gösterdi ile cümle
gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Mary elmasları nerede sakladığını Tom'a gösterdi.Mary showed Tom where she hid the diamonds.
Tom elmasları nereye sakladığını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary where he hid the diamonds.
Mary bize sevgilisinin bir resmini gösterdi.Mary showed us a picture of her boyfriend.
Mary bana sevgilisinin bir resmini gösterdi.Mary showed me a picture of her boyfriend.
Tom, Mary'ye parasını nereye sakladığını gösterdi.Tom showed Mary where he kept his money.
Tom yeni saatini Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary his new watch.
Mary ve Alice bana sevgililerinin resimlerini gösterdi.Mary and Alice showed me pictures of their boyfriends.
Tom ve John bana kız arkadaşlarının resimlerini gösterdi.Tom and John showed me pictures of their girlfriends.
Mary ve Alice bana kocalarının resimlerini gösterdi.Mary and Alice showed me pictures of their husbands.
Tom ve Mary bana çocuklarının resimlerini gösterdi.Tom and Mary showed me pictures of their children.
Tom ve Mary birbirlerine fotoğraf albümlerini gösterdiler.Tom and Mary showed each other their photo albums.
Tom ve John bana eşlerinin resimlerini gösterdiler.Tom and John showed me pictures of their wives.
Tom bana karısının bir resmini gösterdi.Tom showed me a picture of his wife.
Tom'a ne gösterdin?What did you show Tom?
Sami şiddetlice tepki gösterdi.Sami reacted violently.
Neden bunu Tom'un sana gösterdiği gibi yapmaya çalışmıyorsun?Why don't you try doing that the way Tom showed you?
Tom bana telefonunu gösterdi.Tom showed me his phone.
Tom bana telefonunda olan aile resimlerinden bazılarını gösterdi.Tom showed me some pictures of his family that he had on his phone.
Tom, John'un nerede yaşadığını Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary where John lived.
Tom’a Boston’da çektiğimiz resimlerden bazılarını gösterdik.We showed Tom some of the pictures we took in Boston.
Sami, Leyla'ya özel ilgi gösterdi.Sami gave Layla his special attention.
Tom bana onu yapmak için daha kolay bir yol gösterdi.Tom showed me an easier way to do that.
Sami, Leyla'ya çalışmasını gösterdi.Sami showed Layla his work.
Sami, Leyla'ya fotoğrafı gösterdi.Sami showed Layla the photo.
Sami, Leyla'ya bazı rahatlama egzersizleri gösterdi.Sami showed Layla some relaxation exercises.
Sami, Leyla'ya bazı gevşeme egzersizleri gösterdi.Sami showed Layla some relaxation exercises.
Sami makbuzları Leyla'ya gösterdi.Sami showed Layla the receipts.
Sami resmi Leyla'ya gösterdi.Sami showed the picture to Layla.
Sami direniş gösterdi.Sami showed resilience.
Tom kamerasını Mary'ye gösterdi.Tom showed his camera to Mary.
Tom bana onu yapmak için daha iyi bir yol gösterdi.Tom showed me a better way to do that.
Sami, Leyla'nın e-postasını Ferit'e gösterdi.Sami showed Layla's e-mail to Farid.
Sami, Leyla'ya Salima'nın e-postalarını gösterdi.Sami showed Layla Salima's e-mails.
Tom'un büyükbabası ona onun nasıl yapılacağını gösterdi.Tom's grandfather showed him how to do that.
Tom’a bunu nasıl yapması gerektiğini gösterdim.I showed Tom how he should do that.
Tom masanın üzerindeki kitabı gösterdi.Tom pointed to the book on the desk.
Tom ve Mary bana John'dan aldıkları mektubu gösterdi.Tom and Mary showed me the letter they received from John.
Tom Mary'ye düğümleri nasıl bağlayacağını gösterdi.Tom showed Mary how to tie knots.
Tom'a ceplerimde ne olduğunu gösterdim.I showed Tom what was in my pockets.
Tom haritayı Mary'e gösterdi.Tom showed the map to Mary.
Tom bana bunun nasıl yapıldığını gösterdi.Tom showed me how it's done.
Sami bu videoyu polislere gösterdi.Sami showed the cops this video.
Leyla Selime'ye başörtüsü takmayı gösterdi.Layla showed Salima how to wear her Muslim headscarf.
Leyla Selime'ye nasıl başörtüsü bağlanacağını gösterdi.Layla showed Salima how to wear her Muslim headscarf.
Sami anne-babasının Leyla'nın Müslüman olmasına nasıl tepki gösterdiğini öğrenmek istedi.Sami wanted to know how Layla's parents reacted to her conversion to Islam.
Leyla göğüslerini gösterdi.Layla showed her boobs.
Leyla bacaklarını gösterdi.Layla showed her legs.
Leyla midesini gösterdi.Layla showed her stomach.
Sami yüzüğü Leyla'ya gösterdi.Sami showed Layla the ring.
En azından çaba gösterdin.At least you made an effort.
Tom bana bahçesini gösterdi.Tom showed me his garden.
Tom bana Mary'den gelen mektubu gösterdi.Tom showed me the letter from Mary.
Müzeyi turistlere bir rehber gösterdi.A guide showed the tourists the museum.
Tom aba altından sopa gösterdi.Tom made a veiled threat.
Tom bana telefonundaki resimleri gösterdi.Tom showed me the pictures on his phone.
Tom bana telefonundan son tatiline ait fotoğrafları gösterdi.Tom showed me the photos from his last vacation on his phone.
Ona babasından gelen mektubu gösterdi.He showed her the letter from his father.
Ailesi cenazesinde hayatının gösterildiği bir film gösterdi.His family showed a video of his life at his funeral.
Bana spagetti yapmayı gösterdi.She showed me how to make spaghetti.
Bana yedikleri yemeğin resmini gösterdi.He showed me a picture of the food they had eaten.