gösterdi ile cümle

gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu resmi Tom'a gösterdin mi?Have you shown this picture to Tom?
Düğün gününde Tom Mary'ye gerçek yüzünü gösterdi.On the wedding day itself, Tom showed Mary his true face.
Biraz aşırı tepki gösterdiğini düşünmüyor musun?Don't you think you're overreacting just a little bit?
Tom sana bir neden gösterdi mi?Did Tom give you a reason?
Onlar bir neden gösterdi mi?Did they give a reason?
Tom Mary'nin durduğu yeri gösterdi.Tom pointed to where Mary was standing.
Sanırım bu Tom'un gösterdiği yer.This is where Tom pointed to, I think.
Tom, Mary'ye büyükanne ve büyükbabalarının siyah beyaz bir fotoğrafını gösterdi.Tom showed Mary a black and white photo of his grandparents.
Tom Mary'e suşinin nasıl yapıldığını gösterdi.Tom showed Mary how to make sushi.
O buna tepki gösterdi.She reacted to that.
Tom bana yeni arabasını gösterdi.Tom showed me his new car.
Tom Mary'ye yeni dövmesini gösterdi.Tom showed Mary his new tattoo.
Tom bana bir resim gösterdi.Tom showed me a picture.
Tom bize resmini gösterdi.Tom showed me his picture.
Tom bize bazı resimler gösterdi.Tom showed us some pictures.
Tom bana Mary'nin resmini gösterdi.Tom showed me Mary's picture.
Tom bize birkaç resim gösterdi.Tom showed us a few pictures.
Resimlerini Tom'a gösterdin mi?Did you show Tom your pictures?
Onlara resimlerini gösterdin mi?Did you show them your pictures?
Tom bana Mary'nin bir resmini gösterdi.Tom showed me a picture of Mary.
Tom, Mary'ye bazı resimler gösterdi.Tom showed some pictures to Mary.
Tom bize annesinin resmini gösterdi.Tom showed us his mother's picture.
Düğün resimlerini Tom'a gösterdin mi?Have you shown Tom your wedding pictures?
Tom bana kız arkadaşının bir resmini gösterdi.Tom showed me a picture of his girlfriend.
Tom bize kız arkadaşının bir resmini gösterdi.Tom showed us a picture of his girlfriend.
Tom bana büyük annesinin bir resmini gösterdi.Tom showed me a picture of his grandmother.
Tom Mary'ye lisesinin bir resmini gösterdi.Tom showed Mary a picture of his high school.
Tom bana düğünde çektiği resimleri gösterdi.Tom showed me the pictures he took at the wedding.
Biz onun için anlayış gösterdik.We've made allowances for that.
Tom'a yolu gösterdimI showed Tom the way.
Bazı düğümleri nasıl bağlayacağımı Tom'a gösterdim.I showed Tom how to tie some knots.
Tom'a onu nasıl yapacağımı gösterdim.I showed Tom how to do it.
Tom bana barço bağını nasıl bağlayacağımı gösterdi.I showed Tom how to tie a bowline.
Tom'a kimin patron olduğunu gösterdim.I showed Tom who's boss.
Dün Tom bana bazı fotoğraflar gösterdi.Tom showed me some photos yesterday.
Tom bize nereye bakacağımızı gösterdi.Tom showed us where to look.
Hakem ona sarı kartı gösterdi.The referee showed him the yellow card.
Tom bana yol gösterdi.Tom showed me the way.
Bunu sana gösterdim mi?Did I show you this?
Tom bana ipleri gösterdi.Tom showed me the ropes.
Tom bana odasını gösterdi.Tom showed me his room.
Tom hatamı gösterdi.Tom pointed out my mistake.
Tom onu bana gösterdi.Tom showed it to me.
Tom bana fotoğraf albümünü gösterdi.Tom showed me his photo album.
Tom bana etrafı gösterdi.Tom showed me around.
Tom barmene sahte kimlik kartı gösterdi.Tom showed the bartender a fake ID card.
Tom bana dövmesini Mary'ye gösterdiğini söyledi.Tom told me he showed his tattoo to Mary.
Tom Mary'ye saygı gösterdi.Tom respected Mary.
Tom bize gösterdiğin dosyaya bakıyor.Tom is looking through the file you sent us.
Hz. İsa'nın birçok mucize gösterdiğine inanılır.It is believed that Christ worked many miracles.
Tom komşusunun bahçesindeki ağacı gösterdi.Tom pointed at the tree in his neighbor's yard.
Tom açık pencereyi gösterdi.Tom pointed at the open window.
Tom duvardaki bir sembolü gösterdi.Tom pointed to a sign on the wall.
Tom duvardaki haritayı gösterdi.Tom pointed to the map on the wall.
Tom resmi Mary'ye gösterdi.Tom showed the drawing to Mary.
Tom yaptığım birkaç hatayı gösterdi.Tom pointed out a few mistakes I had made.
Gerçek niyetini gösterdi.He showed his real intentions.
Tom onunkinin yanındaki sandalyeyi gösterdi.Tom pointed to the chair next to his.
Tom yeri gösterdi.Tom pointed to the floor.
Tom bana nasıl pizza yapılacağını gösterdi?Tom showed me how to make pizza.

İlgili Sayfalar