görsen ile cümle

görsen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
51
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama bu ön-hücreyi görseniz, onun gerçekten canlı bir şey olduğunu zannetmezdiniz.אבל אם תראו את הפרוטו-תא הזה, לא תחשבו שמדובר במשהו שהוא באמת חי.
Ama bu ön-hücreyi görseniz, onun gerçekten canlı bir şey olduğunu zannetmezdiniz.لكنكم حين ترون هذه الخلية الأولية، فلن تخطئوا بينها وبين شئٍ حي بالفعل.
Ama bu ön-hücreyi görseniz, onun gerçekten canlı bir şey olduğunu zannetmezdiniz.生きていると考えることはありません 生命のかけらも見当たらず
Bilirsiniz, bunu eğer bu şekilde bir kitapta görseniz dersinizki bu ileri seviye matematik.Cuando ves esto en un libro, piensas, vaya esto son matemáticas avanzadas.
Bilirsiniz, bunu eğer bu şekilde bir kitapta görseniz dersinizki bu ileri seviye matematik.Gdy widzimy taki zapis w książce, to wygląda jak niesamowicie zaawansowana matematyka.
Bilirsiniz, bunu eğer bu şekilde bir kitapta görseniz dersinizki bu ileri seviye matematik.Pada saat kalian melihatnya di buku, terlihat seperti matematika tingkat tinggi.
Bilirsiniz, bunu eğer bu şekilde bir kitapta görseniz dersinizki bu ileri seviye matematik.Você sabe, quando você vê isso em um livro, você deve ficar impressionado, com esta matemática avançada.
Bilirsiniz, bunu eğer bu şekilde bir kitapta görseniz dersinizki bu ileri seviye matematik.Wisst ihr, wenn ihr das in einem Buch seht, und ihr denkt, wow, das ist Mathe für Fortgeschrittene.
Bilirsiniz, bunu eğer bu şekilde bir kitapta görseniz dersinizki bu ileri seviye matematik.Όταν το δεις αυτό σε ένα βιβλίο, μπορεί να σκεφτείς ότι αυτό είναι προχωρημένα μαθηματικά.
- Evlerini bir görsen.Jak możesz nas teraz zostawiać? Przestań!
- Evlerini bir görsen.Je hebt er geen idee van hoe het appartement... er daar uit ziet.
- Evlerini bir görsen.-Non hai idea di com'č quell'appartamento!
- Evlerini bir görsen.Идея си нямаш как изглежда тяхното жилище.
Her ne kadar işlemleri çok uzun süreceği için böyle bir örneği çok ender görseniz de. -x에 임의의 숫자를 선택할 수 있습니다
Her ne kadar işlemleri çok uzun süreceği için böyle bir örneği çok ender görseniz de. -x は 0 に等しいとすると、
Her ne kadar işlemleri çok uzun süreceği için böyle bir örneği çok ender görseniz de. -الحسابات بسيطة
Keşke, beni önceden gördüğün gibi görsen, ve adımı yine eskisi gibi sevgiyle söylesen.Aku berharap kalau kamu melihatku seperti yang sebelumnya... ...dan memanggil namaku dengan penuh cinta.
Keşke, beni önceden gördüğün gibi görsen, ve adımı yine eskisi gibi sevgiyle söylesen.Chciałbym, abyś patrzyła na mnie tak jak wtedy... i mówiła czule moje imię, tak jak to robiłaś.
Keşke, beni önceden gördüğün gibi görsen, ve adımı yine eskisi gibi sevgiyle söylesen.J'espérais que tu me regardes comme autrefois... et que tu prononces tendrement mon nom comme tu le faisais.
Keşke, beni önceden gördüğün gibi görsen, ve adımı yine eskisi gibi sevgiyle söylesen.Kon je mij maar zien zoals je me eerder hebt gezien... Jij zegt dan mijn naam op een liefdevolle manier.
Keşke, beni önceden gördüğün gibi görsen, ve adımı yine eskisi gibi sevgiyle söylesen.Přál bych si, abys mě viděla, jako předtím... a říkala mi láskyplně jménem, jako dřív.
Keşke, beni önceden gördüğün gibi görsen, ve adımı yine eskisi gibi sevgiyle söylesen.Tôi ước rằng cô có thể nhìn tôi như trước đây... và nói ra tên tôi 1 cách trìu mến như cô đã từng nói.
