göstermek ile cümle

göstermek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Bij cognitieve illusies is het veel, veel moeilijker om mensen deze vergissingen aan te tonen.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Đối với những thứ khác điều này khó hơn nhiều để chỉ ra sai lầm đã mắc phải.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.I kognitiva illusioner är det mycket mycket svårare att demonstrera att folk gör fel.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.În iluziile cognitive este mult, mult mai greu să demonstrezi oamenilor greşelile.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.In kognitiven Täuschungen ist es viel, viel schwerer den Menschen die Fehler zu demonstrieren.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Jeśli chodzi o iluzję poznawczą, o wiele trudniej jest pokazać ludziom ich błędy.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.인지적인 착각에서는 사람들의 실수를 보여주기가 훨씬 어렵습니다.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Kognitiivisten illuusioiden virheitä on paljon vaikeampi demonstroida.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Nas ilusões cognitivas é muito mais difícil demonstrar os erros às pessoas.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Pri kognitivnih iluzijah je mnogo težje ljudem prikazati napake.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.U kognitivních iluzí je mnohem mnohem těžší předvést ostatním lidem omyly.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Στις νοητικές ψευδαισθήσεις είναι πολύ πιο δύσκολο να υποδείξουμε στους άλλους τα λάθη.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.А при иллюзии мыслительной становится намного труднее доказать людям, что они ошибаются.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.Докато при мисловните илюзии е доста, доста по-трудно да се покаже къде са грешките.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.באשליות קוגניטיוביות זה הרבה, הרבה יותר קשה להדגים לאנשים את הטעויות.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.في الوهم المعرفي فالأمر أكثر صعوبة بكثير لتوضيح أخطاء الناس.
Ama algısal yanılsamalarda insanlara hatalarını göstermek çok ama çok daha zor.ずっと難しいからです そこで 私は認識の錯覚、または
Ama amaçlarının "şehrin harabe olduğunu ama güzel bir harabe olduğunu" göstermek olduğunu da ekliyorlar.Ils ajoutent que leur objectif est « une ville qui, bien qu'une ruine, est une belle ruine » :
Ama amaçlarının "şehrin harabe olduğunu ama güzel bir harabe olduğunu" göstermek olduğunu da ekliyorlar.Spiegano poi che il loro principale obiettivo è " una città che nonostante tutto è una meravigliosa rovina":
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Aber er wollte ungedingt zeigen, dass er gerade zurückgekommen war, also rief er mich zu sich und sagte,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Ale wuj strasznie chciał pokazać, że właśnie wrócił, więc zawołał mnie i powiedział:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Dar el era disperat să arate că tocmai s-a întors, aşa că m-a chemat, şi mi-a spus,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:De nagybátyám annyira meg akarta mutatni, hogy éppen visszatért, hogy odahívott magához és azt mondta,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:하지만 삼촌은 그가 돌아왔다는걸 보여주기에 필사적이었고, 날 불러서 말했어요.
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Maar hij wilde laten zien dat hij net terug was gekomen, dus hij riep me en zei:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Mais il avait besoin de montrer qu'il venait juste de revenir, alors il m'envoya là-haut et me dit:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Mas ele estava danado para mostrar que tinha acabado de voltar, portanto chamou-me e disse-me:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Nhưng mà chú tôi rất muốn thể hiện mình vừa mới về, nên chú gọi tôi ra, và nói:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Pero estaba desesperado por mostrar que acababa de volver, así que me llamó arriba, y me dijo,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Але він відчайдушно хотів показати, що він тільки-но повернувся, тож покликав мене і мовив:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Но он ужасно хотел показать, что только что вернулся, поэтому он подозвал меня и говорит,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Но той отчаяно искаше да покаже, че тъкмо се е върнал, затова ме повика горе и каза:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:אך הוא השתוקק להראות שזה עתה הוא חזר, ולכן הוא קרא לי ואמר,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:ولكنه كان يائساً ليرينا أنه قد عاد أخيراً، فقام بمناداتي، وقال لي،
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:僕を呼び出して 言いました 「俺の寝室に行ってみろ
Ama artık biliyoruz. Son çalışmalar göstermekte ki aslında her yıldızın birden fazla gezegeni vardır.Nylige resultater indikerer, at faktisk alle stjerne har planeter, og mere end én.
Ama artık biliyoruz. Son çalışmalar göstermekte ki aslında her yıldızın birden fazla gezegeni vardır.Posledné výsledky ukazujú, že prakticky každá hviezda má planéty, a to viac než jednu.
Ama artık biliyoruz. Son çalışmalar göstermekte ki aslında her yıldızın birden fazla gezegeni vardır.Согласно результатам недавних исследований, у каждой звезды есть планета, и не одна.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Ale co chcę podkreślić... pokażę tutaj.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Có một điểm mà tôi muốn làm, tôi sẽ trình bày ngay đây
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Dar punctul la care vreau să ajung, vă voi arăta aici,
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.그러나 제가 강조하고 싶은 것은 다음의 것들입니다.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Maar het punt dat ik wil maken, zal ik je hier laten zien.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Mais le point que je veux faire, je vais vous le montrer ici.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Ma ora vi mostro la questione importante.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Me gustaría resaltar, lo mostraré aquí.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Was ich Ihnen klarmachen will, ich zeig's Ihnen hier oben...
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Але головне, що я хочу показати, я продемонструю вам зараз.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Но главное, что я хотел доказать, я продемонстрирую вам сейчас.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.Но това, което искам да обясня, ще ви го покажа тук.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.אבל הנקודה שאני רוצה להעביר, אני אראה לכם כאן למעלה.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.ولكن النقطة التي أريد أن أذكرها ، سأريكم هنا.
Ama ben göstermek istediğim noktayı size burada göstereceğim.この画像はこれらに似ています
Ama ben özellikle bir şey göstermek isterim.Aber ich möchte Ihnen besonders eine Sache zeigen, also werde ich den Reiter öffnen,
Ama ben özellikle bir şey göstermek isterim.하지만 특별히 보여드리고 싶은 것이 하나 있습니다.
Ama ben özellikle bir şey göstermek isterim.literalmente horas a fio.
Ama ben özellikle bir şey göstermek isterim.Pokażę coś wyjątkowego.
Ama ben özellikle bir şey göstermek isterim.Але я хочу показати Вам одну річ.
Ama ben özellikle bir şey göstermek isterim.אבל אני רוצה להראות לכם דבר אחד במיוחד,
Ama ben özellikle bir şey göstermek isterim.ولكن أريد أن أريكم شيئا واحدا على وجه الخصوص،

İlgili Sayfalar