görsün ile cümle
görsün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Ca tămîia să fie rugăciunea mea înaintea Ta, şi ca jertfa de seară să fie ridicarea mînilor mele!
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Come incenso salga a te la mia preghiera, le mie mani alzate come sacrificio della sera
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!나의 기도가 주의 앞에 분향함과 같이 되며 나의 손드는 것이 저녁 제사같이 되게 하소서
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Laat mijn gebed U als een reukoffer bereiken. Laten mijn opgeheven handen voor U als een avondoffer zijn.
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!La min bønn gjelde som røkoffer for ditt åsyn, mine henders opløftelse som et aften-matoffer!
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Mein Gebet müsse vor dir Taugen wie ein Räuchopfer, mein Händeaufheben wie ein Abendopfer.
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Min bön gälle inför dig såsom ett rökoffer, mina händers upplyftande såsom ett aftonoffer.
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Minun rukoukseni olkoon suitsutusuhri sinun kasvojesi edessä, minun kätteni kohottaminen olkoon ehtoouhri.
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Molitev moja pridi kakor kadilo pred tebe, povzdigovanje mojih rok kakor daritev večerna.
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Nech stojí moja modlitba pred tebou jako kadivo, pozdvihnutie mojich rúk ako večerná obeť.
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!nt jóillatú füst jusson elõdbe imádságom, [s] kezem felemelése estvéli áldozat [legyen.]
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Que ma prière soit devant ta face comme l`encens, Et l`élévation de mes mains comme l`offrande du soir!
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Sea constante mi oración delante de ti, como el incienso; mis manos alzadas, como el sacrificio del atardecer
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!som Røgoffer, gælde for dig min Bøn, mine løftede Hænder som Aftenoffer!
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Suba a minha oração, como incenso, diante de ti, e seja o levantar das minhas mãos como o sacrifício da tarde!
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Terimalah doaku sebagai persembahan dupa, dan tanganku yang terentang sebagai kurban malam
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Ας κατευθυνθη ενωπιον σου η προσευχη μου ως θυμιαμα η υψωσις των χειρων μου ας γεινη ως θυσια εσπερινη.
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!Молитвата ми нека влезе пред Тебе като темян; Подигането на ръцете ми нека бъде като вечерна жертва.
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!תכון תפלתי קטרת לפניך משאת כפי מנחת ערב׃
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!لتستقم صلاتي كالبخور قدامك ليكن رفع يدي كذبيحة مسائية.
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!願 我 的 禱 告 、 如 香 陳 列 在 你 面 前 . 願 我 舉 手 祈 求 、 如 獻 晚 祭
Duam önünde yükselen buhur gibi, El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!願 我 的 禱告 、 如 香陳列 在 你 面前 . 願我舉手 祈求 、 如 獻晚祭
En iyisi ben baţrolü kapýnca... ...televizyonda görsün.Най-добре да разбере, когато съм вече в телевизията в шоуто.
Günün birinde yine dağa tırmanmış ve ne görsün... ..koca ağacın her yanında çiçek açıyormuş.Αν κάθε μέρα, στον ίδιο πάντα χτύπο του ρολογιού...
Hakkımızdaki her şeyi bilen Profesör Nam... ...reddedildiğini görsün istemedim.Le professeur Nam sait déjà quelle relation nous entretenons... Je ne voulais pas qu'il te voit être rejetée.
Hakkımızdaki her şeyi bilen Profesör Nam... ...reddedildiğini görsün istemedim.Μπροστά στον καθηγητή Ναμ, που ξέρει τα πάντα για εμάς... Δεν ήθελα να σε δει να απορρίπτεσαι.
Hakkımızdaki her şeyi bilen Profesör Nam... ...reddedildiğini görsün istemedim....امام الاستاذ نام الذي يعرف كل شيء عنا لم اشأ ان يرى انني رفضتك
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.Kesimpulanku ialah: Allah menguji kita untuk menunjukkan bahwa nasib kita tidak berbeda dengan nasib binatang
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.내가 심중에 이르기를 인생의 일에 대하여 하나님이 저희를 시험하시리니 저희로 자기가 짐승보다 다름이 없는 줄을 깨닫게 하려하심이라 하였노라
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.Nadto rzekłem w sercu swem o sprawie synów ludzkich, że im Bóg okazał, aby wiedzieli, że są podobni bydłu.
