görmem ile cümle
görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Nagyon jó látni, hogy az iskolám diákjai mekkora ambícióval ragadnak meg minden lehetőséget.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.O mais emocionante é que vejo alunas na minha escola com ambição para agarrar as oportunidades.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Partea incitantă e că văd eleve la școala mea ambițioase, profitând de oportunități.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Tôi rất phấn khởi khi thấy học sinh đến trường của tôi với kì vọng để nắm lấy cơ hội này.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Úžasné je, že vidím studentky v naší škole, které mají ambice a dokážou se chopit příležitosti.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Vznemirljivo je, da vidim, da so učenci na moji šoli ambiciozni, ko zgrabijo priložnost.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Είναι συναρπαστικό να βλέπω μαθήτριες του σχολείο μου με φιλοδοξίες, να αρπάζουν τις ευκαιρίες.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Мене тішить, що я бачу учениць у мене в школі, які здатні самореалізуватися.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Най-вълнуващото е, че там виждам амбициозни ученички, които грабват възможността.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Самое удивительное — это видеть учениц моей школы, которые стремятся ухватиться за эту возможность.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.אני מתרגשת לראות תלמידות בבית הספר שלי בעלות שאיפות לנצל הזדמנויות.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.皆チャンスを掴もうと 意欲満々です そして 彼女たちの両親 父親も 私の父がそうであったように
Hiç bilgisayar kullanmamıştım. Hiç internet görmemiştim.En ollut koskaan käyttänyt tietokonetta enkä ollut koskaan nähnyt Internetiä.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Chúng còn chưa thấy một cái máy tính nào trước đây, và chúng cũng không biết Intermet là gì.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.De hade aldrig sett en dator förut, och de kände inte till Internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.De havde aldrig set en computer før, og de vidste ikke hvad Internettet var.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.He eivät olleet koskaan ennen nähneet tietokonetta, ja he eivät tienneet mitään internetistä.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Ils n'avaient jamais vu un ordinateur, et il ne savaient pas ce qu'était internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.전에 컴퓨터는 본 적도 없고, 인터넷이 뭔지도 몰랐습니다.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Még sohasem láttak számítógépet, és nem tudták, mi az az internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Mereka tidak pernah melihat komputer sebelumnya, dan mereka tidak tahu internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Nigdy wcześniej nie widziały komputera i nie wiedziały, czym jest internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Non avevano mai visto un computer prima di allora e non sapevano cosa fosse internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Nunca antes habían visto una computadora y no sabían qué era internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Nunca tinham visto um computador, e não sabiam o que era a Internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Nu văzuseră vreun calculator înainte, și nu știau ce este Internetul.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Předtím počítač nikdy neviděly, a nevěděly, co je to Internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Sie haben nie zuvor einen Computer gesehen, und wußten nicht, was das Internet war.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.V živote nevideli počítač, a nevedeli ani čo je to internet.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Ze hadden nog nooit een computer gezien, en ze wisten niet wat het internet was.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Δεν είχαν ξαναδεί υπολογιστή, ούτε γνώριζαν τι ήταν το διαδίκτυο.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Вони раніше ніколи не бачили компьютер, і не знали, що таке Інтернет.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Не бяха виждали компютър преди, и не знаеха какво е Интернет.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.Они никогда раньше не видели компьютера, и они понятия не имели о том, что такое Интернет.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.מעולם הם לא ראו מחשב לפני זה, והם לא ידעו מה זה אינטרנט.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.ولم يسبق لهم أن شاهدوا جهاز كمبيوتر من قبل، وهم لا يعرفون ما هي الانترنت.
Hiçbiri daha önce bir bilgisayar görmemişlerdi, ve internetin ne olduğunu bilmiyorlardı.インターネットなど知りもしません これに高速のネット回線をつなげて
Hiç internet görmemiştim.Ich hatte niemals ein Internet gesehen.
Hiç internet görmemiştim.Ik had nog nooit een internet gezien.
Hiç internet görmemiştim.Jag hade aldrig sett Internet.
Hiç internet görmemiştim.Jeg havde aldrig set Internet.
Hiç internet görmemiştim.Je n'avais jamais vu ce qu'est Internet.
Hiç internet görmemiştim.인터넷이란 걸 본 적도 없었습니다.
Hiç internet görmemiştim.Nie miałem styczności z Internetem.
Hiç internet görmemiştim.Nikdy som nevidel Internet.
Hiç internet görmemiştim.Non mi ero mai collegato a Internet.
Hiç internet görmemiştim.Nunca había visto el Internet.
Hiç internet görmemiştim.Nunca tinha visto a Internet.
Hiç internet görmemiştim.Nu văzusem niciodată Internet-ul.
Hiç internet görmemiştim.Saya tidak pernah melihat Internet.
Hiç internet görmemiştim.Sosem láttam Internetet.
Hiç internet görmemiştim.Tôi chưa bao giờ thấy Internet.
Hiç internet görmemiştim.Δεν είχα δει ποτέ τί είναι το διαδίκτυο.
Hiç internet görmemiştim.Никога не бях виждал Интернет.
Hiç internet görmemiştim.Я никогда не видел Интернет.
Hiç internet görmemiştim.Я ніколи не бачив Інтернет.
Hiç internet görmemiştim.אף פעם לא ראיתי את האינטרנט.
Hiç internet görmemiştim.لم أرى الإنترنت أبداً.
Hiç internet görmemiştim.当日 ステージの上で私はとても緊張していたんです
Hiç kuzeyli bir model görmemiştim! Çok heyecan verici.Jag har aldrig sett en modell från norr.
İlgili Sayfalar