Keşke, beni önceden gördüğün gibi görsen, ve adımı yine eskisi gibi sevgiyle söylesen.Želim si, da bi me videla, kakor si me takrat. Da bi moje ime izgovorila ljubeče, kakor nekoč.
Keşke, beni önceden gördüğün gibi görsen, ve adımı yine eskisi gibi sevgiyle söylesen.Желая да ме погледнеш както преди... и да изречеш името ми, както го правеше.
Keşke, beni önceden gördüğün gibi görsen, ve adımı yine eskisi gibi sevgiyle söylesen.הלוואי שהיית רואה אותי ...כפי שראית בעבר ולהגיד את שמי באהבה .כפי שנהגת לומר
- Marija. - Evlerini bir görsen.Ty nevieš, ako vyzerá ten byt.
- Marija. - Evlerini bir görsen.Ty nevíš, jak vypadá ten byt.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.누군가가 그것을 그리는 것을 여러분이 볼때마다, 그들은 약 90%의 시간을 전자가 그곳에 머무른다고 말하는 것을 들을 것이다.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Cuando ves que alguien lo dibuja, ellos sólo están mostràndo dónde va a estar el electrón 90% del tiempo.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Jeśli ktoś to rysuje, chce po prostu powiedzieć gdzie elektron może być przez 90% czasu.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Quand vous voyez quelqu'un dessiner ça, il dit juste où va être l'électron 90% du temps.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Sempre que vejo alguém chamar a isso, estão apenas dizendo que, quando é de 90% do tempo o elétron vai ser.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Wanneer iemand het tekent, zeggen ze dat is waar het elektron 90% van de tijd gevonden wordt.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Wenn Sie sehen, dass jemand ein Elektron zeichnet, wollen sie damit nur sagen wo es in 90 % der Zeit ist.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Όταν βλέπετε κάποιον να το (τροχιακό) ζωγραφίζει, απλώς λένε πού θα βρίσκεται το ηλεκτρόνιο το 90% του χρόνου.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Когато рисуваме орбитала, всъщност имаме предвид, че електронът може да се намира там 90% от времето
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Когда кто-то ее изображает, он всего лишь показывает, где электрон будет находиться в 90% случаев.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.Тобто, якщо ви бачите як хтось малює її, він просто має на увазі, що 90% часу електрон перебуває у цій сфері.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.בכל פעם שאתם רואים ציור שמישהו צייר את זה, הם בעצם אומרים, היכן יש הסתברות של 90% מהזמן שהאלקטרון הולך להיות.
Ne zaman birinin cizimini gorseniz, cizimde aslinda elektronun %90 olabilecegi yerler gosterilmektedir.أينما رأيت شخصا يرسمه , فانهم فقط يقولون , أين يكون الالكترون خلال ال90% من الوقت.
Örnek: Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Prendi questo esempio:vedi una ragazza grassa con un ragazzo che ha un grosso naso.Dirai che sono brutti.
Örnek: Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Prenons un exemple: vous voye surpoids et un garçon avec un gros nez.
Örnek: Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Toma este ejemplo: ves a una chica gorda con un chico que tiene una gran nariz.
Örnek: Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Например виждате дебело момиче и момче с голям нос.
Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Anda melihat gadis gemuk atau anak yang memiliki hidung besar. Anda akan mengatakan bahwa mereka jelek.
Şişman bir kız, veya büyük burunlu bir çocuk görsen, çirkin olduklarını söylersin.Je zult zeggen dat ze lelijk zijn. Maar waarom?
Verdiği tazelik hissini bir görseniz. Gözlerimiz kapalı 5 farklı zeytinyağını test ettik.Eu fiz uma degustação às cegas com 20 pessoas e outros cinco azeites.
Verdiği tazelik hissini bir görseniz.그것을 토대로 신선도를 측정하는 것입니다.
Verdiği tazelik hissini bir görseniz.ולמדוד את מידת הטריות.
Verdiği tazelik hissini bir görseniz.و كما تعلمون ، تحدد جودة زيت الزيتون وكم هو طازج
Verdiği tazelik hissini bir görseniz.私を含めて20人が他の5つのオリーブオイルに対して目隠しテストをやりました
İlgili Sayfalar