görmedi ile cümle

görmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak bu onların daha önce görmediği, duymadığı bir hastalık olduğu için hastalığın adını bilmemektedirler.Здесь он узнал ту жизнь, о которой раньше не знал и не писал.
Bunun üzerine “(hâfızası) senin gibi olanı görmedim” dedi.”Он также сказал: «Я не видел никого, кто знал бы больше аш-Шааби».
Çoğumuz vampir bile görmedik.Долгое время они не могут найти других вампиров.
"Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz.До нас дошли упоминания только о некоторых из них и то, чрезвычайно скудные.
Ancak kapalı bir toplumda ve eşcinselliğin hiç kabul görmediği bir dönemde yaşamaktadırlar.В жизни она всегда оставалась человеком закрытым и одиноким, несмотря на признание коллег.
Program beklenen ilgiyi görmedi.Но план не дал ожидаемых результатов.
Bunun üzerine “(hâfızası) senin gibi olanı görmedim” dedi.”فقال: ما كنت أرى أن الصوم أبقى منهما ما يُحْمَل به السلاح.
Kapıya gelen iki adamı zenciyi hiç görmediğini söyleyerek gönderen Lizzie'nin evine bu sefer de Fred gelir.يأتى فريد هذه المرة أيضا إلى منزل ليزى التى أرسلت الرجلان اللذان جاءا إلى الباب قائلة بأنها لم ترى أى زنجى .
Fransızca hiç görmedim anlamına gelir.لا لم نري الديمقراطية قط.
Lewis'e göre Müslümanlar Yahudileri "Evrensel şeytan" olarak görmediler.ويرى لويس أن المسلمين لا ينسبون "الشر الكوني" إلى اليهود.
Böylesini görmedik.لم نكن نتوقّع ذلك.
Polis memuru, film boyunca gözlerini görmediğimiz tek insandır.زوجة الطبيب هي الشخصية الوحيدة في الرواية بأكملها التي لاتفقد بصرها.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.فيقال: إنه مكث كذلك سنة، ثم طلقها لأجل والده، فلم يطق الصبر عنها.
(Onu görmedik.)الله تعالى يرانا ولا نراه عند البصريين.
Birçok öğrencisi daha sonra onu yanlarından geçerken hiç görmediklerini söyleyecektir.فليرَ أولئك القادمون لاحقاً لرؤيته أن أسماءهم لن تُنسى.
Daha fazla yeteneği olduğunu keşfeden Tessa, daha önce hiç görmediği bir dünyanın içerisine çekilir.ثم يقوم ميسنجر بدراسة جزء من الكون لم نراه من قبل.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Ele fugiu de Arles e nunca mais viu Van Gogh.
Byron’nın kızıyla hiçbir bağlantısı olmadı ve onu bir daha hiç görmedi.Byron não tinha um relacionamento com sua filha e nunca mais a viu.
Cüneyd-i Bağdadî anlatır: “Sırrı Sekatî hazretlerinden ziyade ibadet ehli kimse görmedim.Ela negou as comparações, dizendo: "Eu não me acho nada perto delas.
Fransızca hiç görmedim anlamına gelir.Nunca foi traduzida completamente para inglês.
Clara, Cass izin vermediği için Lunn'ın gemiye giremediğini ve oradaki yazıları görmediğini öğrenir.Clara percebe que, como Cass se recusou a permitir Lunn a entrar na nave, ele nunca viu a escrita na parede.
Çalışmaları her zaman övgü görmedi.O seu esforço nem sempre foi reconhecido.
Pratikte, Genç Avrupa, maddî sıkıntılar yaşadı ve kısa süreli varlığı süresince geniş çaplı destek görmedi.Na prática, à Jovem Europa faltava-lhe o dinheiro e o apoio popular para uma existência de curta duração.
Olumsuz düşünce: “İki gündür birbirimizi görmedik.Disse o deputado: "Eu não errarei duas vezes.
Çoğumuz vampir bile görmedik.Aprende que nem todos os vampiros eram do mal.
