gösterişsiz ile cümle

gösterişsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O, gösterişsiz bir hayat sürdü.He led a sober life.
Tom gösterişsiz.Tom is simple.
Çok gösterişsiz giyinmişti.He dressed very modestly.
Tom genellikle gösterişsiz bir takım elbise giyer.Tom usually wears a conservative suit.
Çok gösterişsizmiş.That is very low key.
Lenin gibi Stalin de halk içinde tevazu ve gösterişsiz şekilde davranıyordu.Like Lenin, Stalin acted modestly and unassumingly in public.
Bunların dili sade ve gösterişsiz, bilakis güvenilirlikleri ise yüksektir.They are alert, fast moving, and highly venomous.
Macar grileri dinç, gösterişsiz, kolay yavrulayan ve uzun yaşayan sığırlardır.Hungarian Grey cattle are robust, easy-calving and long-lived.
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?We also see the trend toward tourism that's a little bit more low key.
"Sizin toplumunuz kral gösterişsiz kıyafetler giyerken bile soytarıya tapar."Your society worships the jester while the king stands in plain clothes."
Ve politikaları tamamen gösterişsiz değildir.And their politics are not entirely unattractive.
Pozlar özellikle kadınlar için gösterişsizdir ancak çocuklara daha fazla özgürlük tanınabilir.Poses are undemonstrative, especially for women, though children may be allowed more freedom.
Yine Akdamar Kilisesi ile karşılaştırıldığında buranın dış duvar süslemeleri de oldukça gösterişsizdir.Im Gegensatz zum Inneren der Kirche ist das Äußere mit dem Glockenturm eher schlicht gehalten.
İslam dininde kadınların tesettürlü ve gösterişsiz giyinmesi gerekir.Alle Bürokräfte dürfen und sollen sich zwanglos kleiden.
Gösterişsiz ve sessizdir.È scaltro e silenzioso.
Kostümler de özenli değildir, gündelik kıyafetleri andıran gösterişsiz prova kostümleridir.Используются как неформальная ежедневная одежда.
Bu şarkılar çoğunlukla gösterişsiz ve neşelidir.Deze liedjes zijn vaak erg aanstekelijk en grappig.
İbadetin genellikle gösterişsiz olduğu bilinmektedir.Ironia tkwi w tym, że adresatki pocałunku są zwykle nieszczęśliwe.
Lise yıllarında kendisini "ortalama zekâlı" ve "oldukça gösterişsiz" olarak tanımladı.Han anses av många killar i klassen som "töntig" och "plugghäst".
Gösterişsiz ve sessizdir.Скромна і тиха.
Bu şarkılar çoğunlukla gösterişsiz ve neşelidir.Взагалі ці собаки дуже кумедні й чарівні.
Lise yıllarında kendisini "ortalama zekâlı" ve "oldukça gösterişsiz" olarak tanımladı.Minogue se za svých školních let popisovala jako „průměrně inteligentní“ a „poměrně skromnou“.
Yeni yapılar eskilerinden çok daha küçük ve gösterişsizdi.Nový Chrám byl mnohem skromnější a menší než původní.
Lenin gibi Stalin de halk içinde tevazu ve gösterişsiz şekilde davranıyordu.La fel ca și Lenin, Stalin se comporta modest în public.
Dişisi gösterişsiz olur.Fogaik rágásra alkalmatlanok.
Yeni yapılar eskilerinden çok daha küçük ve gösterişsizdi.Τα αυτιά του ήταν μικρότερα και όχι τόσο εμφανή όσο των σημερινών ελεφάντων.
Gösterişsiz ve sessizdir.I storm og stille.
Bunların dili sade ve gösterişsiz, bilakis güvenilirlikleri ise yüksektir.Yang dimaksud dengan kecepatan angin dalam hal ini adalah besarannya dan tidak bergantung pada arah.
Macar grileri dinç, gösterişsiz, kolay yavrulayan ve uzun yaşayan sığırlardır.Bò xám Hungary mạnh mẽ, dễ sinh bê và sống lâu.
