görmeyen ile cümle

görmeyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Olayı görmeyene tanık (şahit) denilemez.Whoever calls a witness cannot cross-examine him.
İbn-i Haldun Mısır için "burayı görmeyen, İslam'ın gücünü anlayamaz" demişti.Ibn Khaldun said of Egypt, "He who has not seen it does not know the power of Islam."
Güneş ışığından başka bir şey görmeyen sığırcıklar, hep doğru istikamete dönüyorlardı.If the bird flew from left to right, the travelers would surely never return.
Birinden fayda görmeyen hastaya diğeri verilir.This is used to treat a tongue-tied patient.
Paketlenmiş halde, güneş görmeyen ve rutubetsiz bir ortamda saklanmalıdır.Having to think quickly, he hides in an unlocked cold room.
Görmeyen demektir.Not seen.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.- That's true. I'll be damned if I worked all these years so my little girl can marry a roughneck.
Halen görmeyen kaç kişi var?How many don't see it still?
Üç gün boyunca gözleri görmeyen Saul hiçbir şey yiyip içmedi.He was without sight for three days, and neither ate nor drank.
De ki: "Hiç görmeyen (a'ma) ile gören (basiret sahibi) eşit olabilir mi?Say: "Can a blind man and one who can see be equal?
De ki: "Görenle görmeyen bir midir?And say: "How can a blind man and a man who can see, be alike?
Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince,As for him who is not in want of any thing,
Yanına görmeyen (âma) biri geldi diye yüzünü ekşitti ve sırtını döndü.HE FROWNED AND turned away,
Aybaşı hali görmeyen ve gebe olanların süresi, yüklerini bırakmalarıyla sona erer.As for those who are pregnant, their prescribed period is until the delivery of the child.
Peki, sana Rabbinden indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen kişi, o görmeyen (a'ma) gibi midir?What, is he who knows what is sent down to thee from thy Lord is the truth, like him who is blind?
Sana indirilenin gerçek olduğunu bilen biri, görmeyen gibi midir?What, is he who knows what is sent down to thee from thy Lord is the truth, like him who is blind?
İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"Why do you worship that which hears not, sees not and cannot avail you in anything?
Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin taparsın?Why do you worship that which hears not, sees not and cannot avail you in anything?
İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"Why do you worship that which hears not, sees not and cannot avail you in anything?
Henüz adet görmeyenler de böyledir. Gebe olanların bekleme süresi, yüklerini bırakmalarına kadardır.And for those with child, their period shall be till they bring forth their burden.
Henüz adet görmeyenler de böyledir.This will also be the same for those who do not experience menstruation.
Henüz âdet görmeyenlerin de süreleri böyledir.This will also be the same for those who do not experience menstruation.
Rağbet görmeyen ve tuhaf bir şey, biliyorum... ama GTO standartlarıyla hiç bir sorunum yok.It is strange and unpopular, I know... but I had absolutely no problems with the GTO standards.
Savaş sırasında hiç hasar görmeyen Jahorina en cazip yer.Jahorina, which saw no destruction during the war, is the most attractive destination.
Dışarıda güç birikimi görmeyen militanlar şehrin tahliyesini kabul etti.Seeing no build-up of forces outside, the militants agreed.
Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök,yumru vb.) bulunurlar.Sie besitzen keine Falsch-Augenflecken (Ocellen).
Olayı görmeyene tanık (şahit) denilemez.Wenn er (der Andere) nicht geht, sollen Zeugen hinzugezogen werden.
İbn-i Haldun Mısır için "burayı görmeyen, İslam'ın gücünü anlayamaz" demişti.Ibn Jaldún dijo de Egipto: "El que no lo ha visto no conoce el poder del Islam".
Bankacı Stanley Ipkiss, toplumun itip kaktığı, itibar görmeyen biridir.Стэнли Ипкисс не тот человек, что был раньше.
Bitkilerin ışık görmeyen kısımlarında (kök,yumru vb.) bulunurlar.ونظرًا لكونه ورمًا حميدًا؛ لا ينتشر الورم الشحمي النقوي إلى أجزاء أخرى من الجسم.
