görmüş ile cümle

görmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birkaç defa onarım görmüştür.Den blev dog genopfundet flere gange.
Laurie ise hayatında bir kez Michael'ı görmüştür.Chris havde kun set Maria en gang før.
Aile içi şiddet görmüştür.Familielivet påvirkes også.
Ölümünden önce dört haftanın üzerinde bir süre işkence görmüştür.Han var mistænkt for mindst fire mord mens han levede.
Binanın çatısı 1990 yılında çıkan bir yangında ciddi hasar görmüştür.I 1990 blev bygningen stærkt skadet i en stor brand.
Dilbilimi, Doğa Bilimleri’nin alanı olarak görmüştür.Selve sprogvidenskaben anså han for en gren af naturvidenskaberne.
Ancak daha sonra bu ürün eczanelerde işlem görmüştür.Derfor købte man dengang tobak på apoteket.
İnançsız kişilerin bu kadar büyük katliamını hiç kimse görmüş duymuş değildi.Ingen havde troet på liv så dybt nede.
Çünkü onu Numara 5 ile görmüştür.Hun Kysser Ham Nu 5.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.Skibet sank ikke, men blev repareret og vendte hurtigt tilbage i brug.
Finlandiya'nın en büyük ve en zengin kulübü olan HJK, Veikkausliiga liginde tam 24 kez şampiyonluk görmüştür.HJK anses for Finlands største og mest vindende klub med 29 finske ligamesterskaber.
Orada siyah bir Kanada ayısı görmüşler.I Australien findes den sorte opal.
25 Ağustos 2005'te Katrina Kasırgasında zarar görmüştür.29. august 2005 blev New Orleans ramt af Orkanen Katrina.
Çocukluğu Stevenage de geçmiş ve Londra'daki National Youth Theatre da eğitim görmüştür.Ed Westwick studerede på National Youth Theatre i London.
Testralleri görebilen insanlar herhangi birinin ölümünü görmüş insanlardır.Man kan kun se dem vis man har set en dø.
2 Temmuz'da Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF)'nin hava bombardımanının sonucu hasar görmüştür.Den 1. maj 1982 startede Royal Air Force bombningen af lufthavnen.
Nancy II Üniversitesi'nde eğitim görmüştür.Hun er uddannet fra N. Zahles Skole.
Besteci Andrew Lloyd Webber üniversitede öğrenim görmüştür.Sociologen Max Weber var ansat ved universitetet.
Modern Estonya popüler müziği de yurt dışından çok ilgi görmüştür.Orkestret oplevede også for første gang opmærksomhed fra udlandet.
London Academy of Music and Dramatic Art (LAMDA)'da eğitim görmüştür.Han studerede på LAMDA (The London Academy of Music and Dramatic Art).
Bazıları onu cennetin altında bir ağaç olarak görmüşlerdi.Nogle så i ham først og fremmest en grobrian.
Son olarak 2002 yılında tadilat görmüştür.Sit bedste år havde han utvivlsomt i 2002.
Oradan baktıklarında Mahallenin ışıklarını görmüşler ve buraya Ağılışık demişlerdir.Jeg fortalte min mor, 'Se på det lyse lys' og pegede op.
Alice Bella'yı uçurumdan atlarken görmüştür.Hun forlod Forks med Bella, da Bella var spæd.
Herakles her açıdan üstün bir eğitim görmüştür.Rocco synes at se alt i en seksuel forstand.
Graham, bir Yahudi okulunda eğitim görmüştür.I Bexley gik han på en jødisk skole.
Böylece herkes kimin patron olduğunu görmüş olur.Da skjønner alle hvem kjørekaren var.
Bir süre sonra grup arkadaşları Meksikalı bir tüccarın Smith'in özel eşyalarını sattığını görmüşlerdir.Kort tid etter oppdaget de reisende en meksikansk kjøpmann der solgte flere av Smiths personlige eiendeler.
Ne var ki, yazdıklarını okuyup bitirince, bir başkasını öne sürerek, kendini anlatmış olduğunu görmüştür.Men om han har lest den, vet jeg at han har fullstendig, løgnaktig, og forutsettende misforstått den».
Başkasıyla karıştırmıştı ya da gerçektan babasını görmüştü.Moren besøkte, eller hadde besøk av, slektninger.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Da begynte han å interessere seg for skriving, foruten at han begynte å mosjonere (noe han fortsatt gjør).