Bunların dili sade ve gösterişsiz, bilakis güvenilirlikleri ise yüksektir.他们的和弦实在是过分,就是过分,而他们的和声使这一切变得有效。
Gösterişsiz ve sessizdir.얌전하고 조용하다.
Gösterişsiz ve sessizdir.מוצגת כביישנית ושקטה.
İbadetin genellikle gösterişsiz olduğu bilinmektedir.לרוב, קריאה למשטרה תתברר כחסרת תועלת.
Eski Mısır'da sıradan ölüler de mumyalanırdı, ama onlar daha gösterişsiz mezarlara gömülürdü.גם אישים רמי מעלה אחרים במצרים העתיקה זכו לחניטה ולקברים מפוארים.
Çiçekleri küçük ve gösterişsiz olup taç yapraksızdırlar.Cvjetovi su sitni i neugledni, zelenkastobijele boje.
Marcus Aurelius onu "gösterişsiz yiğitlik" şeklinde öğreterek şereflendirir.Markas Aurelijus pamini, kad iš jo išmoko "vyriškumo be puikybės".
İslam dininde kadınların tesettürlü ve gösterişsiz giyinmesi gerekir.Kai kuriose bažnyčiose moterys privalo dėvėti galvos apdangalus.
Macar grileri dinç, gösterişsiz, kolay yavrulayan ve uzun yaşayan sığırlardır.Tai greitai bręstantys, nereiklūs, labai gerai išnaudojantys ganyklą gyvuliai.
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?Cu totii vedem tendinta catre turism care este un pic mai cumpatat.
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?또한 우리는 여행이 좀 절제된 형태로 변화하는 트렌드를 보고 있습니다. 맞죠?
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?Nous voyons également la tendance à un tourisme qui est un peu plus discret. Vous voyez ?
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?También vemos la tendencia hacia un turismo que es un poco más mesurado, ¿no es cierto?
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?Vediamo anche la tendenza verso un turismo che è un pò più dimesso. Giusto?
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?We zien ook een trend richting toerisme dat een beetje eenvoudiger is.
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?Widzimy też nowy trend turystyki za małe pieniądze, prawda?
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?Wir beobachten auch einen Trend zu etwas bescheidenerem Tourismus. Richtig?
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?Επίσης παρατηρούμε μια ροπή προς τουρισμό χαμηλών τόνων. Σωστά;
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?Виждаме също тенденцията към туризъм от малко по-ниска класа. Нали?
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?Также виден тренд в туризме, он становится более сдержанным. Верно?
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?אנו רואים גם מגמה של תיירות מעט יותר זולה, כן?
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?كذلك نرى إتجاه نحو السياحة التي تعتبر نوعا ما أسهل. صحيح؟
Aynı zamanda gösterişsiz turizme doğru bir eğilim de var, öyle değil mi?流行っていますよ ぶどう園や農園に行く アグリツアーです
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirAltele sunt uriaşi care fumegă, aspre şi austere. Refugiu al piraţilor. Cămin al dragonilor.
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirSố khác lại to lớn, thô ráp và mộc mạc Mái nhà của những tay cướp biển, Hang rồng
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirÚtočiště pirátů. Doupě draků.
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indir'Αλλα, γίγαντες που υποβράζουν, κακοτράχαλα και λιτά. Λημέρια πειρατών. Φωλιά δράκων.
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirДругие - это тлеющие гиганты, пустынные и безжизненные. Настоящее убежище для пиратов. Или логово драконов.
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirאחרים, ענקים רוחשים .מחוספסים ומתנזרים .רדופי פיראטים .מרבצם של דרקונים
Diğerleri;için için yanan devler, korsanlar için engebeli,gösterişsiz bir barınak ejderler için bir indirآخرون، إغتياظ العمالقة , وعر وصارم بيت إلى القراصنة , عرين التنينات
"Sizin toplumunuz kral gösterişsiz kıyafetler giyerken bile soytarıya tapar."A vossa sociedade venera o jogral "enquanto o rei permanece "de roupas simples."

İlgili Sayfalar