göstergesi ile cümle

göstergesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Zenginlik göstergesiydi.Rikt illustrert.
Bu gerçekten giderek belirgenleşen deliliğinin bir göstergesidir.Dette danner så grunnlaget for videre oppsprekking.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.Dette indikerer en viss grad av tillit.
Bu durum İngilizler için işbirliğin bir göstergesiydi.Toktet var oppmuntrende for britene.
Bu genellikle hastalığın veya idrar sistemindeki bir hasarın göstergesi olmaktadır.Tilstanden er vanligvis et resultat av skade eller sykdom.
IC 167'de görünen gelgit etkisi başka bir galaksiyle olan etkileşimin bir göstergesidir.Pelengkungan pasang IC 167 juga merupakan indikasi dari interaksi dengan galaksi lain.
Çalgani Yakup Baba türbesi bunun göstergesidir.Ternyata orang yang bergelut dengan Yakub itu adalah Allah sendiri.
Bir uzlaşma göstergesi olarak, vergiler % 4,5'dan % 2,5'a düşürüldü.Sau đó, kết quả cuộc thỏa hiệp là thuế từ 4.5% xuống thành 2.5%.
Normal aralıklar dışındaki kan şekeri seviyeleri, tıbbi bir durumun göstergesi olabilir.Lượng đường trong máu vượt ra khỏi phạm vi bình thường có thể là dấu hiệu của một bệnh.
Ve aşkının göstergesi olarak, Aragorn Arwen’e Barahir’in Yüzüğü'nü verdi.婚約の印として、アラゴルンは家宝のバラヒアの指輪をアルウェンに渡した。
Fransız Devrimi de bu dönüşün en önemli göstergesidir.フランス革命はまちの転換点だった。
Bu gerçekten giderek belirgenleşen deliliğinin bir göstergesidir.それは大胆かつ鮮やかなお披露目であった。
Her bir üyeye, üye olduklarının göstergesi olarak bir yüzük verilmektedir.メンバーは一派の印が入った指輪をしている。
Karışımın göz göz kaynaması ve pekmez kokusu yayması pekmezin kıvama geldiğinin göstergesidir.新しい竹簡を眺め、匂いを嗅ぐのが唯一の心安らぐ瞬間。
Kendi başına yemek yiyememe, tuvalete gidememe sonlara yaklaşıldığının göstergesidir.お風呂に一人で入るのも怖いらしい。
Ayakkabı bile bir kişinin toplumsal konumunun göstergesiydi.表の顔は社会的立場のある人物。
Bu ilişki, “Related Term – RT” (İlgili Terim) göstergesiyle açıklanır.これは、関連語(RT)で用語の関係性を表現するよりもわかりやすい。
Ekranın sağındaki ROCK göstergesi, şarkının ne kadar başarılı bir biçimde çalındığını gösterir.ゲーム画面の右にあるゲージはあとどれぐらいでブロックがせり上がるかを表している。
Hiçbir şekilde kalite göstergesi değildir.厳密には、イダテンの試作型ではない。
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.それらは、インターネット現象とそのパワーの証明でもあります。
Zırhın yükü, baş yukarı göstergesinde (HUD) sağ yukarı köşede mavi bir bar olarak görünür.上部向かって左は青地に金色の穂、上部向かって右が金地に青いビャクシンの枝が描かれている。
Sadece onun yeryüzündeki varlığının bir göstergesiydi.彼女の正体は地球そのものの化身である。
Büyük ölçekli yapıların bir başka göstergesi “Lyman-alpha forest”dır.另一個大尺度結構的證據是萊曼α森林(Lyman alpha forest)。
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.关于某种信仰所产生出的情绪。
Ayakkabı bile bir kişinin toplumsal konumunun göstergesiydi.男子裝身具是表示社會的地位。
Bu Moğol orduları arasındaki ilk savaştı ve imparatorluk birliğinin bozulmasının açık göstergesiydi.這些戰爭是蒙古皇族之間第一次大規模的戰爭,最終導致了蒙古帝國的分裂。
Zenginlik göstergesiydi.是你的富贵之兆。
Zaman zaman zengin kesimin nüfuz göstergesi, yanında bulundurduğu köle sayısı olmaktaydı.奴隶是贵重的财产,往往有以奴隶多寡来作为富裕程度的标准。
Büyük ölçekli yapıların bir başka göstergesi “Lyman-alpha forest”dır.거대구조의 또다른 지표로는 '라이먼-알파 숲'(lyman-alpha forest)이 있다.
Kendi başına yemek yiyememe, tuvalete gidememe sonlara yaklaşıldığının göstergesidir.아직도 밤에 혼자서 화장실에 가는 것을 무서워 한다.
Bu gerçekten giderek belirgenleşen deliliğinin bir göstergesidir.하였으니, 이것은 그의 지혜가 미치지 못한 바가 있어서 그러했던 것인가.
