görmem ile cümle
görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hangi dil boya, ve denizci hiç görmemişlerdi; korku LeviathanНа якій мові не можу малювати, і моряк ніколи не бачив, від страху Левіафан
Hangi dil boya, ve denizci hiç görmemişlerdi; korku Leviathanבאיזו שפה לא יכולים לצייר, ספן שמעולם לא ראו: מ לויתן אימה
Hangi dil boya, ve denizci hiç görmemişlerdi; korku Leviathanاللغة لا يمكن أن ترسم ، وبحار شهدت أبدا ؛ من الرهبة تنين
Hangi dil boya, ve denizci hiç görmemişlerdi; korku Leviathanすべての波をpeopling昆虫百万人へ:
Hayatı boyunca yüzünde böyle üzgün bir ifade hiç görmemiştim...No lo había visto nunca tan triste.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Cái cảnh này thiệt là lạ.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Ich habe so etwas noch nie gesehen.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Ik heb dit nog nooit gezien.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Je n'ai jamais rien vu de tel.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.전 이런걸 본적이 없거든요.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Nigdy czegoś podobnego nie widziałem.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Nikdy predtým som niečo také nevidel.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Non ho mai visto una cosa del genere.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Nu mai văzusem așa ceva.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Nunca había visto algo como eso.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Δεν έχω ξαναδεί κάτι τέτοιο.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Я в житті не бачив нічого схожого.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.Я такого никогда не видал.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.מעולם לא ראיתי דבר כזה.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.لم أر أي شيء من هذا القبيل.
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.まるでマジックの練習を しているかのようでした
Hayatımda hiç böyle bir şey görmemiştim.我從未見過類似嘅嘢
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Bạn chưa từng thấy một phụ nữ Nhật Bản bối rối hơn thế.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Gospodyni bardzo się zmieszała.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Je hebt nog nooit een verwardere Japanse vrouw gezien.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.그렇게 놀란 일본여자를 본 적은 없으실 겁니다.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Még nem láttál japán nőt nagyobb zavarban.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.N-aţi mai întâlnit niciodată o japoneză într-atât de derutată.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Non vedrete mai donna giapponese più confusa.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Nunca hão de ver uma japonesa mais confusa.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Nunca se ha visto a una mujer japonesa más confundida.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Sie haben niemals zuvor eine geschocktere japanische Frau gesehen.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Vous n'avez jamais vu, une femme japonaise plus confuse.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Вряд ли можно встретить более озадаченную японскую женщину.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.Никога не сте виждали по-смутена японка.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.מעולם לא ראיתם אישה יפנית מבולבלת כל כך.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.لم أر امرأة يابانية مندهشة بهذا الشكل في حياتي.
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.(笑い)
- Hayır. Pete, görmem gerek.Här, Pete, jag behöver se.
- Hayır. Pete, görmem gerek.Pete, preciso de ver.
- Hayır. Pete, görmem gerek.Tässä, Pete, minun tarvitsee nähdä.
- Hayır. Pete, görmem gerek.Trzymaj muszę to obejrzeć.
Her ebeveyn bilir ki, bizim çocuklarımızın zarar görmemeleri için yapmayacağımız şey yoktur.E ogni genitore sa che non c'è nulla che non faremmo per proteggere i nostri figli dal pericolo.
Her ebeveyn bilir ki, bizim çocuklarımızın zarar görmemeleri için yapmayacağımız şey yoktur.Et chaque parent sait qu'il n'y a rien que nous ne ferions pas pour protéger nos enfants du mal.
Her ebeveyn bilir ki, bizim çocuklarımızın zarar görmemeleri için yapmayacağımız şey yoktur.I każdy rodzic wie, że nic nie zrobimy, aby chronić nasze dzieci przed zagrożeniami.
Her ebeveyn bilir ki, bizim çocuklarımızın zarar görmemeleri için yapmayacağımız şey yoktur.Y cada padre o madre sabe que no hay nada que no haremos para proteger a nuestros hijos del peligro.
Her ebeveyn bilir ki, bizim çocuklarımızın zarar görmemeleri için yapmayacağımız şey yoktur.И каждый родитель знает, что не существует того, что бы мы не сделали, чтоб защитить наших детей.
Her ebeveyn bilir ki, bizim çocuklarımızın zarar görmemeleri için yapmayacağımız şey yoktur.وكل اب وام يعلم بأنه مستعد ان يفعل أي شيء ليحمي طفله من الاذى.
Her ebeveyn bilir ki, bizim çocuklarımızın zarar görmemeleri için yapmayacağımız şey yoktur.でもやはり 最初の一歩から始まり その後 段々と
Her ebeveyn bilir ki, bizim çocuklarımızın zarar görmemeleri için yapmayacağımız şey yoktur.而每個父母都瞭解我們願意做任何事來保護孩子受到傷害
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Blij verrast zie ik dat leerlingen op mijn school ambitieus de kans aangrijpen.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Ce qui me plaît, c'est de voir les élèves de mon école saisir cette opportunité avec ambition.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Det är spännande att se eleverna på min skola som ambitiöst tar till vara på möjligheterna.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Det spændende er at jeg ser studerende på min skole med ambitioner om at gribe alle muligheder.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Ekscytujący jest widok uczennic w mojej szkole, z ambicją chwytających się możliwości.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Hal yang menyenangkan adalah saya melihat siswa di sekolah saya sangat ambisius dalam mengambil kesempatan.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Je vzrušujúce vidieť na mojej škole študentky s ambíciami chopiť sa príležitosti.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.흥미로운 사실은 학교의 학생들이 기회를 잡으려는 야망을 갖고 있다는 겁니다.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.La cosa emozionante è che vedo studenti nella mia scuola ambiziosi che afferrano le opportunità.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Lo emocionante es que veo a las estudiantes en mi escuela con el fuerte deseo de aprovechar la oportunidad.
İlgili Sayfalar