Mihail Psellos Konstantinopolis'te eğitim görmüştür.Mikael Psellos ble sannsynligvis født i Konstantinopel.
Sahabeden Aişe ve Ebu Said el-Hudrî'yi görmüştür.Kongen (bak til venstre) og Bispen (til høyre) sett fra Alnesreset.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Det originale eksemplaret hadde for lenge siden gått tapt.
29 Ağustos 2005 te başlayan Katrina Kasırgasında şehir 90% hasar görmüştür.Byen fikk omfattende ødeleggelser den 29. august 2005 av orkanen Katrina.
1888'deki büyük yangın parkın büyük kısmını yok etmiş birçok çalı ve ağaç ağır zarar görmüştür.Store deler av parken ble skadet i bybrannen i 1888 og mange trær ble ødelagt av flammene.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.Synet som møtte dem var grusomt, nedbrente ruiner og knapt et eneste sted de kunne søke ly.
İlya Repin'in yanında öğrenim görmüş, daha sonra eğitimine Münih'te devam etmiştir.Han studerte under Ilja Repin og fortsatte seinere i München.
Hasar görmüş daha sonra yeniden restore edilmiştir.De skadede delene er senere gjenoppbygget.
"Böylece yaşlı kadınların da hayallerinin gerçek olabileceğini görmüş olduk.Tre sterke kvinner får oppfylt sine drømmer.
Şehrin yarısı yanmış veya zarar görmüştür.Halvparten av byens hus brenner ned.
Eckhart kendisini ölünceye kadar Roma Katolik Kilisesinin itaatkar çocuğu olarak görmüştür.Henrik anså seg selv som katolikk inntil sin død.
İşin aslı parkta uyuyakalmış ve bu tuhaf rüyayı görmüştür.Vel hjemme legger han seg til å sove og drømmer en meget spesiell drøm.
Çünkü onu Numara 5 ile görmüştür.Han ble gitt draktnummer 5.
Sendai, 2011 yılında yaşanan deprem ve tsunami sonucunda büyük zarar görmüştür.Området ble hardt rammet av jordskjelvet og tsunamien i 2011.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Han hadde stor arbeidslyst, og sto alltid klar til å påta seg nye oppgaver.
Küçük bir balıkçı köyü olarak rağbet görmüş.Byen var opprinnelig en liten fiskerlandsby.
Theseus çok büyük bir ilgi görmüştür.Tesla har fått stor anerkjennelse.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.Skipet ble påført betydelige skader, men ble reparert.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.Den ble ødelagt av en brann en gang rundt 165 f.Kr., men reparert.
Bu daha sonra uluslararası olarak da kabul görmüştür.Senere har de opplevd suksess også internasjonalt.
Kendisinin çağdaşları ile karşıtlık içinde bulunduğunu görmüş ve topluluk içinde yaşamaktan uzaklaşmıştır.Han så det som sin oppgave å motvirke villfarelsen innenfra.
Birkaç defa onarım görmüştür.Den har blitt ombygd flere ganger siden.
2 Temmuz'da Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF)'nin hava bombardımanının sonucu hasar görmüştür.Den 1. mai 1982 startet Royal Air Force bombing av flyplassen.
Kamboçya AIDS/HIV'den en çok zarar görmüş Güney Asya ülkelerinden biridir.Utbredelsen av hiv/aids i Kambodsja er blant de høyeste i Asia.
Bu antlaşma Yugoslavya'ya kalkan görevi görmüştür.Resolusjonen ble vedtatt mot stemmen til Jugoslavia.
Savaş sırasında büyük zararlar görmüştür.Byen fikk en del ødeleggelser under krigen.
Fakat onlar kayda ulaşmadan önce, su sızıntısı yüzünden kayıt zarar görmüştü.Før pågripelsen ble det gjennomført hemmelig ransaking hos vedkommende.
Ağrısızdır, çünkü bütün sinirler zarar görmüştür.Dette kan forårsake store smerter ved at nerver kommer i klem.
New Treir High School ve North Shore Country Day School eğitim görmüş, burada futbol takımında oynamıştır.Han gikk på skolene New Trier Township High School og North Shore Country Day School.

İlgili Sayfalar