görse ile cümle

görse kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu iyice görsellemenizi istiyorum, çünkü o zaman parametrik denklemleri kolayca anlayabileceksiniz. -Toto je dobré si představit, protože potom bude parametrizace zřejmá.
Bunu merkeze koymayacağım. Çünkü merkezde olmazsa bizim için görselleştirmesi... ...daha kolay olur.-no voy a dibujarlo en el centro, porque creo que hace que sea más fácil de visualizar si no es el centro-
Bunu merkeze koymayacağım. Çünkü merkezde olmazsa bizim için görselleştirmesi... ...daha kolay olur.Я не поміщу її у центрі, бо я гадаю, її легше візуалізувати, якщо вона не в центрі.
Bunu nasıl görselleştirmek istiyorsunuz?Come potremmo visualizzarlo?
Bunu nasıl görselleştirmek istiyorsunuz?이것을 시각적으로 어떻게 표현할 수 있을까요?
Bunu nasıl görselleştirmek istiyorsunuz?Как ще изобразим това?
Bunu nasıl görselleştirmek istiyorsunuz?さて、まずこの二次関数を描画します。
Bunu nasıl yapıyoruz? En önemlisi, diski veya kabuğu görsellemek. -Lo importante es siempre visualizar el shell o el disco.
Bunun en zor kısmı ise, görsellemek. - -A najťažšia vec na tom všetkom bude si to celé predstaviť.
Bunun en zor kısmı ise, görsellemek. - --väldigt viktigt när vi börjat tala om ytintegraler.
Bunun görsel haline bakarsak bu denklemlerden her birinin üç boyutta bir düzleme karşılık geldiğini görürüz. .Hver af de her ligninger er faktisk et plan i 3 dimensioner.
Bunun görsel haline bakarsak bu denklemlerden her birinin üç boyutta bir düzleme karşılık geldiğini görürüz. .이를 시각화해 보면 각각의 식들은 사실 삼차원에서의 평면을 나타냅니다
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.En dat eigenlijk alleen omdat de National Portrait Gallery is opgericht om Amerikaanse levens te bestuderen.
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.Là vì thực chất của Bảo Tàng Chân Dung Quốc Gia, được lập ra để xem xét những cuộc đời Mỹ.
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.Questo solo perché, la natura della National Portrait Gallery, è creata per analizzare vite americane.
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.To kvůli účelu Národní portrétní galerie, která existuje pro zaznamenávání amerických osudů.
Bunun tek nedeni Ulusal Portreler Galerisinin Amerikan hayatını görselleştirmeyi amaçlayan doğası.Просто защото Националната портретна галерия по природа е създадена с поглед към американския живот.
Bunun zor tarafı görsellemek.Ale způsob, jakým můžeme parametricky popsat torus, který je povrchem koblihy, je říct si:
Bunu sadece soruyu görselleştirmek için çiziyorum.그냥 시각화하기 위해서 하는 겁니다
Bunu sadece soruyu görselleştirmek için çiziyorum.Vi tegner det kun, så vi bedre kan forestille os det.
Bunu size göstermemin nedeni elektronun az bir enerji seviyesinde başladığını görsel olarak sunmaktı.시각적으로 보여드리고 싶었던 것이에요.
Bunu size göstermemin nedeni elektronun az bir enerji seviyesinde başladığını görsel olarak sunmaktı.제가 전자가 사실 좀 낮은 에너지 상태에서 시작한다는 것을
Bunu size göstermemin nedeni elektronun az bir enerji seviyesinde başladığını görsel olarak sunmaktı.자 이제 모든 것의 중점은
Bu objeyi üretmeden, onu görsel olarak nasıl canlandırabilirz.Jak může vytvořit vizuální slovník, který onu věc vysvětluje bez toho, aby ji skutečně vykonstruoval?
Bu objeyi üretmeden, onu görsel olarak nasıl canlandırabilirz.W jaki sposób stworzył instrument, nie konstruując go.
Bu objeyi üretmeden, onu görsel olarak nasıl canlandırabilirz.Він повинен бути справді обережним.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.Așa arată o afidă moartă.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.Ceci est le résultat visuel d'un puceron mort.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.Dit is het visuele resultaat van een dode bladluis.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.Este es el resultado visual de un áfido muerto.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti. İçini de görelim.Inilah gambaran dari bangkai afid termasuk bagian dalamnya.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti. İçini de görelim.So sieht eine tote Blattlaus aus, die in ihrem Inneren einen sich entwickelnden
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti. İçini de görelim.Вот как выглядит мёртвая тля, захваченная изнутри.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.이것이 바로 진딧물의 최후입니다.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.Questa è l'immagine di un afide morto.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.Widoczny rezultat to nieżywa mszyca.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.Αυτό είναι το οπτικό αποτέλεσμα ενός νεκρού αφιδίου.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.Това е визуалния резултат от мъртва въшка.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.זהו המופע החזותי של כנימה מתה.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.هذه هي النتيجة المرئية من المَن الميت.
Bu ölü bir yaprak bitinin görsel akıbeti.内側までです
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıÇa fait partie de leur système de navigation visuel.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıDet är en del av deras system för visuell vägledning.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıEs ist Teil ihres visuellen Orientierungssystems.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıEs parte de su sistema de orientación visual.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıEz része a vizuális irányítási rendszerüknek.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıFace parte din sistemul lor vizual de ghidare.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıFa parte del loro sistema di orientamento visivo.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıFaz parte do seu sistema de orientação visual.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıHet is een deel van hun visuele geleidingssysteem.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıJe to součást jejich vizuálního naváděcího systému.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıKarena ini adalah bagian dari sistem pemandu visual mereka.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçası이것이 파리의 시각 유도 장치입니다.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıNó là một phần trong hệ thống hướng dẫn thị giác
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıTo część ich wzrokowego układu sterowania.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıЭто элемент её системы визуального неведения.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıזה חלק ממערכת ההנחיה החזותית שלהם.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıهذا جزء من نظام التوجيه البصري لديهم.
Bu onların görsel algılama sisteminin bir parçasıでも、ごく最近では こうした行動領域を
Bu problemde bundan önce çözdüğümüz problemi görsel yoldan yapmamız söylenmiş. .Den her test er en visuel måde at gøre det samme, som vi gjorde her.

İlgili Sayfalar