변-각의 조합으로 이 두 삼각형이 서로 합동이라는 것을 알아낸거죠
Yani, açı-kenar-açıya göre bu üçgenlerin eş olduğunu göstermiş olduk. -Napíšu to. Dokázali jsme, že trojúhelník...
Yani, açı-kenar-açıya göre bu üçgenlerin eş olduğunu göstermiş olduk. - Şimdi bunu yazayım.Vi har vist med vinkel-side-vinkel, at de 2 trekanter er kongruente. .
Yani, açı-kenar-açıya göre bu üçgenlerin eş olduğunu göstermiş olduk. -Szóval, mi csak megmutatta a szög-oldal-szög amit ezek két háromszög egybevágó
Yani, açı-kenar-açıya göre bu üçgenlerin eş olduğunu göstermiş olduk. -Takže len ukázali sme o uhol-boku-uhol, že tieto Dva trojuholníky sú zhodné
Yani, açı-kenar-açıya göre bu üçgenlerin eş olduğunu göstermiş olduk. -Доказахме, по принципа ъгъл-страна-ъгъл, че тези два триъгълника са еднакви.
Yani, açı-kenar-açıya göre bu üçgenlerin eş olduğunu göstermiş olduk. -Итак, по правилу угол- сторона - угол эти треугольники равны
Yani, açı-kenar-açıya göre bu üçgenlerin eş olduğunu göstermiş olduk. -لقد اوضحنا من خلال زاوية ضلع زاوية ان هذان المثلثان متطابقان
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Afinal, tínhamos agarrado em necessidades pré-existentes e mostrado soluções.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Also hatten wir einen existierenden Bedarf aufgegriffen und Lösungen aufgezeigt.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.A tak sme vzali tento dlho-existujúci problém a načrtli riešenia.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Deci într-un fel, noi am luat o nevoie pre-existentă și am prezentat soluții.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Dus in zekere zin hadden we een reeds bestaand idee genomen en oplossingen laten zien.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.In un certo modo, abbiamo preso un bisogno preesistente e mostrato le soluzioni.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.어떻게 보면 이 경우는 이미 확실한 요구조건을 수용해서 방안을 제시한 것이라고 볼 수 있습니다.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Nous avions donc pris un besoin préexistant et montré des solutions.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Tak więc, w pewnym sensie, wzięliśmy istniejącą potrzebę i znaleźliśmy rozwiązania.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Vì thế chúng tôi xem xét nhu cầu tồn tại trước đó và đưa ra các giải pháp
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Οπότε, κατά κάποιον τρόπο, εμείς είχαμε πάρει μία προ-υπάρχουσα ανάγκη και είχαμε παρουσιάσει λύσεις.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Така че в известен смисъл ние взехме една предварително съществуваща нужда и доказано решение.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.Что ж, значит, существующая потребность осознана, а наша роль - предоставить решение.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.אז בצורה מסויימת לקחנו צורך קיים והראינו פתרונות.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.فما قمنا به هو أننا أخذنا احتياج قائم وأوجدنا له الحلول.
Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik.そしてまた いろいろな種類のアイデアが提供され
Yani bu üçgendeki üç iç açının eş olduğunu göstermiş olduk. -따라서 우리는 3개의 각이 있는 삼각형을 가질 것이다 삼각형은 모두 합동이고