gösterdi ile cümle

gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom çok sabır gösterdi.Tom showed a lot of patience.
Tom yorgunluk belirtileri gösterdi.Tom showed signs of fatigue.
İlk önce nasıl tepki gösterdin?How did you first react?
Oğlum, bana kesinlikle gösterdin.Boy, you sure showed me.
Mary Alice'e nişan yüzüğünü gösterdi.Mary showed Alice her engagement ring.
Bir fırsat kendini gösterdi.An opportunity presented itself.
Ben yol gösterdim.I led the way.
Bu fotoğrafları arkadaşlarınıza gösterdiniz mi?Did you show those photos to your friends?
Tom bana bunun yapılabileceğini gösterdi.Tom showed me it could be done.
Tom'a cüzdanını tam olarak nerede bulduğumu gösterdim.I showed Tom exactly where I found his wallet.
Tom'a onun nasıl yapılacağını gösterdim.I showed Tom how to do that.
Tom'a etrafı gösterdim.I showed Tom around.
Fadıl çok geçmeden gerçek niyetini gösterdi.Fadil soon showed his true colors.
Fadıl gerçek renklerini gösterdi. O bir korkaktı.Fadil showed his true colors. He was a coward.
Fadıl gerçek niyetini gösterdi. O bir korkaktı.Fadil showed his true colors. He was a coward.
Tom, bizimle Boston'a gitmek istemediğini açıkça gösterdi.Tom made it clear that he didn't want to go to Boston with us.
Tom size başka bir şey gösterdi mi?Did Tom show you anything else?
Sami'nin vücudu zehire şiddetle tepki gösterdi.Sami's body reacted violently to the poison.
Anında tepki gösterdim.I reacted instantly.
Tom ehliyetini polise gösterdi.Tom showed his driver's license to the policeman.
Tom bana ilginç bir video gösterdi.Tom showed me an interesting video.
Leyla mağazayı Sami'ye gösterdi.Layla showed Sami around the store.
Tom bana ailesinin bazı resimlerini gösterdi.Tom showed me some pictures of his family.
Tom bana kendisine ait bazı resimleri gösterdi.Tom showed me some pictures of himself.
Tom bana bazı resimler gösterdi.Tom showed me some pictures.
Amcan sana yeni vasiyetini gösterdi mi?Did your uncle show you his new will?
Beni bir aptal gibi gösterdin.You made me look like a fool.
Tom bana bunu nasıl yapacağımı gösterdi.Tom showed me how to do that.
Neden bunu sana gösterdiğim gibi yapmıyorsun?Why don't you do that like I showed you?
Tom'un Mary'ye onu nasıl yapacağını gösterdiği zamanı merak ediyorum.I wonder when Tom showed Mary how to do that.
Aşırı tepki gösterdiğimi düşünüyor musun?Do you think that I'm over-reacting?
O bana hayranlarından aldığı bazı mektupları gösterdi.She showed me some letters that she had received from her fans.
Tom gerçekten saygı gösterdiğim birisidir.Tom is someone I really respect.
Tom gerçekten saygı gösterdiğim biri.Tom is someone I really look up to.
Bir gün, Mary Tom'a gerçek formunu gösterdi. O cinlerden biriydi.One day, Mary showed Tom her true form. She was one of the jinn.
Tom, Mary'den John'a aldığı mektubu gösterdi.Tom showed the letter he got from Mary to John.
Tom bize birkaç iskambil kâğıdı numarası gösterdi.Tom showed us a few card tricks.
Tom Mary'ye camadan bağını nasıl bağlayacağını gösterdi.Tom showed Mary how to tie a square knot.
Tom, Mary'ye bunu yapmak için çeşitli yollar gösterdi.Tom showed Mary various ways to do that.
Tom, Mary'ye bunu yapmak için bir kaç yol gösterdi.Tom showed Mary several ways to do that.
Tom, Mary'ye bunu yapmanın yeni bir yolunu gösterdi.Tom showed Mary a new way to do that.
Tom, Mary'ye ata nasıl binileceğini gösterdi.Tom showed Mary how to ride a horse.
Tom çok çabuk tepki gösterdi.Tom reacted very quickly.
Tom, Mary'ye onu yapmak için bir yol gösterdi.Tom showed Mary a way to do that.
Tom Mary'ye Boston civarını gösterdi.Tom showed Mary around Boston.
Tom hızla tepki gösterdi.Tom reacted quickly.
Tom Büyükayı takımyıldızını gösterdi.Tom pointed at the Big Dipper.
Aslanın dişlerini gösterdiğini görürsen, sana gülümsediğini sanma.If you see the lion baring its teeth, don't think that the lion is smiling at you.
Mary'den aldığım kartpostalı Tom'a gösterdim.I showed the postcard I got from Mary to Tom.
Tom bana kaldırımda bulduğu parayı gösterdi.Tom showed me the money he found on the sidewalk.
Tom ona gösterdiğim şekilde yapmalıydı.Tom should've done that the way I showed him.
Tom'a bunu nasıl yapacağını zaten gösterdim.I've already shown Tom how to do that.
Bunu bana gösterdiğin şekilde yapacağım.I'll do that the way you showed me.
Tom bunu her zaman Mary'nin ona gösterdiği şekilde yaptığını söylüyor.Tom says he always does that the way Mary showed him.
Tom bunu Mary'nin ona gösterdiği şekilde yapmalıydı.Tom should've done that the way Mary showed him.
Belki Tom, Mary'ye bunu nasıl yapacağını gösterdi.Maybe Tom showed Mary how to do that.
Sami çok geçmeden gerçek yüzünü gösterdi.Sami soon showed his true colors.
Tom bize bunu yapmanın mümkün olduğunu gösterdi.Tom showed us that it was possible to do that.
Tom, Mary'nin bunu yaptığını gördüğünde nasıl tepki gösterdi?How did Tom react when he saw Mary doing that?
Tom, Mary'ye çubuklarla nasıl yemek yediğini gösterdi.Tom showed Mary how to eat with chopsticks.

İlgili Sayfalar