görmüyor ile cümle

görmüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra sen de, "Ya ben seni o gözle görmüyorum ama arkadaş olabiliriz." diyorsun.Es lo mismo si un chico me dice que está enamorado de mi
Sonra sen de, "Ya ben seni o gözle görmüyorum ama arkadaş olabiliriz." diyorsun.Mais, tu peux répondre à la situation comme si un garçon m'aimait.
Sonra sen de, "Ya ben seni o gözle görmüyorum ama arkadaş olabiliriz." diyorsun.Nie ma różnicy, jeśli chłopak ci powie, że mu się podobasz.
Şöyle bir şeydi : "Benimle uğraşma.Görmüyor musun, plastik bıçağım var."Strategic.
Sözleşmeyi yerine getirir, bavulumu toplar ve giderdim, çünkü daha fazla gelecek görmüyorum.Bi pobral svoje kovčke in šel. Ker ne vidim več prihodnosti.
Sözleşmeyi yerine getirir, bavulumu toplar ve giderdim, çünkü daha fazla gelecek görmüyorum.Saya akan selesaikan kontraknya berkemas dan pergi... ...karena saya tak lihat lagi masa depan
Sözleşmeyi yerine getirir, bavulumu toplar ve giderdim, çünkü daha fazla gelecek görmüyorum.Wypełniłbym mój kontrakt, spakował bagaże i wyjechał, bo nie widzę przed tym krajem przyszłości,
Sözleşmeyi yerine getirir, bavulumu toplar ve giderdim, çünkü daha fazla gelecek görmüyorum.,הייתי משלים את החוזה .אורז את המזוודות ועוזב .מפני שאני לא רואה עוד עתיד
Sözleşmeyi yerine getirir, bavulumu toplar ve giderdim, çünkü daha fazla gelecek görmüyorum.未来をこれ以上 感じることができないからです チャベスの批判者は ここにキューバをつくり
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.(52:5) Неужели не вразумятся делающие беззаконие, съедающие народ мой, как едят хлеб, и не призывающие Бога?
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.¿Acaso los que obran iniquidad no saben que comen a mi pueblo como si fuera pan, y que a Dios no invocan
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Aj, každý z nich nazpět odšel, napořád neužiteční učiněni jsou; není, kdo by činil dobré, není ani jednoho.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.De er alle avveket, alle tilsammen fordervet; det er ikke nogen som gjør godt, enn ikke én.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Er de Udådsmænd da uden Forstand de, der æder mit Folk, som åd de Brød, og ikke påkalder Gud?
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.죄악을 행하는 자는 무지하뇨 저희가 떡 먹듯이 내 백성을 먹으면서 하나님을 부르지 아니하는도다
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Mindnyájan elhajlottak, és valamennyien megromlottak, nincsen a ki jót cselekedjék, nincsen csak egy is.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Tutti hanno traviato, tutti sono corrotti; nessuno fa il bene; neppure uno
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Všetci dovedna sa obrátili zpät; zkazení sú; neni toho, kto by robil dobré, neni ani jedného.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Без разум ли са ония, които беззаконствуват. Които изпояждат людете ми както ядат хляб, И не призовават Бога?
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.הלא ידעו פעלי און אכלי עמי אכלו לחם אלהים לא קראו׃
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.ألم يعلم فاعلو الاثم الذين يأكلون شعبي كما يأكلون الخبز والله لم يدعوا‎.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.作 孽 的 沒 有 知 識 麼 . 他 們 吞 喫 我 的 百 姓 如 同 喫 飯 一 樣 . 並 不 求 告 神
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.作孽 的 沒有知 識麼 . 他 們吞喫 我 的 百姓 如同 喫飯一樣.並不求 告 神
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Či toho nevedia všetci činitelia neprávosti, ktorí zjedajú môj ľud, ako jedia chlieb, a na Hospodina nevolajú?
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Er alle de Udådsmænd da uden Forstand, der æder mit Folk, som åd de Brød, og ikke påkalder HERREN?
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.죄악을 행하는 자는 다 무지하뇨 저희가 떡먹듯이 내 백성을 먹으면서 여호와를 부르지 아니하는도다
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Non comprendono nulla tutti i malvagi, che divorano il mio popolo come il pane
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Sanser de da ikke, alle de som gjør urett, som eter mitt folk, likesom de eter brød? På Herren kaller de ikke.
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Zdaliž nevědí všickni činitelé nepravosti, že zžírají lid můj, jako by chléb jedli? Hospodina pak nevzývají.
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.הלא ידעו כל פעלי און אכלי עמי אכלו לחם יהוה לא קראו׃
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.ألم يعلم كل فاعلي الاثم الذين يأكلون شعبي كما يأكلون الخبز والرب لم يدعوا‎.
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.作 孽 的 都 沒 有 知 識 麼 . 他 們 吞 喫 我 的 百 姓 、 如 同 喫 飯 一 樣 、 並 不 求 告 耶 和 華
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.作孽 的 都 沒有知 識麼 . 他 們吞喫 我 的 百姓 、 如同 喫飯 一 樣 、 並 不 求告 耶和華
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Anche dopo aver visto come stavo morendo di colpa?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Auch als du gesehen hast wie ich vor Schuldgefühl gestorben bin?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Även efter att ha sett hur jag dog av skuld?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Bahkan melihat aku hampir mati karena merasa bersalah?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Chiar si dupa ce ai vazut ca muream de vinovatie?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Même après avoir vu comment je mourais de culpabilité ?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Nawet kiedy widziałeś jak umierałam z poczucia winy?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Selv efter du så, hvor skyldig jeg følte mig?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Zelfs na het zien van hoe ik aan het doodgaan was van de schuld?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Ακόμη κι αφού είδες ότι είχα πνιγεί στις ενοχές;
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Въпреки че виждаше как умирам от чувство за вина?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Даже видя, как меня терзало чувство вины?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!אפילו אחרי שראית על כמה אני מתה מחרטה
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!حتى بعد رأيتي كيف كنت أموت من شعور بالذنب ؟
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!どうして!?
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.He eivät huomaa pienen pientä kylttiä, jossa lukee: "Älkää menkö veteen."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Ignorują mały znak przestrzegający przed wchodzeniem do wody.
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Ils ne voient pas le petit panneau discret où il est inscrit : "baignade interdite".
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.그들은 "물에 들어가지 마시오"라고 적혀있는 작은 표지판을 보지 못합니다.
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Mà không thấy 1 biển báo nhỏ xíu " Tránh xa nước biển"
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Mereka tidak melihat tanda kecil yang mengatakan: "Jauhi air."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Nem látják azt az icipici táblát, amin az áll: "Ne fürödjenek a vízben!"
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Nevšimnou si malé cedule říkající "Nevstupujte do vody."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Nevšimnú si malú ceduľu s nápisom "Nevstupujte do vody."
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Non vedono il minuscolo cartello che dice: " Non entrare in acqua'.
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.No ven la pequeña, diminuta señal que dice: "Quédese fuera del agua".
"Sudan uzak durun" diyen en ufacık bir işaret, uyarı bile görmüyorlar.Nu văd micul, micuţul semn care spune: "Nu intraţi în apă."

İlgili Sayfalar