gösterdi ile cümle
gösterdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom saatini gösterdi.Tom pointed to his watch.
Tom işareti gösterdi.Tom pointed to the sign.
Ona dövmesini gösterdi.He showed her his tattoo.
Bana bahçesini gösterdi.She showed me her garden.
Tom yeni cep telefonunu gösterdi.Tom showed off his new mobile phone.
Tom Mary'e, eski bir gazete makalesi gösterdi.Tom showed Mary an old newspaper article.
Tom Mary'ye bir sürü resim gösterdi.Tom showed Mary a lot of his pictures.
Polis, Tom'a rozetini gösterdi.The policeman showed Tom his badge.
Tom Mary'ye pasaportunu gösterdi.Tom showed Mary his passport.
Tom Mary'ye takvimini gösterdi.Tom showed Mary his calendar.
Tom, Mary'ye fotoğrafı gösterdi.Tom showed Mary the photo.
Tom belgeyi Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary the paper.
Tom gazeteyi Mary'ye gösterdi.Tom showed Mary the paper.
Tom üç parmağını gösterdi.Tom held up three fingers.
Tom, Mary'ye kutuyu gösterdi.Tom showed Mary the box.
Gerçekten faaliyet gösterdim.I got really busy.
Tom birinci sınıf bir performans gösterdi.Tom gave a first-class performance.
O sonunda gerçek renklerini gösterdi.He finally showed his true colors.
Tom cüzdanının içindekileri gösterdi.Tom displayed the contents of his wallet.
Bize annesinin bir resmini gösterdi.He showed us a picture of his mother.
Bunun seni ne kadar aptal gösterdiğine dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea how stupid this makes you look?
Bunun seni ne kadar aptal gösterdiği hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea how stupid this makes you look?
Tom caddenin karşısındaki restoranı gösterdi.Tom pointed at the restaurant across the street.
Tom Mary'ye çocukluk resimlerini gösterdi.Tom showed Mary pictures of his children.
Tom Mary'ye çizdiği bir resmi gösterdi.Tom showed Mary a picture he drew.
Bana yanlışlarımı gösterdiğin için sana içtenlikle teşekkür ederim.I thank you sincerely for having shown me the errors.
Tom Mary'ye çizimlerinden bazılarını gösterdi.Tom showed Mary some of his drawings.
O beni ısırdığında, ben tepki gösterdim ve onu tekmeledim.When he bit me, I reacted and kicked him.
Tom parmaklarını şakırdattı ve kapıyı gösterdi.Tom snapped his fingers and pointed to the door.
Tom Mary'ye oğlunun bir cüzdan boyutundaki resmini gösterdi.Tom showed Mary a wallet-size photo of his son.
Tom Mary'ye John'un bir fotoğrafını gösterdi.Tom showed Mary a photo of John.
Tom Mary'ye bazı fotoğraflar gösterdi.Tom showed some photos to Mary.
Tom Mary'ye dövmesini gösterdi.Tom showed Mary his tattoo.
Tom Mary'ye etrafı gösterdi.Tom showed Mary around.
Tom onu Mary'ye gösterdi.Tom showed it to Mary.
Hesap makinesi doğru cevabı gösterdi.The calculator showed the correct answer.
O ona ayak bileğini gösterdi.She showed him her ankle.
Ben bir tane gösterdim.I showed one.
O bir resim gösterdi.She showed a picture.
O bize annesinin fotoğrafını gösterdi.She showed us her mother's photo.
Tom bize Mary'nin bir resmini gösterdi.Tom showed us a picture of Mary.
Tom nereyi gösterdi?Where did Tom point?
O bana kelebek koleksiyonunu gösterdi.He showed me his collection of butterflies.
Mary tüm arkadaşlarına nişan yüzüğünü gösterdi.Mary showed all her friends her engagement ring.
Mary Tom'a alyansını gösterdi.Mary showed Tom her wedding ring.
Tom caddenin karşısındaki bir şeyi gösterdi.Tom pointed at something across the street.
Tom cüzdanını çıkardı ve ehliyetini polis memuruna gösterdi.Tom pulled out his wallet and showed his license to the police officer.
Tom zarftan birkaç resim çıkardı ve onları Mary'ye gösterdi.Tom pulled several photos out of the envelope and showed them to Mary.
Tom Mary'ye bacağındaki yara izini gösterdi.Tom showed Mary the scar on his leg.
Tom Mary'ye kolundaki dövmeyi gösterdi.Tom showed Mary the tattoo on his arm.
Tom o habere nasıl tepki gösterdi?How did Tom respond to that news?
Tom yol gösterdi ve ben takip ettim.Tom led the way and I followed.
Tom Mary'ye parmağını gösterdi.Tom pointed his finger at Mary.
Tom Mary'ye pul kolleksiyonunu gösterdi.Tom showed Mary his stamp collection.
Tom Mary'ye fortoğrafları gösterdi.Tom showed Mary the photographs.
Tom Mary'ye çizelgeyi gösterdi.Tom showed Mary the chart.
Tom yol gösterdi.Tom led the way.
Ona bir kuş gösterdi.He showed him a bird.
Tom yanındaki boş koltuğu gösterdi.Tom pointed to the empty seat next to him.
Otopark görevlisi Tom'a boş bir yer gösterdi.A parking lot attendant waved Tom into a space.