görsünler ile cümle
görsünler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!But, after an hour of this, the same interference pattern seemed to emerge.
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Let them have what happiness they may!
Yonatan, ‹‹Bu adamlara gidelim, bizi görsünler›› dedi,Then Jonathan said, "Behold, we will pass over to the men, and we will reveal ourselves to them.
Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler, Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.Let his own eyes see his destruction. Let him drink of the wrath of the Almighty.
Yeryüzünde hiç gezmediler mi ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler?Have they not travelled on the earth and seen what befell the people before them?
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler diye).How was then My punishment and My commination!
Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.So (Moses) cast his staff, and lo, it turned into a living serpent.
Böylelikle Musa da asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, uydurmakta olduklarını yutuveriyor.Then Moses threw down his staff, and lo, it swallowed up their conjurations.
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarının ne olduğunu görsünler?Have they not travelled on the earth and seen what befell the people before them?
Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, onlardan öncekilerin akıbeti nice oldu görsünler.Have they not travelled on the earth and seen what befell the people before them?
O da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş.So (Moses) cast his staff, and lo, it turned into a living serpent.
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonları nice olmuş görsünler?Have they not travelled on the earth that they could see what happened to those before them?
Sonra Musa asasını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuveriyor!Then Moses threw down his staff, and lo, it swallowed up their conjurations.
Beni tanımamak nasılmış görsünler.How was My reprobation then!
Ardından Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuyor!Then Moses threw down his staff, and lo, it swallowed up their conjurations.
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler)How was then My punishment and My commination!
Benim reddedişim nasıl olurmuş, görsünler bakalım!How great was the change I wrought in their condition then!
Nasılmış Benim cezalandırmam ve tehdidim! Görsünler bakalım!How was then My punishment and My commination!
Nasılmış Benim cezalandırmam ve tehdidim, görsünler bakalım!How was then My punishment and My commination!
Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler?Did they not travel in the land to see what sort of fate befell those before them?
Onlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuştur, görsünler!Did they not travel in the land to see what sort of fate befell those before them?
Bir de ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.And lo, it forthwith swallowed up their lying invention.
Sonra da onları yakalayıverdim. Beni tanımamak nasılmış görsünler.I gave rein to the infidels; then took hold of them; so how hath been My wrath!
Yalvarıyoruz yetkililere, Allah için gelsinler görsünler halimizi"We are begging officials, for God's sake, see our conditions.”
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!Ma dopo un ora, sembra emergere lo stesso schema di interferenza.
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!Αλλά, μετά από μία ώρα πειράματος, άρχισε να σχηματίζεται το ίδιο σχέδιο συνδυασμού!
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda! Girisim oruntusu!Но след 1 час от това, същата последователност се получила.
Bir saat bekledikten sonra ne gorsunler arka duvarda!Pero después de una hora, seguía apareciendo el mismo patrón de interferencia.
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !¡Deja que sean lo felices que puedan!
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Dopraj im to štastie, ktoré spolu môžu mať!
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Dopřej jim to štěstí, které spolu mohou mít.
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler ! Geciktin !遅いぞ
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Gönne ihnen ihr Glück!
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Hadd legyenek boldogok együtt!
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Laat hen wat geluk ze kunnen vinden!
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Lad dem nyde den lykke de kan få.
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Laisse-les avoir autant de bonheur qu'il leur est possible !
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Lasciamo che abbiano la felicità che meritano!
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Låt dom få den lycka dom kan få.
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Pozwólmy im cieszyć się szczęściem na jakie ich stać.
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Que tenham a felicidade que quiserem!
Bırak mutluluk ne olabilirmiş görsünler !Пусть же получат они то счастье, что им отмерено!
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.Kesimpulanku ialah: Allah menguji kita untuk menunjukkan bahwa nasib kita tidak berbeda dengan nasib binatang
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.내가 심중에 이르기를 인생의 일에 대하여 하나님이 저희를 시험하시리니 저희로 자기가 짐승보다 다름이 없는 줄을 깨닫게 하려하심이라 하였노라
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.Nadto rzekłem w sercu swem o sprawie synów ludzkich, że im Bóg okazał, aby wiedzieli, że są podobni bydłu.
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.Poi riguardo ai figli dell'uomo mi son detto: Dio vuol provarli e mostrare che essi di per sé sono come bestie
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.Řekl jsem v srdci svém o způsobu synů lidských, že jim ukázal Bůh, aby viděli, že jsou podobni hovadům.
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.אמרתי אני בלבי על דברת בני האדם לברם האלהים ולראות שהם בהמה המה להם׃
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.قلت في قلبي من جهة امور بني البشر ان الله يمتحنهم ليريهم انه كما البهيمة هكذا هم.
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.我 心 裡 說 、 這 乃 為 世 人 的 緣 故 、 是 神 要 試 驗 他 們 、 使 他 們 覺 得 自 己 不 過 像 獸 一 樣
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.我心裡說 、 這乃 為 世人 的 緣故 、 是 神 要 試驗 他 們 、 使 他 們覺 得 自己 不過 像 獸一樣
Yalvarıyoruz yetkililere, Allah için gelsinler görsünler halimizi"Pedimos a los funcionarios que, por el amor de Dios, vean nuestras condiciones».
Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler, Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.A aby viděly oči jeho neštěstí jeho, a prchlivost Všemohoucího že by pil?
Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler, Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.Biarlah orang berdosa menanggung dosanya sendiri, biarlah dirasakannya murka Allah Yang Mahatinggi
Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler, Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.C`est lui qui devrait contempler sa propre ruine, C`est lui qui devrait boire la colère du Tout Puissant.
Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler, Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.el ar trebui să-şi vadă nimicirea, el ar trebui să bea mînia Celui Atotputernic.
Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler, Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.Ja, laat hem voor zijn eigen zonde boeten. Laat hem de toorn van de Almachtige maar aan den lijve voelen.
Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler, Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.Khá chính con mắt hắn xem thấy điều hư hoại mình , Và uống được sự thạnh nộ của Ðấng_Toàn năng .
Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler, Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.Khá chính con mắt hắn xem thấy điều hư hoại mình, Và uống được sự thạnh nộ của Ðấng Toàn năng.
Yıkımlarını kendi gözleriyle görsünler, Her Şeye Gücü Yetenin gazabını içsinler.자기의 멸망을 자기의 눈으로 보게 하시며 전능자의 진노를 마시게 하셔야 할 것이니라