görmüyor ile cümle
görmüyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.ראינו את הסיפורים הרעים בפוקס ובCNN אך אנו לא רואים את הסיפורים הטובים.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.لقد رأينا القصص المؤلمة على ال CNN و Fox وكل ذلك، لكننا لا نرى القصص الجيدة.
CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz.良いニュースは流れません ここの地域社会は一致団結して ただ待つことを拒否し
Çoğu zaman, bir problem olarak görmüyoruz Çünkü O ya çok tanıdık ya da çok büyük.A volte non ci accorgiamo di un problema perchè o è troppo familiare, o è troppo grande.
Çoğu zaman, bir problem olarak görmüyoruz Çünkü O ya çok tanıdık ya da çok büyük.Uneori nu vedem o problemă fie pentru că e prea familiară, fie că e prea mare.
Çoğu zaman, bir problem olarak görmüyoruz Çünkü O ya çok tanıdık ya da çok büyük.Временами мы не видим саму проблему: она либо слишком привычна, либо слишком колоссальна.
Çoğu zaman, bir problem olarak görmüyoruz우리는 이것을 문제라고 생각하지 않지요,
Çoğu zaman, bir problem olarak görmüyoruzלפעמים, אנחנו לא רואים בעיה
Çoğu zaman, bir problem olarak görmüyoruzأحياناً، نحن لا نلاحظ المشكلة
Çoğu zaman, bir problem olarak görmüyoruz問題があまりに身近であるか
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Chyba też nie radzi sobie zbyt dobrze?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Es scheint nicht sehr gut zu funktionieren, oder?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Het lijkt niet heel goed te werken, of wel?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Il ne semble pas fonctionner très bien, n'est-ce pas?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?제대로 작동할 것 같지 않아 보이지 않습니까?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Nem tűnik valami jól működőnek. Igaz?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Nezdá se, že by pracoval moc dobře, viďte?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Nó có vẻ hiệu không hiệu quả cho lắm nhỉ?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Non sembra funzionare granché, non pensate?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?No parece estar funcionando demasiado bien, no ?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Nu prea pare să funcţioneze foarte bine, nu-i aşa?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Δεν φαίνεται να δουλεύει και πάρα πολύ καλά.
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Като че ли не работи много добре, нали?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?Не очень-то помогает, видимо.
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?לא נראה שהיא עובדת מאד טוב, נכון?
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?وهو يبدو بالنسبة لي لا يعمل على الاطلاق على نحو جيد
Cok basarili bir tablo gormuyoruz, degil mi?うまく働いていないように思いませんか?
Cornell'den Geoff Coates kendi kendine dedi ki: "Bitkiler CO2'yi zamanımızın en büyük zehri olarak görmüyor.Джефф Коутис из Корнелла задумался том, что CO2 не считается опасным отходом заводов в наше время.
Cornell'den Geoff Coates kendi kendine dedi ki: "Bitkiler CO2'yi zamanımızın en büyük zehri olarak görmüyor.Човек на име Джеф Коатес в Корнел, той си каза, знаете ли, растенията не смятат СО2 като най-лошата отрова.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Koska kun katson silmiisi, en näe yhtään riippuvuuksia.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Parce que quand je regarde tes yeux, je ne vois pas quelqu'un de dépendant.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Perché quando guardo nei tuoi occhi, non vedo un tossicodipendente.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum.Porque cuando miro en tus ojos, no veo a una adicta.
Çünkü ben senin gözlerine baktığımda bir bağımlı görmüyorum. Üzgünüm.Protože, když se ti podívám do očí, nevidím závislost.
Çünkü muazzam güç görüyorum, bunda hiçbir zayıflık görmüyorum.Mert hatalmas erőt látok, nem látok semmi gyengeséget ebben. Mert bátorítani, vezetni tudjátok egymást.
Çünkü muazzam güç görüyorum, bunda hiçbir zayıflık görmüyorum.Parce que je vois une énorme force, je ne vois aucune faiblesse là-dedans.
Çünkü muazzam güç görüyorum, bunda hiçbir zayıflık görmüyorum.Porque veo una fuerza tremenda, no veo debilidad en esto.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Ik zie niemand de hele tijd dat ik op zee ben, gewoonlijk.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.In der ganzen Zeit, in der ich auf See bin, sehe ich normalerweise niemanden.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Je ne vois personne pendant tout le temps que je suis en mer, en général.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.보통 바다에 있을때는 가는 내내 한명도 못봅니다
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Nem látok senkit sokáig amíg a tengeren vagyok, általában.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Nói chung, tôi không thấy bất cứ ai trong suốt hành trình lênh đênh trên biển.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Non vedo nessuno per tutto il tempo in cui sono in mare, di solito.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.No veo a nadie durante todo el tiempo que estoy en alta mar, por lo general.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Nu văd pe nimeni în toată perioada când sunt pe mare, în general.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Obecně jsem sama celou dobu, co jsem na moři.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Saya tidak melihat siapapun selama saya berada di laut.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Zasadniczo, nie widzę nikogo przez cały czas kiedy jestem na morzu.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Συνήθως δεν βλέπω κανέναν όσο είμαι στη θάλασσα.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Все время, пока я в океане, я практически никого не вижу.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.Не виждам никого през цялото време докато съм в открития океан.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.אני לא רואה אף אחד במשך כל הזמן שאני בים, באופן כללי.
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.لا أرى أى شخص طوال الوقت و ذلك لأننى فى البحر , عموماً
Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum.誰にも会いません
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Andere Obdachlose also sahen mich nicht als obdachlos an, aber ich sah mich so.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Andre hjemløse folk så mig ikke som hjemløs, men det gjorde jeg.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Așa că alți oameni fără adăpost nu mă vedeau ca de-a lor, dar eu da.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Bezdomni nie uważali mnie za bezdomną, ja siebie tak. Bezdomni nie uważali mnie za bezdomną, ja siebie tak.
Diğer evsizler de beni evsiz gibi görmüyorlardı, fakat ben görüyordum.Gli altri senzatetto non mi consideravano una senzatetto, io invece sì.