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.Poi riguardo ai figli dell'uomo mi son detto: Dio vuol provarli e mostrare che essi di per sé sono come bestie
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.Řekl jsem v srdci svém o způsobu synů lidských, že jim ukázal Bůh, aby viděli, že jsou podobni hovadům.
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.אמרתי אני בלבי על דברת בני האדם לברם האלהים ולראות שהם בהמה המה להם׃
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.قلت في قلبي من جهة امور بني البشر ان الله يمتحنهم ليريهم انه كما البهيمة هكذا هم.
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.我 心 裡 說 、 這 乃 為 世 人 的 緣 故 、 是 神 要 試 驗 他 們 、 使 他 們 覺 得 自 己 不 過 像 獸 一 樣
İnsanlara gelince, ‹‹Tanrı hayvan olduklarını görsünler diye insanları sınıyor›› diye düşündüm.我心裡說 、 這乃 為 世人 的 緣故 、 是 神 要 試驗 他 們 、 使 他 們覺 得 自己 不過 像 獸一樣
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.예수께서 가라사대 내가 심판하러 이 세상에 왔으니 보지 못하는 자들은 보게 하고 보는 자들은 소경되게 하려 함이라 하시니
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.Беше денят на приготовление за пасхата, около шестия час; и той казва на юдеите: Ето вашият цар!
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.И сказал Иисус: на суд пришел Я в мир сей, чтобы невидящие видели, а видящие стали слепы.
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.ויאמר ישוע אני לדין באתי לעולם הזה למען יראו העורים והראים יכו בעורון׃
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.فقال يسوع لدينونة أتيت انا الى هذا العالم حتى يبصر الذين لا يبصرون ويعمى الذين يبصرون.
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.耶 穌 說 、 我 為 審 判 到 這 世 上 來 、 叫 不 能 看 見 的 、 可 以 看 見 . 能 看 見 的 、 反 瞎 了 眼
İsa, ‹‹Görmeyenler görsün, görenler kör olsun diye yargıçlık etmek üzere bu dünyaya geldim›› dedi.耶穌說 、 我為審 判 到 這 世上 來 、 叫 不 能 看見 的 、 可以 看見 . 能看 見 的 、 反 瞎 了 眼
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››A Ježiš mu povedal: Vidz! Tvoja viera ťa uzdravila.
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››A Ježíš řekl jemu: Prohlédni. Víra tvá tě uzdravila.
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››A Jezus mu rzekł: Przejrzyj, wiara twoja ciebie uzdrowiła.
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Disse-lhe Jesus: Vê; a tua fé te salvou.
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Ðức Chúa Jêsus phán rằng: Hãy sáng mắt lại; đức tin của ngươi đã chữa lành ngươi.
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Ðức_Chúa_Jêsus phán rằng : Hãy sáng_mắt lại ; đức_tin của ngươi đã chữa lành ngươi .
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››E Gesù gli disse: «Abbi di nuovo la vista! La tua fede ti ha salvato»
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››En Jezus zei: "Goed. Nu kunt u weer zien. Door uw geloof bent u genezen."
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››És Jézus monda néki: Láss, a te hited téged megtartott.
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Et Jésus lui dit: Recouvre la vue; ta foi t`a sauvé.
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Jesús le dijo: --Recobra la vista; tu fe te ha salvado
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Jesus sade till honom: »Hav din syn; din tro har hjälpt dig.»
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››예수께서 저에게 이르시되 보아라 네 믿음이 너를 구하였느니라 하시매
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Lalu Yesus berkata, "Kalau begitu, lihatlah! Karena engkau percaya kepada-Ku, engkau sembuh.
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Niin Jeesus sanoi hänelle: "Saa näkösi; sinun uskosi on sinut pelastanut".
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Og Jesus sagde til ham: "Bliv seende! din Tro har frelst dig."
İsa, ‹‹Gözlerin görsün›› dedi. ‹‹İmanın seni kurtardı.››Og Jesus sa til ham: Bli seende! din tro har frelst dig.