görmüyorlar ile cümle

görmüyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi görmüyorlar mı?Have they not considered how many generations We destroyed before them?
Göğün atmosferine uygun yaratılmış kuşları görmüyorlar mı? Onları ALLAH'tan başkası tutmaz.Have they not regarded the birds disposed in the air of the sky: no one sustains them except Allah.
Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı?Have they not seen what We have created from the labor of Our own hands?
Görmüyorlar mı ki, biz kudretimizin eseri olmak üzere onlar için birçok hayvan yarattık.Have they not seen what We have created from the labor of Our own hands?
Muhalefetteki mevcut oyuncuları da yeterli görmüyorlar.They do not view the current actors in the opposition as competent.
Özetle Hırvatlar bu devlette kendileri için bir gelecek görmüyorlar", diyor.In essence, Croats do not see future for themselves in this state."
Romanya: uzmanlar adalet kriterlerinin karşılanmasında çok ilerleme görmüyorlarRomania: experts see little progress in meeting justice benchmarks
Tom ve Mary bu günlerde asla birbirlerini görmüyorlar.Tom y Mary nunca se ven el uno al otro estos días.
Hiçbir özelliği daha temel ya da öncü görmüyorlar.Особо не видно ни его предтеч, ни последователей.
Kutsal metinleri korumayı sadece görevleri olarak görmüyorlardı.Encaravam seu trabalho como uma missão sagrada.
Artık beni görmüyorlar.Вони мене більше не бачать.
Çünkü iyi görmüyorlardır.よーく見ないと気づきません。
Hiçbir özelliği daha temel ya da öncü görmüyorlar.以前是沒有主角、配角的分別的。
Bu maymunlar kendilerini maymun olarak görmüyorlarPero estos micos no creen que ellos mismos sean micos
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Così facendo alienano milioni di bambini che non riescono a trovare un motivo per andare a scuola.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Hay dos tipos de personas. Académicas y no-académicas. Gente inteligente y gente no - inteligente.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Pada cara mereka mengasingkan jutaan anak-anak yang tidak melihat tujuan apapun untuk pergi ke sekolah.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Zasnovan je bil v obdobju kulturnega razsvetljenstva. In v gospodarskih okoliščinah industrijske revolucije.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Εν τω μεταξύ αποξενώνουν εκατομμύρια παιδιά τα οποία δε βλέπουν κανένα λόγο για να πηγαίνουν στο σχολείο.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.И, в процессе, отчуждают миллионы детей от образования. Многие дети просто не видят смысла ходить в школу.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Результат: розохочуємо дітей від навчання, котрі не вбачають у шкільних знаннях жодного змісту.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.בדרך זו יוצרים ניכור בקרב מיליוני ילדים, שלא מוצאים כל טעם בלימודים בביה"ס.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.بهذه الطريقة، هم يستبعدون الملايين من الأطفال الذين لا يرون أي فائدة من الذهاب للمدرسة.
Çinliler böyle görmüyorlar.Chińczycy inaczej pojmują państwo.
Çinliler böyle görmüyorlar.Číňané vidí stát úplně jinak.
Çinliler böyle görmüyorlar.Kiinalaiset eivät näe valtiota lainkaan sellaisena.
Çinliler böyle görmüyorlar.Kitajci vidijo nekaj čisto drugega.
Çinliler böyle görmüyorlar.중국인은 국가를 그런 식으로 생각하지 않습니다.
Çinliler böyle görmüyorlar.les Chinois eux ne le voient pas du tout comme ça.
Çinliler böyle görmüyorlar.los chinos no ven al Estado de ese modo, en absoluto.
Çinliler böyle görmüyorlar.Китайците въобще не виждат държавата по този начин.
Çinliler böyle görmüyorlar.הסינים לא רואים את המדינה כך כלל ועיקר.
Çinliler böyle görmüyorlar.فان الصينين لا يرون الامر على هذا النحو على الاطلاق
Çinliler böyle görmüyorlar.中国人は国家を
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Andere Obdachlose also sahen mich nicht als obdachlos an, aber ich sah mich so.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Andre hjemløse folk så mig ikke som hjemløs, men det gjorde jeg.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Așa că alți oameni fără adăpost nu mă vedeau ca de-a lor, dar eu da.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Bezdomni nie uważali mnie za bezdomną, ja siebie tak. Bezdomni nie uważali mnie za bezdomną, ja siebie tak.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Gli altri senzatetto non mi consideravano una senzatetto, io invece sì.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.다른 노숙자들에게 제가 노숙자처럼 보이지 않았던 것이죠. 하지만 전 노숙자였어요.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Les autres SDF ne me considéraient pas SDF, moi si.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Más hajléktalanok nem láttak hajléktalannak, magamat mégis annak láttam.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Muut kodittomat eivät pitäneet minua kodittomana, vaikka itse pidin.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Những người không nhà khác không cho tôi là người vô gia cư, nhưng tôi thì có.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Os outros sem-abrigo não me viam como tal, mas eu sim.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Ostali brezdomci me niso videli kot brezdomko, jaz pa sem se.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Ostatní bezdomovci ma nevideli ako bezdomovkyňu, ale ja seba áno.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Ostatní bezdomovci mě neviděli jako bezdomovce, Ale já sebe ano.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Otros vagabundos no me veían como ellos, pero lo era.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Tuna wisma lain tidak melihat saya sebagai tuna wisma, tapi saya melihatnya demikian.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Waarom ben je hier echt?" Andere dakloze mensen zagen me niet als dakloos, maar ik wel.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Οι υπόλοιποι άστεγοι δεν με έβλεπαν ως άστεγη, αλλά εγώ με έβλεπα.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Другие бездомные не видели во мне бездомную, а я видела.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Другите бездомни хора не ме виждаха като бездомна, но аз се виждах.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Інші безпритульні не бачили в мені бездомну, але я бачила.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.אנשים חסרי בית אחרים לא ראו אותי כחסרת בית, אבל אני כן.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.بقية المشردين لا ينظرون لي كمشردة، خلافاً لنفسي.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.でも私はホームレスだったんです そして大学教授が私の話を聞いて、言いました:
Fakat kendilerini uzman olarak görmüyorlar, sadece sağlam fikirleri var.Aber sie halten sich selbst nicht für Experten für Videospiele, sie haben einfach feste Meinungen.
Fakat kendilerini uzman olarak görmüyorlar, sadece sağlam fikirleri var.Ale nepovažují sami sebe za odborníky na videohry, pouze mají pevné názory.

İlgili Sayfalar