Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.ואז הייתי יכול ללכת ולמצוא אותם בשביל להעביר לכם את המצגת הקצרה הזו.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.وأستطعت أن أصل لها وأحمّلها لأقدّم لكم هذه الشريحة البسيطة.
Ben de onları edindim, bu sayede slayt gösterisini yapmam mümkün oldu.この小さなスライドショーを作りました ここで解決されている難しい問題は何でしょう?
Benim gibi normal birini... ...siz bir avuç insan taklidinin ucube gösterisine bula,stırmayın!-i er konstiga värld med pseudomänniskor.
Benim gibi normal birini... ...siz bir avuç insan taklidinin ucube gösterisine bula,stırmayın!Não arrastes uma pessoa normal, como eu, para este espectáculo de anormais, com um monte de pseudo-humanos!
Benim gibi normal birini... ...siz bir avuç insan taklidinin ucube gösterisine bula,stırmayın!- uden om jeres sære verden af pseudomennesker.
Ben sadece aptal bir ihtiyarım ama elimdekilerle gösteriş yapmak isterim!Jag är bara en gammal gubbe men nu vill jag visa vad jag kan.
Ben sadece aptal bir ihtiyarım ama elimdekilerle gösteriş yapmak isterim!Jeg er bare en gammel mand, men nu vil jeg vise, hvad jeg kan!
Ben sadece aptal bir ihtiyarım ama elimdekilerle gösteriş yapmak isterim!Jestem tylko niemądrym starcem, ale teraz chcę pokazać, na co mnie jeszcze stać.
Ben sadece aptal bir ihtiyarım ama elimdekilerle gösteriş yapmak isterim!Não passo de um velho tolo, mas quero exibir aquilo que sei!
Ben sadece aptal bir ihtiyarım ama elimdekilerle gösteriş yapmak isterim!Olen pelkkä ukonhöppänä- -mutta haluan näyttää, mihin pystyn.
Ben sadece aptal bir ihtiyarım ama elimdekilerle gösteriş yapmak isterim!¡Solo soy un viejo loco, pero ahora quiero demostrar de lo que soy capaz!
Ben sadece aptal bir ihtiyarım ama elimdekilerle gösteriş yapmak isterim!Sono solo un vecchio stolto, ma ora voglio dare prova di quello che so fare!
Ben sadece aptal bir ihtiyarım ama elimdekilerle gösteriş yapmak isterim!Я всего лишь глупый старик, но сейчас я хочу показать, на что способен!
Beraber geldiğimiz grup için bir köpek-ve-midilli gösterisi hazırlamışlardı.Они устроили шоу пустословия для нашей группы.
Beraber geldiğimiz grup için bir köpek-ve-midilli gösterisi hazırlamışlardı.הם העלו מופע נוצץ ומושקע לכבוד הקבוצה בה הייתי,
Beraber geldiğimiz grup için bir köpek-ve-midilli gösterisi hazırlamışlardı.وكان يضعون عرضا مبالغا فيه للمجموعة التي كنت فيها،
Beraber geldiğimiz grup için bir köpek-ve-midilli gösterisi hazırlamışlardı.私は何かのデモを見ながら 会場の後ろの方に立っていました
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.C'est une démonstration de réalité augmentée.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Es demonstriert erweiterte Realität.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Este o demonstrație de realitate augmentată.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.É uma demonstração de realidade aumentada.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Ez egy kiterjesztett valóság bemutató.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Het is een demonstratie van toegevoegde realiteit.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Ini adalah demonstrasi dari realita yang bertambah
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Jedná se o předvedení rozšířené reality.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.즉, 제가 여러분께 증강현실을 데모해 드리죠.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Một cuộc trình diễn 'hiện thực mở rộng.'
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Είναι μια επίδειξη επαυξημένης πραγματικότητας.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Това е демонстрация на разширената реалност.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Я представлю проект доповненої реальності.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.Я представлю проект дополненной реальности.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.זו הדגמה של מציאות מרובדת.
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.و هي شرح ل "الحقيقة المدمجة".
Bir artırılmış gerçeklik gösterisi.ご覧になる映像は録画されたものではありません
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.El avea un număr minunat în care o tufă de trandafiri înflorea în fața ochilor auditoriului.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Él tenía este truco maravilloso hacía florecer un rosal frente a nuestros ojos.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Er hatte einen tollen Trick, bei dem ein Rosenbusch vor Ihren Augen zu blühen begann.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Hij had een prachtige truc waarbij een rozenstruik vlak voor je ogen ging bloeien.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Il avait ce tour magnifique où un rosier fleurissait sous vos yeux.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.그는 여러분들의 눈 앞에서 장미가 피는 이런 대단한 마술을 할 줄 압니다.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Robil tento úžasný trik, pri ktorom ružový krík rozkvitol pred vašimi očami.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Sapeva fare un trucco fantastico: faceva fiorire un rosaio proprio davanti ai vostri occhi.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Tinha um truque espantoso em que uma roseira florescia mesmo em frente dos nossos olhos.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.W jednym z jego wspaniałych trików róża rozkwitała na oczach widzów.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.Той имал този прекрасен трик, където розов храст разцъфва направо пред очите ви.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.У него был этот замечательный трюк, где куст роз расцветает прямо перед вашими глазами.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.היה לו טריק נפלא שבו שיח וורדים היה פורח מול העיניים שלכם.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.كانت لديه هذه الخدعة الرائعة حيث تتفتح شجيرة ورود أمام أعيننا مباشرة.
Bir gül ağacının gözlerinizin önünde çiçeklendiği bir gösterisi vardır.素晴らしいマジックが十八番でしたが 一番見事なマジックは
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.Amikor egy kiállításra készülök, sokat gondolkodom azon, hogy milyen érzéssel kell az embereknek elmenniük?
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.Anche quando preparo una mostra d'arte penso, a cosa la gente dovrebbe portarsi via?
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.Îmi informează lucrarea. Când am o expoziție mă gândesc cu ce aș vrea să rămână oamenii.
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.Incluso cuando hago una muestra de arte, realmente pienso qué debería llevarse la gente.
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.Kể cả khi tôi mở triển lãm nghệ thuật, tôi cũng nghĩ về việc nó nên để lại gì cho người xem.
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.Kiedy przygotowuję wystawę, myślę, co ludzie powinni z niej wynieść. myślę, co ludzie powinni z niej wynieść.
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.제가 미술 전시회를 열 때, 저는 사람들이 무엇을 얻고 가야되는지에 대해 골똘히 생각합니다.
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.Même quand je fais une exposition, je pense vraiment à ce que les gens devraient emporter en repartant.
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.Selbst bei einer Kunstausstellung überlege ich, was die Leute daraus mitnehmen sollen.
Bir sanat gösterisi sergilediğimde, gösteriden çıkan insanların çıkışta gösteriden ne aldıklarını düşünüyorum.Walaupun saya mengadakan pameran kesenian, saya sering berpikir, apakah yang akan dibawa orang-orang ini?