görmeyecek ile cümle
görmeyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.49
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).ampak v kraju, kamor so ga odpeljali, tam umrje; in ne bo več videl te dežele.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).ci va muri în locul unde este dus rob, şi nu va mai vedea ţara aceasta.`
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).Hanem a helyen, a hová rabságra vitték, ott hal meg, és e földet nem látja többé.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).Hij zal in een ver land (B) sterven en zijn eigen land niet terugzien.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).Ia akan meninggal di pembuangan, dan tak akan melihat negeri ini lagi.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).잡혀간 곳에서 죽으리니 이 땅을 다시 보지 못하리라
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).mà chết tại xứ đã bị đày đến , chẳng còn lại thấy đất nầy nữa .
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).mà chết tại xứ đã bị đày đến, chẳng còn lại thấy đất nầy nữa.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).Mais il mourra dans le lieu où on l`emmène captif, Et il ne verra plus ce pays.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).ma morirà nel luogo dove lo condurranno prigioniero e non rivedrà più questo paese»
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).mas no lugar para onde o levaram cativo morrerá, e nunca mais verá esta terra.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).men på det Sted, til hvilket de førte ham i Landflygtighed, skal han dø, og han skal ikke gense dette Land.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).sino que en el lugar a donde lo han transportado, allí morirá y no volverá a ver esta tierra
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).sondern muß sterben an dem Ort, dahin er gefangen geführt ist, und wird dies Land nicht mehr sehen.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).vaan mihin hänet on vangiksi viety, sinne hän kuolee eikä näe enää tätä maata.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).αλλα θελει αποθανει εν τω τοπω οπου εφεραν αυτον αιχμαλωτον, και δεν θελει ιδει πλεον την γην ταυτην.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).Но на мястото гдето го закараха пленник, там ще умре, И няма да види вече тая земя.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).но умрет в том месте, куда отвели его пленным, иболее не увидит земли сей.
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).כי במקום אשר הגלו אתו שם ימות ואת הארץ הזאת לא יראה עוד׃
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).بل في الموضع الذي سبوه اليه يموت وهذه الارض لا يراها بعد
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).卻 要 死 在 被 擄 去 的 地 方 、 必 不 得 再 見 這 地
Sürgüne gönderildiği yerde ölecek, bir daha bu ülkeyi görmeyecek.›› 30).卻要死 在 被 擄去 的 地方 、 必 不 得 再 見這 地
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.(101:18) призрит на молитву беспомощных и не презрит моления их.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.(102:18) Il est attentif à la prière du misérable, Il ne dédaigne pas sa prière.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.atendendo � oração do desamparado, e não desprezando a sua súplica.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Dan zal de HERE Jeruzalem herbouwen en er met Zijn grootheid en macht gaan wonen.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.El ia aminte la rugăciunea nevoiaşului, şi nu -i nesocoteşte rugăciunea.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Er wendet sich zum Gebet der Verlassenen und verschmäht ihr Gebet nicht.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.For Herren har bygget Sion, han har åpenbaret sig i sin herlighet.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Gdy pobuduje Pan Syon, i okaże się w chwale swojej;
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Habrá considerado la oración de los despojados, y no habrá desechado el ruego de ellos
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.han vender sig til de hjælpeløses Bøn, lader ej deres Bøn uænset.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Ia akan mendengar doa umat-Nya yang melarat, dan tidak menolak permohonan mereka
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Když by Hospodin vzdělal Sion, a ukázal se v slávě své,
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.여호와께서 빈궁한 자의 기도를 돌아보시며 저희 기도를 멸시치 아니하셨도다
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.kun Herra rakentaa Siionin ja ilmestyy kunniassansa,
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Lebo Hospodin vystaví Sion; ukáže sa vo svojej sláve.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Mivelhogy az Úr megépítette a Siont, megláttatta magát az õ dicsõségében.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.när en gång HERREN har byggt upp Sion och uppenbarat sig i sin härlighet;
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Ngài sẽ nghe lời cầu nguyện của kẻ khốn cùng, Chẳng khinh dể lời nài xin của họ.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Ngài sẽ nghe lời cầu_nguyện của kẻ khốn_cùng , Chẳng khinh_dể lời nài_xin của họ .
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.quando il Signore avrà ricostruito Sion e sarà apparso in tutto il suo splendore
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.se ozre na molitev zapuščenca, in ne bo zametal njih molitve.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Θελει επιβλεψει επι την προσευχην των εγκαταλελειμμενων και δεν θελει καταφρονησει την δεησιν αυτων.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.Той е погледнал благосклонно на молитвата на лишените, И не е презрял молбата им.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.פנה אל תפלת הערער ולא בזה את תפלתם׃
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.التفت الى صلاة المضطر ولم يرذل دعاءهم.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.他 垂 聽 窮 人 的 禱 告 、 並 不 藐 視 他 們 的 祈 求
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.他 垂聽窮 人 的 禱告 、 並不藐視 他 們 的 祈求