görmem ile cümle
görmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Nerva bu saldırıdan zarar görmemişti ancak tamir etmeye çalıştığı otoritesi zarar görmüştür.Nerva nenukentėjo, bet jo autoritetas buvo sugriautas.
Ancak bu değirmenler artık iş görmemektedir.Tačiau šios sėklos jau būna nebevaisingos.
Şehir ılimli iklimi, dalgasiz düz denizi ve zarar görmemiş doğası ile bilinmektedir.Kaip ir visas aplinkinis kraštas, Pula garsėja švelniu klimatu, ramia jūra ir nepaliesta gamta.
Son üç albümdür Chester'ı bu kadar hırslı ve azimli görmemiştim.Ma ei olnud kunagi näinud, et ta oleks olnud millestki nii vaimustatud ja liigutatud.
Beguineler Vatikan tarafından kabul görmemişlerdi.Naissuhetest ei tulnud Paganinil puudust.
Anne ve babasını hiç görmemiştir.Ta ei näinud oma isa kunagi.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Tegemist on ringikujulise väravaga, mille kaudu on võimalik rännata teisele planeedile.
Ben ne görmemi istersem, onu görürsünüz" Ve İlk gider."Mida sa enda meelest teed!" tahtis mees korrata, ent vaatas teda siis esimest korda lähemalt.
Kimse Zeynep'i görmemiştir.Jeret pole sarjas nähtud.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.30 kalastusvuotensa aikana hän ei ollut koskaan nähnyt delfiinin tekevän näin.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.그는 30년 동안 낚시를 하면서 돌고래가 그런 행동을 하는 것을 처음 봤다고 했습니다.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Anh nói trong 30 năm làm nghề câu cá anh chưa bao giờ thấy 1 con cá heo làm như thế.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Azt mondta, hogy 30 éve horgászik, de még sosem látott delfint így viselkedni.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Der Fischer sagte, dass er soetwas in dreissig Jahren Fischerei noch nie von einem Delfin gesehen hat.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Dia berkata dalam 30 tahun memancing dia tidak pernah melihat lumba-lumba
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Dijo que en 30 años de pesca nunca había visto a un delfín hacer eso.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Hij zei dat hij in de 30 jaar dat hij viste nog nooit een dolfijn dat had zien doen.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Hovoril, že za celých 30 rokov rybárčenia ešte nevidel, aby delfín niečo také urobil.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.In trent' anni di attività non aveva mai visto un delfino comportarsi in quel modo.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Le guide a dit qu'en 30 ans de pêche, il n'avait jamais vu un dauphin faire ça.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Říkal, že za celých 30 let rybaření ještě neviděl, aby delfín něco takového udělal.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Spunea că în 30 de ani de pescuit nu a văzut niciodata un delfin care să facă aşa ceva.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.W ciągu 30 lat na oceanie, nic podobnego mu się nie przydażyło.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Каза ми, че за 30 години риболов никога не беше виждал делфин да прави това.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.Он сказал, что за 30 лет рыбной ловли, никогда не видел, чтоб дельфин так себя вел.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.הוא אמר שב-30 שנות דיג הוא מעולם לא ראה דולפין נוהג כך.
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.وقال انه خلال 30 عام من التجوال في المحيط لم يرى دلفين يقوم بهذا
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.そして これはまるで-
30 yıllık balıkçılık hayatı boyunca bir yunusun böyle davrandığını hiç görmemiş rehber.導遊話自己釣咗三十年魚 未見過有海豚咁做
3'leri de bulduk. - İki tane 1'i görmemişim. -Han vill skapa ett diagram som hjälper honom att förstå spridningen av sträckor
3'leri de bulduk. - İki tane 1'i görmemişim. -Vuole creare un grafico che lo aiuti a capire la differenza delle distanze
Adı Goran Ehlme, İsveçli - Goran. Leopar foklarıyla birçok tecrübesi olmus. Bense bir tane bile görmemiştim.Его звали Горан Эльме, и у него был большой опыт работы с морскими леопардами, а я их никогда не встречал.
Ama... ...benim gibi hayatında hiç ölü insan bile görmemiş birisi... ...bu işi yapabilir mi?Maar... ik vraag me af of iemand als ik die nog nooit een lijk heeft gezien... dit werk wel kan doen?
Ama... ...benim gibi hayatında hiç ölü insan bile görmemiş birisi... ...bu işi yapabilir mi?Mas.. Imagino se alguém que nunca viu um morto como eu pode realmente fazer esse trabalho.
Ama... ...benim gibi hayatında hiç ölü insan bile görmemiş birisi... ...bu işi yapabilir mi?Pero... me pregunto si no habiendo visto nunca un cadáver... puedo hacer este trabajo.
Ama... ...benim gibi hayatında hiç ölü insan bile görmemiş birisi... ...bu işi yapabilir mi?Perō... Mi chiedo se uno come me che non ha mai visto un morto... possa fare questo lavoro?
Ama... ...benim gibi hayatında hiç ölü insan bile görmemiş birisi... ...bu işi yapabilir mi?Sprašujem se, ali bom temu delu kos, čeprav še nikoli nisem videl mrliča.
Ama... ...benim gibi hayatında hiç ölü insan bile görmemiş birisi... ...bu işi yapabilir mi?Но... Я вот думаю, человек, который, как я, даже гроба в глаза не видел, справится ли он с этой работой?
Ama... ...benim gibi hayatında hiç ölü insan bile görmemiş birisi... ...bu işi yapabilir mi?..لكن أتسائل هل يستطيع شخص ..مثلي لم يرى جثة ميت قط أن يؤدي هذه الوظيفة ؟
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Aber der Weizen und Spelt ward nicht geschlagen, denn es war Spätgetreide.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Ale pšenica a tenkeľ neboly zbité, pretože boly pozdné.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Ale pšenice a špalda nebyla ztlučena, nebo pozdní byla.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.còn lúa mì và tiểu mạch trổ muộn, nên không bị đập.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.còn lúa_mì và tiểu_mạch trổ muộn , nên không bị đập .
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.De a búza és a tönköly nem vereték el, mert azok késeiek.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.derimod blev Hveden og Spelten ikke slået ned, thi de modnes senere.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.grîul şi ovăzul nu se stricaseră, pentru că erau tîrzii.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.그러나 밀과 나맥은 자라지 아니한고로 상하지 아니하였더라
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.le froment et l`épeautre n`avaient point été frappés, parce qu`ils sont tardifs.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.ma il grano e la spelta non erano stati colpiti, perché tardivi
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.mas não foram danificados o trigo e a espelta, porque não estavam crescidos.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.men hvete og spelt var ikke slått ned, for de kommer senere.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.men vetet och spälten slogos icke ned, ty de äro sensäd.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.mutta nisu ja kolmitahkoinen vehnä eivät turmeltuneet, sillä ne tuleentuvat myöhemmin.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Pero el trigo y el centeno no fueron destruidos, pues eran tardíos
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Pšenica pa in pira nista bili pokončani, ker sta pozni. –
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Pszenica jednak i żyto potłuczone nie były; bo późne były.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.Tetapi gandum dan biji-bijian tidak rusak karena belum musimnya
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.ο σιτος ομως και η ζεα δεν εκτυπηθησαν, διοτι ησαν οψιμα.
Ama buğday ve kızıl buğday henüz bitmediği için zarar görmemişti.а пшеница и полба не побиты, потому что они были поздние.
İlgili Sayfalar