Ama bu sözler asla resmi olarak kabul görmedi.Ele nunca aceitou a ideia oficialmente.
"40 senedir futbolun içindeyim, böyle bir yetenek görmedim.Eu estive no ramo por 18 anos e nunca vi algo como isso.
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.Depois disso tudo, ele (Jin) sai voando, enquanto seu avô apenas observa-o, sentado.
Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmedi.Talvez a ansiedade sobre o desafio que se seguiria foi demais naquele momento.
"Robin Van Persie gibi böyle inanılmaz bir futbolcu görmedim.Eu nunca vi um cara jogar tanto como Sandoval.
"Böyle baskı görmedim!".«"Eu não ouvia essas porcarias."».
Gerard cevap verir; «Bilmiyorum… Görmedim». 'Kennedy respondeu: "Não... eu não sei.
O zamandan beri onu kimse görmedi.Ninguém o viu desde então.
(Onu görmedik.)Er is niemand (te zien).
Fransızca hiç görmedim anlamına gelir.Niets ervan is ooit in het Nederlands vertaald.
Ancak bu isim kabul görmedi.Deze naam is echter niet geaccepteerd.
Fakat Fransa dışında kabul görmedi.Buiten Frankrijk is hij echter nauwelijks bekend geworden.
Fakat bunun gibisini görmedim.Dit had ik niet verwacht.
Sakura'nın, daha önce hiç görmediği gizemli bir sembole karşı ilginç bir gücü olduğu ortaya çıkar.Sakura blijkt aparte krachten te bezitten als ze een symbool ziet wat ze nog nooit heeft gezien.
Ben bir şey görmedim.Die zag er niets in.
Yeni havalı numaralar, bazı daha önce görmedikleri elektriksel hareketler göstereceğim." demiştir.Ritmes en geluiden zoals je nog nooit gehoord hebt."
Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmedi.Vergiffenis vragen ging hem evenwel ook toen nog te ver.
Ekskavatör sürücüsü sarhoştu ve treni görmedi.De buschauffeur had niets in de gaten en reed door.
Bunun için 20 yıldır görmediği babasından yardım ister.Hij reisde vooreerst naar zijn moeder die hij in 24 jaar niet had gezien.
Ancak hiç biri (2016’ya kadar) kabul görmedi.Tot nu toe heeft niemand zich eraan gewaagd het alsnog te completeren (2014).
Artık tek amacı yıllardır görmediği babasına ulaşıp onu kurtarmaktır.Op het afgesproken tijdstip staat hij op zijn vader te wachten, deze komt echter niet opdagen.
Fakat Howe’un icâdı, pek ilgi görmedi.Aan Hooleys werk werd echter weinig aandacht besteed.
Bu karşılaşmalarda ise hiç kart görmedi.Hij liet zich nooit in de kaart kijken.
Masurewicz daha sonra Walter'a cadıyı görüp görmediğini sorar.Masurewicz vertelt Walter dat er een heks rondwaart in het huis.
Byron’nın kızıyla hiçbir bağlantısı olmadı ve onu bir daha hiç görmedi.Noriko's moeder wil daarom geen contact meer met haar.
(Onun geldiğini görmedim.)Ik heb hem nooit zien lachen ...)"
Dünyanın birçok yerini görmedi.Hij heeft niet veel van de wereld gezien.
Dışarıda duran BMW’imi görmedin mi?Heb je m’n BMW niet zien staan, buiten?
Onu görmedik.We hebben hem niet gezien.
Anneni henüz görmedim.Ik heb je moeder nog niet gezien.
Onları hiçbir yerde görmedim.Ik heb ze nergens gezien.
Seni hiç böyle görmedim.Ik heb je nog nooit zo gezien.
Henüz listeyi görmediğim için listede kimler olduğunu sana söyleyemem.Ik kan niet zeggen wie er op de lijst staat want ik heb de lijst nog niet gezien.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Gauguin wyjechał z Arles i już nigdy więcej van Gogha nie zobaczył.
"Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz.Nie mają zębów przednich, natomiast boczne są liczne.

İlgili Sayfalar