görseydin ile cümle
görseydin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.24
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer uçan bir fincan tabağı görseydiniz bir önemi olmazdı.It wouldn't matter if you saw a flying saucer.
Onların durumunu görseydin, mutlaka onlardan dönüp kaçardın. Ve onlardan içine korku dolardı.If you had looked at them you would have surely turned away and fled with horror at the sight.
Rablerinin tapısında durduruldukları vakit onları bir görseydin.If you see them when they are put before their Lord, He will say to them: "Is not this the truth?"
Görseydin onları, dizilmiş inciler sanırdın.Looking at them you would think that they were pearls dispersed.
(Görseydin ki) azabım nasılmış!How severe was My punishment then!
Bir de onları mağarada görseydin uyanık sanırdın. Halbuki onlar uykudadırlar.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.
Eğer onları görseydin, arkana bakmadan kaçardın ve için korku ile dolardı.If you had looked at them you would have surely turned away and fled with horror at the sight.
Dolaşır çevrelerinde, sürekli görevlendirilmiş gençler. Görseydin onları, dizilmiş inciler sanırdın.Immortal youths shall go about them; when thou seest them, thou supposest them scattered pearls,
Zalimleri, Rab'leri huzurunda duruşma sırasında birbiriyle atışırken bir görseydin!Would that thou couldst see when the wrong-doers shall be made to stand before their Lord!
Ateşin başında durduruldukları zaman bir görseydin onları.If you could but see when they will be held over the (Hell) Fire!
Bir görseydin o küfre sapanları!And if you could but see when the angels take the souls of those who disbelieved...
İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin!And if you could but see when the angels take the souls of those who disbelieved...
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Als je deze vrouwen op straat in hun verschoten kleren tegenkwam, zou je ze als arm en eenvoudig afdoen.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Kdybyste ty ženy viděli na ulici v jejich zašlém oblečení, mohli byste je mylně považovat za chudé a hloupé.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.여러분이 빛바랜 옷을 입은 이 분들을 거리에서 봤다면 아마도 가난하고 평범한
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vedeste queste donne per strada nei loro abiti sbiaditi, potreste ignorarle in quanti povere e semplici.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vissem estas mulheres na rua com as suas roupas gastas, poderiam tomá-las por pobres e simples.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Si vieran a estas mujeres por la calle con sus ropas desteñidas, quizá las tacharían de pobres y humildes.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Якщо ви побачите цих жінок на вулиці в їх старенькому одязі то скажете що це звичайні біднячки
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.אם הייתם רואים את הנשים האלו ברחוב בבגדים הדהויים שלהן, הייתם פותרים אותן
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.ان رأيت أؤلئك النسوة في الطريق في ملابسهن الفضفاضة سوف تظن أنهن ..
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.色あせていたので 街中で見たら 地味で- 質素な人たちに思われがちですが
Eğer ne görebildiğimi sadece sen görseydinSi seulement tu voyais ce que je vois
Keşke görebildiğimi sen de görseydinSi seulement tu voyais ce que je vois