Bu durum onun gelecekte ruhani meselelerde etkin olacağının bir göstergesi kabul edilmiştir.이 책은 그가 미래에 예술적으로 영향력 있는 사람이 될 것이라 증명하였다.
Pakistan'da fes, Hilâfet yanlılığının göstergesidir.콜롬비아에서는 부분적으로 멸종 위험한 것으로 믿어진다.
Günümüzde 4 çeşit ADF göstergesi kullanılmaktadır.현재적으로는 4 가지 액화 프로세스가 있다.
Uçuşun beş ila yedinci saatlerinden itibaren uzay aracından gelen canlılık göstergesi kalmamıştı.לאחר חמש עד שבע שעות בקירוב של טיסה, לא התקבלו עוד סימני החיים של לייקה מהחללית.
Zırhın yükü, baş yukarı göstergesinde (HUD) sağ yukarı köşede mavi bir bar olarak görünür.ברביע הימני התחתון מצויר שור המסמל שפע, על רקע כחול.
Dil, düşünce ve zekânın bir göstergesidir.השפה היא כלי לחשיבה ויצירה.
Bir qilinin ortaya çıkışı iyiye işaret olarak kabul edilir ve bir tür şans göstergesidir.כיום הוא מקובל יותר כריקוד ניצחון וסימן שמשהו שמח קרה.
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.היה בכך סימן לבאות ליכולותיו וכישוריו.
Bir uzlaşma göstergesi olarak, vergiler % 4,5'dan % 2,5'a düşürüldü.Като компромис данъците са намалени от 4,5% на 2,5%.
Bu Moğol orduları arasındaki ilk savaştı ve imparatorluk birliğinin bozulmasının açık göstergesiydi.Това е първата война между монголци, тя сигнализира края на обединената Монголска империя.
İniş modu göstergesinin ibresi hareket ediyor.Аварийната система за охлаждане се задейства.
Temel olarak "/", komut göstergesidir.Međutim, "načelo" je dobar podsjetnik.
Bu da bir kesinliğin göstergesidir.To smatram sigurnom činjenicom.
İkincil bağışıklık yetmezliği ayrıca, HIV'in neden olduğu AIDS'in göstergesidir.Najpoznatija sekundarna imunodeficijencija je ona uzrokovana HIV virusom, AIDS.
Şarkı, Jackson'ın müzikal çok yönlülüğünün bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.Kao sporno pitanje pojavila se karakterizacija njihovog glazbenog pravca.
Kişinin hayatta oluşunun göstergesi.Utemeljitelj egzistencijalizma.
Bu nişan onların mebus olduklarının bir göstergesiydi.Ova zgrada je bio njihov način iskazivanje bunta.
Bir uzlaşma göstergesi olarak, vergiler % 4,5'dan % 2,5'a düşürüldü.Takva imovina podliježe obračunu zekata po stopi od 2,5 % ili jedna četrdesetina.
Ağır öğelerin oranı ayrıca yıldızın bir gezegen sisteminin olması olasılığının da bir göstergesi olabilir.Podiel ťažkých prvkov môže taktiež naznačovať, že hviezda má planetárny systém.
Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir.Viem, že veľa ľudí má svoju konkrétnu vieru.
Kendi başına yemek yiyememe, tuvalete gidememe sonlara yaklaşıldığının göstergesidir.Stačí sa snažiť niečo spraviť, napr. ísť do kúpeľne.
Evlilik, Tanrı ile İsrailoğulları arasındaki ahitsel ilişkinin sembolik bir göstergesiydi.Ozeáš musel symbolickým konaním vo svojom manželstve poukázať na lásku Boha k Izraelu.
Bu alanda meydana gelen depremler tektonik aktivitesinin halen devam ettiğinin göstergesidir.Tukaj so še vedno prisotni potresi, kar kaže na živahno tektonsko območje.
Bu da ikinci albümün yayınlanacağının göstergesi oldu.Zdi se, kot da bi vedeli, da bo to naš zadnji album.
Ayakkabı bile bir kişinin toplumsal konumunun göstergesiydi.V preteklosti so klobuki kazali tudi na družbeni položaj osebe, ki ga je nosila.
Bu ise, finansal araçların satın alınması üzerine bir anlaşma yapıldığının göstergesidir.Dober primer je nakup avtomobila.
Işığın nicelenen olabileceğini ilk göstergesi 1899 yılında Max Planck’dan gelmiştir.Šviesos kvantavimo idėją pirmasis 1899 m. iškėlė Maksas Plankas.
Bu köydeki birlik ve beraberliğin en önemli göstergesidir.Tai reikšmingiausias kaimo įvykis ir renginys.
Özellikle capoeira felsefesindeki kardeşlik ve anlayışın göstergesidir.Sellel põhines Herakleitose ja Pythagorase filosoofia tarkus.

İlgili Sayfalar