görmüyoruz ile cümle

görmüyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Artık birbirimizi görmüyoruz.We're not seeing each other anymore.
Biz artık neredeyse seni görmüyoruz.We hardly see you anymore.
Buralarda neredeyse seni hiç görmüyoruz.We hardly ever see you around here.
Artık Tom'u neredeyse hiç görmüyoruz.We hardly ever see Tom anymore.
Bunu bir sorun olarak görmüyoruz.We don't see it as a problem.
Biz sadece onu sık sık görmüyoruz.We just don't see it often.
Onu çok sık görmüyoruz.We don't see him very often.
Tom'u çok sık görmüyoruz.We don't see Tom very often.
Tom'u eskisi kadar sık görmüyoruz.We don't see Tom as often as we used to.
Korkaklığı hoş görmüyoruz.We do not tolerate cowardice.
Aşırılığı hoş görmüyoruz.We do not tolerate extremism.
Tom ve ben birbirimizi çok sık görmüyoruz.Tom and I don't see each other very often.
Buralarda sık sık geyik görmüyoruz.We don't often see deer around here.
Tom bize yakın yaşıyor, fakat onu çok sık görmüyoruz.Tom lives near us, but we don't see him very often.
Birbirimizi çok sık görmüyoruz.We don't see each other very often.
Neden gidip Tom'u görmüyoruz?Why don't we go see Tom?
İşe yarayıp yaramadığını neden görmüyoruz?Why don't we see if it works?
Görmüyoruz fakat burada gizli bir 1 var, bunu da 100 ile çarparız.We don't see it, but there's a 1 there, times 100.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.We see the bad stories on CNN and Fox and all that, but we don't see the good stories.
Sadece biz görmüyoruzWe just don't see it.
Ve bunu netleştirmek istiyorum, biz bunu tam bir matematik eğitimi olarak görmüyoruz.And I want to make it clear, we don't view this as the complete math education.
Sex davranışlarında hiçbir değişiklik görmüyoruz.We see almost no change in sexual behavior.
Oğullarımızın sevgililerinin olmasında bir sakınca görmüyoruz.If we have sons, we don't mind knowing about our sons' girlfriends.
Orada kıpırdayan hiçbir şey görmüyoruz, kurtulan olup olmadığını bilmiyoruz.We lost the tail rotor! It's gone! 64 is going down!
Yani, adeta karşımızdaki insanı görmüyoruz bile.You know, it's like we hardly even see them.
Haritada bir boşluk olduğunu dahi görmüyoruz.We don't even see that there's a gap on the map.
Hâl böyleyken hataları hoş görmüyoruz ve notlara tapıyoruz.And yet we don't tolerate mistakes, and we worship grades.
Ancak bu gerçek radar ekranımızın dışında kalıyor, görmüyoruz.It completely passes below the radar screen.
Hiçbir şey görmüyoruz.We see nothing.
Birleşik Devletlerde biz böyle görmüyoruz, ama sizin için öyleler.We don't see it that way in the United States, but you see it that way.
Örneğin, bu diferansiyel denklemde i görmüyoruz. -For example, this differential equation, I don't see an i anywhere here.
Burada kendisiyle çarpılmış başka sayı görmüyoruz.We don't see two numbers multiplied by itself here.
Öyleyse biz ışığı da karanlığı da görmüyoruz yer çekimini görmüyoruz, elektriği de görmüyoruz.So we don't see dark, we don't see light, we don't see gravity, we don't see electricity.
Deniz manzarasına bakıyoruz. Ancak balıkçının neyle meşgul olduğunu görmüyoruz.--we're looking at a seascape but we don't see fishermen busy with activities
Gelen ve yükünü boşaltan gemiler görmüyoruz.--we don't see ships coming in and unloading cargo
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?It doesn't seem to be working very well does it?
Bize ne oldu ki, (dünyada) kötülerden saydığımız adamları (burada) görmüyoruz? dediler.And will add: "O what has happened to us that we do not see the men we counted among the wicked.
İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz.We do not see your intercessors with you who, you imagined, had partnership with you.
Şöyle derler: "Kendilerini dünyada iken kötü saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?"And will add: "O what has happened to us that we do not see the men we counted among the wicked.
Sizce Tanrıya eş olan şefaatçilerimizi de yanınızda görmüyoruz.We do not see your intercessors with you who, you imagined, had partnership with you.
Şöyle dediler: "Şer temsilcilerinden saydığımız adamları, acaba neden görmüyoruz?"And will add: "O what has happened to us that we do not see the men we counted among the wicked.
Sizin bizden fazla bir meziyetinizi de görmüyoruz. Aksine sizi yalancılar sanıyoruz."In fact, we think you are a liar."
Sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz; tersine sizi yalancı sanıyoruz!"We do not see you have over us any superiority; no, rather we think you are liars.'
Ve sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz.And we see that you have no advantage over us.
Sizin bizden fazla bir meziyetinizi de görmüyoruz.And we see that you have no advantage over us.
Sizin bizden herhangi bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz.And we see that you have no advantage over us.
Daha başlangıçta, sana bizim ayak takımı dışında kimsenin uyduğunu görmüyoruz.We do not see that anyone follows you but the lowliest of us, those of immature judgement.
Bizden, basit görüşle hareket eden alt tabakamızdan başkasının sana uyduğunu görmüyoruz.We do not see that anyone follows you but the lowliest of us, those of immature judgement.
İlk bakışta bizim ayak takımımızdan başkasının senin arkana düştüğünü görmüyoruz.We do not see that anyone follows you but the lowliest of us, those of immature judgement.
Geçen hafta yaptığı konuşmada Erdoğan, "Suriye meselesini bir dış mesele olarak görmüyoruz."We do not see the Syria issue as an external one.
Bu yüzden de büyük fiyat artışları görmüyoruz."That is why we do not necessarily see any major [price] increases."
Okulda Arnavutça dersi görmüyoruz, ki bence bu yanlış.We do not learn Albanian in school, which I believe is wrong.
Bir şeyin nasıl olduğunu görmüyoruz. Bir şeyi kendimize benzeterek görüyoruz.Wir sehen Dinge nicht, wie sie sind. Wir sehen Dinge, wie wir sind.
Ağırbaşlı bir mekan, yivli sütunlar veya süslü sütun kaideleri görmüyoruz.Pewnien rodzaj surowości wynika z braku falistości kolumn czy pilastrów.
Ağırbaşlı bir mekan, yivli sütunlar veya süslü sütun kaideleri görmüyoruz.Але у цьому стилі відчувається певна строгість. На колонах та пілястрах немає різьблення.
Ağırbaşlı bir mekan, yivli sütunlar veya süslü sütun kaideleri görmüyoruz.(Ж) И вместе с тем возникает ощущение некой строгости.
Ama böyle bir şey görmüyoruz. Bu ışın daha geniş bir şekilde açılıyor. . .Ma non è così: questa semiretta arancione in realtà è più aperta,
Ama böyle bir şey görmüyoruz. Bu ışın daha geniş bir şekilde açılıyor. . .Но тут другая ситуация, потому что этот оранжевый луч отклонен еще дальше!
Ama böyle bir şey görmüyoruz.그러나 우리가 지금 보고 있는 각은 그렇지 않죠
Ama böyle bir şey görmüyoruz.Но това не е случаят.

İlgili Sayfalar