Görmeyen demektir.Den du inte ser.
Deniz görmeyen bu bölgeye yerleşir.Цікаво відзначити, що саме в цьому місці самого моря не видно.
Görmeyen demektir.Не можу бачити.
Hepsinin bir sokak cephesi ve bir de sokak görmeyen bahçesi bulunur.Всі прямують у Літній сад, там носа теж немає.
Bankacı Stanley Ipkiss, toplumun itip kaktığı, itibar görmeyen biridir.Stanley Ipkiss (Jim Carrey) je bankovní úředník, který nemá příliš štěstí se ženami.
636), gözleri görmeyen bir sahabedir.Buta Mata, Tapi Tidak Buta Hati 123.
Deniz görmeyen bu bölgeye yerleşir.Bởi vậy người dân nơi đây sống không thể thiếu biển.
Olayı görmeyene tanık (şahit) denilemez.견(見)이면서 지(智)가 아닌 것을 인(忍)이라고 한다.
Hepsinin bir sokak cephesi ve bir de sokak görmeyen bahçesi bulunur.От всички страни е обиколена от улици и няма двор.
Kırk gün güneş görmeyen bir ahırda ıslah edilmiştir.Zatočenici su držani i po 45 dana u prostorijama bez svjetla.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.Allora, ci sarebbero delle brevi istruzioni sotto, per quelli che non hanno visto il comunicato pubblico.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.Các bạn cần có chỉ dẫn nhỏ bên dưới nó, các bạn biết đấy, cho những ai không biết thông tin đại chúng.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.Deci, ai avea o mica instructiune dedesubt, stii, pentru cei care nu vad anunturile serviciilor publice.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.그래서, 아래에 작은 설명을 달아 놓았죠 공공 서비스 안내를 듣지 않는 사람들을 위해서 말이죠
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.Mali by ste pod značkou malú inštrukciu, pre tých, čo nevideli verejný oznam.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.Poniżej mała instrukcja dla tych, którzy nie widzieli reklam społecznych.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.Tehát itt van alul egy kis rövid útmutatás, tudják, azoknak akik nem látták a közszolgálati hirdetést.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.Внизу понадобится надпись, ну, для тех, кто не видел публичного объявления.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.Знизу потрібен ще надпис, ну, для тих, хто не бачив публічного оголошення.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.Под него ще има малко упътване, разбирате ли, за онези, които не са видели оповестените обяви.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.אז, יש הוראה קטנה מתחתיו, אתם יודעים, למי שלא ראה את ההודעה לציבור.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.لذا, سيكون هناك بعض التعليمات تحتها, كما تعلمون ، لأولئك الذين لم يروا الإعلانات العامة.
Altına bir parça bilgilendirme eklenecek, bilirsiniz, kamu servis duyurularını görmeyenler için.官報を見ない人もいますから 要は"止まれ"と"譲れ"の融合体です
- Bu doğru. Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Je n'ai pas bossé tout ce temps pour que ma fille épouse un voyou.
- Bu doğru. Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Nem azért güriztem, hogy a lányom egy melóshoz menjen.
- Bu doğru. Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Pero yo no trabajé tantos años... ...para que mi niña se case con un patán.
- Bu doğru. Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Не се трепах толкова години, та Грейс да се омъжи за бачкатор!
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:,Ascultaţi lucrul acesta, popor fără minte, şi fără inimă, care are ochi şi nu vede, urechi şi n'aude!
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Hỡi dân ngu muội và không hiểu biết, là dân có mắt mà không thấy, có tai mà không nghe kia, hãy nghe điều nầy.
Ey gözleri olan ama görmeyen, Kulakları olan ama işitmeyen, Sağduyudan yoksun akılsız halk, Şunu dinle:Hør dette, du tåbelige Folk, som er uden Forstand, som har Øjne, men ikke ser, og Ører, men ikke hører:

İlgili Sayfalar